AKHİSAR VE ELAZIĞSPOR

Herkesin malumu üzere geçtiğimiz Pazar günü Akhisar Belediye Gençlikspor karşılaşması için Akhisardaydık. Akhisar 100 binin üzerinde nüfusa sahip Ege’nin şirin ilçelerinden bir tanesi. Bildiğim kadarı ile de Elazığspor tarihinde ilk kez Akhisar’da bir karşılaşma oynadı. 


Süper Lig yarışında en büyük rakiplerimizden biri olan Akhisar’da her ne kadar Şampiyonluk havası hissetmesek de ilçenin merkezinde bulunan sahanın etrafında asılan yeşil siyahlı bayraklar maçın kolay geçmeyeceğinin bir göstergesiydi. Elazığ’dan ve çevre illerden bordo beyazlı takımı desteklemeye gelen yüzlerce kişi sanki Gazi Caddesinde geziyorlarmış gibi oldukça rahattılar. Takımımıza ve taraftarımıza yönelik en ufak bir olumsuz söze ya da harekete şahit olmadık. Bu nedenle Manisa İlimizin bu şirin ilçesinde yaşayan herkese Elazığ halkı adına teşekkür ediyorum. 

Tabi Liderle oynadıklarının farkında olan Akhisarlılar, maç saati öncesinde yaklaşık 5000 taraftar kapasitesi olan ilçe sahalarını tamamen doldurdular. Elazığspor’unda çevre illerden gelen yaklaşık 1000 dolayında taraftarı oldu tribünlerde. 

Her şeyin futbol oynamaya elverişli olduğu bir ortamda grup lideri olan Elazığspor’umuzun sahadan 3 puan ile ayrılmasını ve Akhisar’ı ilk ikinin dışında bırakmasını arzuluyorduk. Sahaya sürülen Elazığspor’un kadro yapısına baktığımızda bize daha ofansif bir yapı içerisinde oynayacakmışız gibi geldi. Fakat maç başladıktan sonra ön liberolarımız Alaattin ve Yusuf’un fazla ileri çıktıklarını görmeyince Elazığspor’un bu maçtan 1 puan arzuladığını hissettik. 

Boluspor karşılaşmasındaki performansının çok çok altında bir oyun sergileyen Alaattin ve Yusuf’un uzun süre oyunda tutulmasına ise hiçbir anlam veremedik. Kulübenin güçlü olmasına rağmen Hüsnü Hoca’nın daha önceki karşılaşmalara oranla 77. dakikaya kadar oyuncu değişikliğine gitmemesi de teknik ekibin Akhisar’dan 1 puan ile dönme hesabında olduğunu gösterdi! 

Belki maç öncesinde Akhisar’dan 1 puan alsak bizim için iyi olur düşüncesi bizlerde de vardı fakat maçın 90 dakikasına ve yakalanan pozisyonlara bakınca, yapılacak bir iki değişiklikle sahadan galibiyet ile ayrıla bilirdik düşüncesi maç sonrası oluştu hepimizde. 

Sezon’un bitimine az bir süre kala, yakaladığımız puan farkını korumak için içeride puan kaybetmeme ve deplasmanda mağlup olmama düşüncesine hakim olan Elazığspor Teknik Heyeti umarım doğru strateji içerisindedir. 

Artık tamamen Şampiyonluğa endekslenen bir Elazığspor var! 

Bu takımın sahada kim oynarsa öyle ya da böyle şampiyon olacağına inanıyorum. Benim Hocamızdan tek isteğim, kalan son 9 haftada futbolcularımızın güvenini kaybetmemesi adına forma dağıtımında biraz daha dikkatli olması ve deplasmanlarda da rakiplerden çekinmeden 3 puan hedeflenmeli. Yani deplasmanlarda ki hedefimiz önce 3 puan sonra 1 puan olmalı. 

Cumartesi günü kendi sahamızda Gaziantep Büyük Şehir Belediyespor ile karşılaşacağız. Elbette ki bu karşılaşmadaki tek hedefimiz mutlak 3 puan olmalı..

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.