BERABERLİK İYİ SONUÇ

 

 

 

 

Akhisar Belediyespor karşılaşmasında ortaya koymuş olduğu futbol ile bizi hayal kırıklığına uğratan Elazığspor, bu karşılaşmaya oranla kendi saha ve seyircisi önünde oynadığı güçlü Karabükspor karşısında, daha iyi bir futbol ortaya koyarak, iki kez yenik düştüğü maçtan 2 – 2 beraberlik ile ayrılarak, ileriki haftalar için, az da olasa bizi umutlandırdı.

Teknik direktör Sollied, Karabük karşısında orta alanda Mehmet Nas’ın yerine geçtiğimiz sezonun en verimli futbolcusu Köksal’a ilk onbirde şans vererek adeta hatasını çabuk telafi etti. Yine ileride Alberg’in yerine yeni transfer Yusuf Hadji’ye şans tanıyarak hucumda etkili olmayı tercih etmişti. Henüz hazır bir görüntü sergileyemeyen Yusuf’un erken sakatlanarak oyundan çıkması bir şans olsa gerek, oyuna giren Onur, ileride daha etkili bir futbol sergiledi ve rakibin ileriye çıkmasını bir nebzede olsa engelledi. Hafta içerisinde izinsiz olarak 2 gün Elazığ’a geç dönen Bilica’nın yerine ilk 11’de yer bulan Cağlar’da yerini fazla garipsemeden oynadı ve takıma katkı sağladı. İveşa’nın yokluğunda kalede şans bulan Zülküf, ikinci golün dışında kalesinde fazla hata yapmayarak, ihtiyac olduğunda kaleye geçebileceğini bizlere gösterdi.

Zaman zaman rakibin üstün olduğu, zaman zamanda Elazığspor’un üstün oynadığı 90 dakika içerisinde, maçın kırılma anları oldukca fazlaydı. Yediğimiz ilk golün ardından kalci Zülküf’ün kurtarmış olduğu pozisyon bu kırılma anlarının en etkili pozisyonuydu. İlk devrenin son dakikalarında Serdar Özkan’ın kaçırdığı pozisyonda, Karabükspor adına kırılma anlarından biriydi. Karabük’ün 11. dakikada ve 64. dakikada bulmuş olduğu gollerde şans faktörü oldukca yüksekti. Elazığspor’un atmış olduğu gollerin ilkinde Serdar Özkan’ın bireysel yeteneği öne çıkarken, attığımız ikinci golde ise Serdar Gürler’in bireysel yeteneği ön plana çıktı. Serdar Gürler’in penaltı pozisyonunu televizyondan izlediğimizde Serdar’a müdahale olmasada rakibin yatmış olduğu pozisyon, her hakemi aldatır nitelikteydi. Nitekimde hakem Serdar’dan ziyade Sebastian’ın yatış ve ayaklarını kaldırışına sanırım penaltıyı verdi.

Oyunun geneline baktığımızda, geçtiğimiz haftaya oran ile bu hafta takım daha istekli görünürken, takımın en önemli bölgesinde bulunan genç oyuncu Alper’e, hem Köksal hemde Sane tarafından daha çok yardım geldi ve Alper hemen hemen kusursuz oynadı. Norveçli hoca artık takımı tanımaya başladı ve kimlerin maçlarda neler yapabileceğini öğrendi sanırım. Bu takıma Aydın ve Pazar günü azda olsa şans bulan Luke Moore motive edilir ve birde iyi bir ön libero alınır ise hocanın dediği gibi kademe kademe yükselir ve 10.’cu hafta sonunda üst düzey bir takım oluruz gibi görünüyor.

Tabi önemli bir unsurda, saha dışının belirli bir sisteme oturtularak, kulüp içerisinde artık sorunların minumuma indirilmesi ve taraftar ile kulübün yeniden kucaklaşması için bir dizi çalışmaların dehal başlatılması! Aksi halde tabloya bakınca 1 puan iyi puan söyler, kendimizi avutmaktan öteye gidemeyiz!

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.