Vedat Demirbağ

Vedat Demirbağ

TERÖR ve AYDIN AÇILIMI

Başlıkta da ifade ettiğim gibi, hükümetin kürt açılımı zaman içinde önce demokratik açılım daha sonra “Milli Birlik ve Kardeşlik” projesine döndü.. ülkemizdeki aydınların terör konusundaki açılımları adeta milletin sinir uçlarını tetikleyip bir toplumsal kaosu tetikler durumda. 

Aydınlarımızdan öyle ilginç öneriler gelmekteki terör konusunda adeta akıl tutulması yaşıyor insan. 

Deniz kenarında köpek başına 20 dönüm arazi tahsisi önerisinden tutun, villada koynuna kadın sokmaya kalkana kadar… Bunu da sırf şehit verilmesin diye önerdiklerini ifade ediyorlar. Adamlar kck denen yapı ile bölge devletlerini içerisine alan sanal bir devlet kurmuştur. Bu sanal devletin yasama-yürütme-yargı organlarını oluşturmuştur. Adını koydukları Kürdistan devletinin bütün organlarını oluşturmuş fiilen hayata geçirmiş, Türkiye-İran-Irak ve Suriye yi içerisine alan bölgesel bir devletin alıştırmalarını uygulamaya koymuşlardır. Kck yı adeta demokrasi havarisi gösterenler pkk nın alt örgütü gösterenler şu gerçeği ya görmemekteler yada işlerine gelmediği için ifade etmekten çekinmektedirler. Kck; pkk ve bütün siyasal Kürtçülük hareketlerinin çatı oluşumudur. İlerde oluşturulacak olan Kürdistan devletinin deneme modelidir. Bizim aydınlarımıza göre ise suçsuz, tıpkı hayvan sever dernekleri gibi bir yapıdır. Kck bu millete aydınlarımız ve yandaş basın tarafından BDP gibi bir legal yapı olarak yutturulmaya çalışılmkatdır. 

Siyasi Kürtçülüğü kendisine yaşam felsefesi sayanlar ise nerdeyse Anadolu’nun kendilerine vaat edilen kutsal topraklar olduğunu iddia etme noktasına gelmişlerdir. Dişine kan bulaşmış azgın köpek gibi saldırılara devam eden terör örgütü yandaş medya, aydın ve stk lar aracılığı ile de sürekli olarak devleti köşeye sıkıştırıp silahla elde edemediğini demokrasi gölgesinde korku kültürü üzerinden elde etmeye çalışmaktadır. 

Aydın diye gazete köşelerini işgal eden "renksiz tipler" ise devleti adeta köşeye sıkıştırmanın zevki içerisinde kalem kullanmaktadırlar. Kullandıkları köşeleri kendilerine tahsis ederek ücretlerini ödeyenlere ise bunun bedelini köşelerinden adeta devleti köşeye sıkıştırıp pkk ile müzakere masasına oturtmanın hazzını yaşatmaya çalışmaktadırlar. 

Söz konusu bu aydınlarımız artık aymazlık içerisinde kalemlerinden kusan devlet düşmanlığını alenen ilan etmektedirler. İşgal ettikleri köşelerden bağımsız Türk yargısının pkk elebaşına verdiği cezayı oda hapsine dönüştürülmesi için zemin oluşturma çabasına düşmüşlerdir. Toplumun algısını etkileyerek ev hapsi modelini meşrulaştırmak için “EV HAPSİ OLMASA HER GÜN YÜZ ŞEHİT OLSA” daha mı iyi diye toplumu ve devleti tehdit etmektedirler. Yetmedi 

Bizim milletimiz ise içinde cemaat gazetelerinin de yer aldığı bu liboş gazetecilerin devleti nasıl ayaklar altına aldıklarını görmemek için kör olmak gerek. 

Bilinç altlarındaki sol ideolojileri ile 70 li yıllarda gerçekleştiremedikleri toplumsal kaos ve bölünmeyi bu gün siyasal Kürtçülük üzerinden hayata geçirmişlerdir. Televizyonlarda ve gazetelerde içimizden biri gibi gözüken bu asalaklar TÜRK MİLLETİ’nin milli birliği ve bütünlüğünü ortadan kaldırmak için her fırsatı derlendirmektedirler. 

Şovenistçe kullandıkları kalemlerinden TÜRK MİLLETİ ne saldırmayı adeta demokratik bir hak gibi gören aydınlarımız, özellikle Türk Milletinin algısını etkileyerek suni gündemler ile devleti sürükledikleri “Terör ile müzakere” sürecini sürekli örtbas etmektedirler. Şimdi işgal ettikleri ana haber bültenleri ile de doğru dürüst konuşamadıkları TÜRKÇEMİZ ile milli birliğimizi bozmak için cümleler kurmaktadırlar. 

Omurgasız yaratıklar gibi Millet ve Devlet düşmanlarına şirin gözükmek için ellerinden geleni yapmaktadırlar. O yüzden Türk Milleti uyanık olmalıdır. 

Sadece aydınlara karşı değil yaşadığı ve kendisine yaşatılacak olan her şeye karşı uyanık olmalıdır. Teröre kılıf bulmada kalem tutan eller, yorum yapan diller, akıtılan kanı görmeyen gözler, şimdi köpek başına ev hapsi, arazi tahsisi vs gibi öneriler ile milleti adeta tahrik etmektedirler. Akılları sıra milleti yeni anayasa sürecinde oluşturulacak gelişmelere zemin oluşturmaya çalışmaktadırlar. Sözlerimi Gazi Mustafa Kemalin sözleri ile tamamlıyorum. 

Selam ve dua ile, 


" Vaziyeti düzeltmek için mutlaka Avrupa dan nasihat almak, bütün işleri Avrupa nın emellerine göre yapmak, bütün dersleri Avrupa dan almak gibi birtakım zihniyetler belirdi." Hâlbuki hangi istiklal vardır ki, ecnebilerin nasihatleriyle, planlarıyla yükselebilsin. Tarih böyle bir hadiseyi kaydetmemiştir!..

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.