OLMADI BEYLER!

Sezonun 3. haftasında sahası bakımda olduğu için İzmir’de Kasımpaşa ile karşılaşan SB. Elazığspor, bu karşılaşmayı da kaybederek, lig’e kötü başlangıç yapan takımlar arasında yer aldı.

Fenerbahçe karşılaşmasında ortaya koyduğu futbol ile göz dolduran bordo beyazlılar, Trabzonspor ve Kasımpaşa karşılaşmasından puansız ayrılarak maalesef gözden düştüler.

Şampiyon takımın tamamen bozularak yeni bir takım oluşturulma düşüncesi, ilk 3. hafta sonunda ortaya konulan tabloya göre çok yanlış bir düşünce olduğu bir kez daha ortaya çıkmış oldu.

Efendim sahamız kapalı, tesisimiz bakımda, göçmen kuşlar gibi geziyoruz, ilk 5 haftaki rakiplerimiz çok zor vs. bahaneler elbette takımı olumsuz etkiler fakat bu bahaneler orta alanda 5 top yapmaya da kesinlikle engel değildir! Üç maçta 2 kırmızı kart görmeye hiç engel değildir. Hele hele koşmaya hiç engel değildir. Orta alanda bir tek koşan adam var oda Murat Kayalı, her ne hikmet ise Murat’da kenarda oturtulmuştu Kasımpaşa karşılaşmasında.

İşin özeti Elazığspor’da büyük sıkıntılar ver ve bu sıkıntılarda kolay kolay düzelecek gibi deği beyler!

Takım dağınık olduğu gibi maalesef camiada çok dağınık durumda! Ortada şehrin ileri gelenleri ve bizi yönetenler yok! Basın ile yönetim ve takım arasında büyük kopukluk başladı. Bülent hoca tek doğru benim doğrum edalarında. Stadyum belirsizliği, hakemlerin oynanan üç karşılaşmada da taktir haklarını tamamen rakip takımlardan yana kullanmaları, federasyonun anlamsız olarak iç saha maçlarımızı İzmir’de oynatması Elazığspor’un sonunun karanlık olduğuna işaret.

Futbol federasyonunu anlamak ise çok zor! Cezalı karşılaşmalar sesiz geçmesin diye kadın ve çocukları maçlara alacaksınız, sahası bakımda olan kulüplere ise saha seçme hakkı bırakmayarak taraftar yokluğundan sesizliğe mahkûm edeceksiniz. Bu nasıl bir mantıktır anlamak mümkün değil.

İlk üç hafta sonunda her tarafı dağılmış olan bu takımı toplamak elbette ki Başkan Selçuk Öztürk’e düşer. Başkan biran önce kontrolü eline alarak başta teknik heyet olmak üzere tüm takımın dikkatini çekmeli. Yapılan bu kadar transferin ve haklı ve ya haksız olarak gönderilen futbolcuların kıyaslaması yapılarak başkanın deyimi ile kar zarar hesabı mutlaka teknik heyet ile konuşulmalı. 23 Eylül’de iç sahada oynanması gereken Bursaspor karşılaşmasının Elazığ Atatürk Stadyumunda oynanması için tüm imkanlar seferber edilmeli.

Olmuyor beyler bu iş böyle gitmiyor ve gitmezde! Şuan Elazığspor’da yaşanan en büyük sıkıntılardan biri ise teşhis yanlışlığı. Teşhisi yanlış korsanız, tespit ve tedavide hatalar yaparsınız! Sezon başında yapılan teşhis hatası şuan ki kötü tablonun oluşmasına neden olurken, aynı mantık ile “Ahmet, Arif ve Sinan’a kendinize kulüp bulun” mantığı da yanlış bir teşhistir.

Elazığspor camiası olarak biran önce toparlanıp kendimize gelmez isek, “eyvah yine bize hüsran, yine bize hasret var” şarkısını söyler dururuz…

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.