Seferberlik !

Elazığspor Trabzonspor maçının teknik analizini sevgili Bülent Tekin ağabeyimiz çok güzel bir şekilde yapmış. Analiz aynen şöyle: 


Elazığspor kendi sahasında karşılaştığı Trabzonspor’u net bir skorla geçerek rakiplerinin de puan kaybetmediği haftada makasın açılmasına izin vermedi…

İlk iki haftada zorlu rakiplerinden 4 puan kopartan takımımız kolay lokma olmayacağını göstererek ileriye dönük umutlarını 2 maçlık performansıyla bir anlamda herkese gösterdi…

Fenerbahçe maçında ortaya konan pozitif futbolun tesadüf olmadığı, Trabzonspor karşılaşmasın da ki oyun zihniyetiyle de ortaya çıkmış oldu. Peki, ne değişti takımda derseniz bence öncelikle takım “safra”larını atmış hızlı düşünen ve çabuk oynamaya çalışan bir yapıya bürünmüş derim… 

İlk yarıda bu takıma adeta el freni olan sürekli geri oynayan hareket kabiliyetleri sınırlı, güçsüz, oyun disiplini olmayan futbolculardan( B- Ertuğrul, S-Badur, Faubert ve Tum) medet umanların ne kadar yanılgı içinde oldukları da böylece kanıtlanmış oldu… 

Bu oyuncuların yerine takıma monte edilmeye çalışılan M-Sarp ve Sane çok mu iyiydiler diye sorularsa bence vasattılar ama iyi niyetliydiler ve bir şeyler yapmaya çalıştılar ama bu bölgedeki sorunları çözebilecek bir görüntü “henüz” veremediler diyebilirim…

Takımda geçmişten kalan tek kötü miras ise O-Ak kalmış gözüktü bu oyuncunun yüzünden takımımız deyim yerindeyse maç boyunca sol kanatsız, tek kollu boksör gibi oynadı… Maçı forse eden olumlu futbollarını maç boyunca sürdüren Köksal’a ve Adem’e de ayrı bir parantez açmak lazım bu iki oyuncu maçın kahramanlarıydı ve neredeyse eksiksiz oynadılar. Adem, maç boyunca sağdan bindirmeler yaptı atak geliştirdi ve üstelik oyun kurucularında rolünü üstlenerek geriden atakları başlatan topu oyuna sokan kişi oldu… 

Köksal’ gelince 18 maçlık istikrar abideliğini, bu maçta oyunun içinde sürekli kalarak, oynama ve oynatma becerisini de eksiksiz sahada uygulayarak taçlandırdı ve takıma büyük katkı sağladı… Bu iki oyuncumuza eşlik eden ve en az onlar kadar yararlı olan diğer iki isim de Serdar ve Sinan’dı. Bu dörtlüde eğer ısrar edilir gereksiz arayışlara girilmezse ilerde takıma katkıları daha fazla olur diye görülüyor… 

Takımımızın bir diğer istikrarlıları kaleci İvesa, Bilica ve Sedat’ta bu maçın iyilerindendiler Bilica ve Sedat’ta Orhan’ın açıklarını kapatma gibi bir yükten kurtulurlarsa daha faydalı olacaklar gibi görünüyorlar... 


Şimdi asıl olan Trabzonspor maçı sonrası yaşamış olduğumuz mutluluğun dayim olması. Bu mutluluğun devamı için hepimize çok önemli görevler düşüyor. Mutluluğumuzun daim olması için hep birlikte Elazığspor’u sağlıklı bir şekilde yaşatmamız lazım. Bunun içinde herkes taşın altına elini sokarak, Elazığspor’a nasıl fayda sağlaya bilirimin hesabını yapmalı. Başkanın kendi ifadesi, şuan teknik heyyet dahil ödenmeyen 4 maaş var. Atatürk Stadyumundan içeri bedava nasıl girerimin hesabında olanlar, Allah aşkına 5 yada 20 tl’nin bu takıma katkı sağlayacağını unutmamalılar. 

Elazığspor’u bugüne kadar çok kullananlar oldu. En azından bundan sonra kimse kullanmamalı yada kimseye kullandırtmamalı. 

Elazığ’da iş yapıpta para kazanan firmalar, bulundukları il’in gelişimi ve kendi işlerinin büyümesi için en önemliside sağlıklı bir ortamda yaşamlarının devamı için, butür sportif ve kültürel faliyetlere maddi destek sağlamalılar. 

Bir hafta önceki basın toplantısında Yılmaz Hoca, şehir olarak top yekün seferberlik ilan etmemiz lazım dedi. Doğru, bu sezon Süper Lig’de kalmamız ve daha sonraki yıllarda ise kalıçı ola bilmemiz için, lig sonunu mutlaka küme düşme hattının üstünde tamamlamalıyız.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.