DÜŞÜNCE FARKI

İki hafta aradan sonra Elazığspor’un tekrar 3 puan ile tanışması tüm camia için çok güzel bir gelişme. Elazığspor alınan bu galibiyetin ardından puan sıralamasında rahatladığı için şimdi camia olarak daha sağlıklı düşünerek, daha iyi çalışmalara imza atılacaktır. 

Giresunspor karşısında alınan bu galibiyet tüm Elazığspor camiasına hayırlı uğurlu olsun derken, bordo beyazlıların almış olduğu bu galibiyetin ana nedeninin sadece oyun içerisindeki düşünce farkından kaynaklandığını gördük!

Üç gün önce göreve gelen Teknik Direktör Hüsnü Özkara’nın elinde sihirli değnek mi vardı da takıma dokundu birden bire Elazığspor farklı bir galibiyet ile sahadan ayrıldı. Elazığspor’un bu grubun iyi takımlarından biri olduğunu söyleye söyleye adeta dilimizde tüy bitti. Doğru kadroyu sahaya sürüp, doğru taktikle oynadığınız süre içerisinde bu takımın Bankasya 1. Lig’de yenemeyeceği takımın olmadığını her fırsatta insanlara anlatmaya çalıştık. Osman Hoca’nın takım dizilişi ile Hüsnü Hocanın takım dizilişi aynıydı. Hatta kadronun büyük bölümü de aynıydı. Hüsnü Hoca sadece bizimde daha önce dile getirdiğimiz sağ kanatta Veysel’e göre daha iyi ortalar yapan Barış’ı, ön liberoda Alper’in yanına Yusuf’u, sol kanada Oktay’ı, Sağ kanada Köksal’ı, ileride Burak’ın arkasına da Arif’i monte etmişti. Osman Hoca’nın oyun anlayışına göre buradaki fark Köksal ile Arifin sürekli değişken oynayışı ve Yusuf’un Alper ile yan yana değil de biraz daha ileride oynayışıydı. Gerçi ön liberodaki bu küçük değişikliği Murat Kayalı ile Alper yan yana oynadığında da sık sık görüyorduk fakat her ne hikmet ise bu senede başımıza Osman Hoca’nın vazgeçilmezi Ömer Çuğ diye biri çıktı, takımın başını yemedi fakat sonunda Osman Hocanın başını yedi. 

Başarının ayrıntılarda gizli olduğunu birçok başarılı insan bilir. Bu bir felsefedir. Elazığspor’un Giresunspor’u karşılaşmasında elde ettiği başarıda birkaç önemli ayrıntının düzeltilmesinden başka hiçbir şey değildir. Bu ayrıntıları birçok kişi fark etmişti fakat bir tek Osman Hoca fark edememişti. Osman Hoca’nın bu kadar üst düzey bir takımda yakın zamanda bir daha çalışacağını zannetmiyorum. Tabi zamanla oda tecrübe kazanacaktır bu konularda elbet.

Hüsnü Hoca’nın nasıl bir kadro ile ve nasıl bir anlayış ile sahaya çıkacağı beni hayli düşündürmüştü karşılaşma öncesinde. Takım ile 2 gün birlikte olan Sacit Hoca ve Alaattin Hoca takımı doğru anlatmışlar ki Hüsnü Hocada doğru kadro ve doğru dizilişi ile sahaya çıktı. Burada Sacit Hoca ve Alaattin Hocamıza da teşekkür etmeyi unutmayalım.

Karşılaşmanın ilk 45 dakikası golsüz eşitlikle geçilirken ve iki pozisyonun dışında her hangi bir pozisyon yaşanmayışı elbette ki kafamızda bir takım soru işaretleri oluşturdu. Maç sonunda yapılan basın açıklamasında futbolcuların ilk başta hocamızı anlayamadık, devre arasında ki konuşması bizi daha çok etkiledi söylemi bizi de rahatlattı. 
Maçın ikinci devresinde Elazığspor’un ortaya koyduğu futbol tek kelime ile “harikaydı.” Atılan 3 gol, verilmeyen bariz bir gol, direkten dönen serbest atış ve kaleye atılan şutlarla dolu  bir ikinci yarı izletti taraftara. Takım içerisinde gününde olmayan futbolcu olmazken, daha önce oynadığı karşılaşmalardaki performansı ile taraftarın tepkisini çeken Burak bile bu karşılaşmada adeta yıldızlaştı. 
Evet, düşünce farkı ve birkaç ayrıntı ile alınan bu galibiyetin devamlı olması için yeni teknik heyetin de en az Osman Hoca ve ekibi kadar çalışkan olması lazım. Takımın bu hali sezon sonuna kadar korunur ise ligi hedeflediğimiz ilk 6 içerisinde çok rahat tamamlarız…

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.