BİR FIRTINAYDI GELDİ GEÇTİ!

            2012 – 2013 futbol sezonu Pazar günü oynanan karşılaşmalar ile sona erdi. Elazığspor 10 yıl sonra tekrar yükseldiği Süper lig’de ilk sezonunu, 10 galibiyet, 13 beraberlik ve 11 mağlubiyet ile 43 puan toplayarak 13. sırada tamamladı. Yine oynanan bu karşılaşmalarda rakip kalelere 31 gol atıp, kendi kalesinde de 46 gol gördü.

            Elazığspor’un sıkıntılı başlayan sezonu, kümede kalarak mutlu tamamlaması tüm camiayı büyük bir sevince boğdu. Sezon başından bu güne yaşananları, şöyle bir filim şeridi gibi gözümden geçirince “bir fırtınaydı geldi geçti” deyip yeni sezona dönmek gerek diye düşünüyorum!

            Fazla geriye gitmeden Bankasya Lig’inde bu takımı şampiyon yaparak Süper Lig’e çıkaran ve bu sezonda yerinde müdahaleler ile takımın kümede kalmasını sağlayan Başkan Selçuk Öztürk ve arkadaşlarını canı gönülden tebrik etmek gerek. Teknik heyyet ve futbolcularada teşekkür etmek gerek fakat onların bu işi maddiyat için yaptıklarını da unutmamak gerek!

            Bazen çok duygusal davranarak, bu ülkede asgari üçretle çalışan yüz binleri unutup, takımların sırtından trilyonlar kazananlara, çok da hakketmedikleri değeri veriyoruz. Aradaki dengeyi ayarlamakta bir türlü gerçekci olamıyoruz. Şimdi, Bülent Uygun’unda bu takıma ihtiyacı vardı, Yılmaz Hoca’nında. Aydın Karabulut’unda, Orhan Ak’ında, Mehmet Çakır’ında. Hatta Serdar Gürler’inde ihtiyacı vardı bu takıma. Yani işin özü, kimse Elazığspor’u çok sevdiğinden doğunun bu güzide iline gelipte vatan millet aşkına bu işleri yapmıyor. Bu nedenle sevgimizi kimlere ne kadar göstermemiz gerekiyor bunu çok iyi bilmeliyiz.

            Elazığspor’da transferi yönetim ile teknik heyyet ortaklaşa yapsa, Yılmaz Hoca takımı çalıştıramazmıydı? Demek ki işin içerisinde başka işlerde var! Ha, bir artı varki oda bu güzide ilin, evliya ve velilerinin, birde gariban taraftarının yüzü suyu hürmetine olsa gerek, gelen hocalarımız ve futbolcu kardeşlerimiz iyi niyetlilerdi. Bu iyi niyette Elazığspor’a başarı getirmiştir. Bu iyi niyetlerinden ve başarılarından ötürü Yılmaz Hoca ve arkadaşlarına teşekkür ederek, onları unutmayacağımızı söyleyip, ah vah etmeden bugünden gelecek sezonun hesaplarını yapmalıyız.

            Yılmaz Hoca’nın, tek adam olma isteğini kabul etmeyip, yolların ayrılmasını isteyen yönetimin bu kararına saygı duyup, Elazığspor’un kurumsallaşma adına tıpkı Kayserispor gibi, sportif bir direktör ile çalışmasını sağlamak lazım. Gerekli yapıyı oluşturur isek, takımın başına işini seven kimi getirsenizde inanın başarılı olur.

            Şuan bizim yapmamız gereken, bizim yapımıza uyacak, Elazığ’ı sorun yapmayacak, karakterli iyi 5-6 tane eksik mevkilere futbolcu almak.  Bir takımda atan ve tutanınız iyi olursa gerisi kendiliğinden gelir. Tutanımız var. Ama atanımız yok. İki tane iyi atan bulursak ve içi transferi sorunsuz geçersek, gerisi rahat olur.....

 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.