Vedat Demirbağ

Vedat Demirbağ

TERÖR

Demokratik ve Kültürel hak talepleri, anadilde konuşma ve eğitim hakkı talepleri, sosyal hak talepleri vs. diye silahların gölgesinde ve silahın diktesi ile devletten hak elde etmeye çalışmak ne kadar masum bir yöntem olabilir ki…
Asker-polis-sivil demeden insanları katlederek, toplum üzerinde korku kültürü yaratıp bundan nemalanarak hangi demokratik hak aranabilir. Dün sadece dağda eline aldıkları silahlar ile yapılan terör eylemlerini bugün metropoller dahil her yerde silah bomba vs gibi araçlar ile gerçekleştiren pkk ve alt yüklenici örgütlenmeleri, siyasi yapılanmaları ve kck gibi gayri resmi devlet oluşumlarının dizaynı değimli…
Apo köpeğinin yakalandığı 1999 yılı ve 2002 yılları arasında yaşanan süreçte pkk ve alt yüklenici örgütlenmelerinin terör eylemlerine en azından azalma ve sindirme durumu söz konusu iken 2003 yılı ve sonrasında terörün meşrulaştırıldığı Kürt açılımı ile devam eden süreçten sonra artık pkk kontrol edilemez hale gelmiştir..
Bir ermeni vatandaşımız olan Hrant Dink cinayetinde mangalları yerinden söktürüp ortalığı velveleye veren aydın!! larımız, liberal yazarlarımız, gazetecilerimiz, siyasetçilerimiz, her gün birkaç asker, polis veya sivil vatandaş katledilirken sadece en küçük puntolar ile basit kınama mesajları geçmektedirler. Buda yetmez gibi birileri çıkıp yav siz neden vatandaşı katlediyorsunuz sizin hedefiniz asker ve polis olmalı dercesine fütursuzlaşıyorlar…
Silah, meşru bir hak arayışının baskın unsuru olarak dikte eden örgüt ve yandaşlarına kahraman anlamı yüklenmesinin de yegâne sebebi bu örgütün yaptığı katliamların meşrulaşmasından olsa gerek. Örgüt siyasallaşmak istemiyor, örgüt silahla oluşturduğu gayri resmi kürt devletinin tek silahlı gücü olarak kalıp gerekirse kürt siyasi hareketine de silahla dizayn vermenin gayretinde. Bu sebepledir ki kck denen illegal şehir yapılanmasını (sözüm ona halk meclisi) oluşturmuştur. Yandaş tetikçi örgütlenmeleri ile kendisine farklı bir misyon çizmeye çalışan örgüt bilgisi ve yönlendirmesi dahilinde yaptığı eylemlerde halk tepkisi ile karşılaştığında işi alt yüklenicilere rahatlıkla ihale edebilmekte ve pervasızca özür dileyerek masumiyet tablosu çizmeye çalışmaktadır. 
Bizim yetkililerimiz ise sürecin kendi kontrollerinden çıktığının hala farkına bile varamamışlardır. Barıştan, demokrasiden, sosyal ve kültürel haklardan, ana dilden bahsedenlerin ellerinde silahlarda daha anasının dilini bile öğrenmemiş yavruları nasıl katlettiği gerçeğini görmezden gelmektedirler. 
Yetkili irade sahipleri yıllarca “İte bulaşmaktansa çalıyı dolaşma” politikaları ile sürekli terör gerçeğini örtbas etmeye çalışmışlardır. Bir taraftan gizli gizli yürütülen müzakereler, bir taraftan kapalı kapılar arkasındaki pazarlıklar, bir taraftan büyük ağabey ABD ile kirli bilgilerin paylaşımı vs. 
Dişine kan bulaşmış bir köpeği ehlileştiremezsiniz. Kanla beslenen, varlığını korku gözyaşı ve kan üzerinde meşrulaştıran bir örgütü düz ovada siyasete davet ederseniz, yerleştiği metropollerde de eski alışkanlıklarını devam ettirirler, hatta daha kolay hedef tespiti daha kolay eylemler gerçekleştirirler. 
Sonuç olarak son zamanlarda terör olayları kontrol edilemez şekilde artmıştır. Her gün şehit haberlerinin yanında ilçe merkezlerine kadar inen it sürülerinin devlet makamlarına saldırıları resmi sivil demeden vatandaşların canına kast etmeleri, görev yapmaya çalışan Öğretmenlerimizi, sağlık personelimizi kaçırmaları bir sosyal ve kültürel hak arayışının yansıması olamaz.
Süreç kontrolden çıkmıştır. Birileri özellikle pkk ile müzakerelerin kaçınılmaz bir son olduğunu bu millete kabullendirmek adına sürekli eylem yapılmasını kışkırtmaktadır. “Aslanı Fareye Boğdurmak” deyimindeki gibi Türk Devletini fareye boğdurmaktadırlar. Sürekli silahlar ile toplumda korku havası yaratıp devleti pkk ile masada müzakereye zorlamaktadırlar. Bu tıpkı pavlovun köpekleri deneyindeki gibi toplumu şartlandırarak reflekslerini bu yönde geliştirip pkk ile müzakerenin kaçınılmaz bir son olacağına inandırmaktadırlar. Herkes Devletin pkknın isteklerini yerine getirmesini beklemektedir. Kimse pkk terör örgütüne yaptıklarını yanlış olduğunu söylememekte, hatta pkk yı haklı çıkarmaya çalışmaktadırlar. 
Pkk terör örgütü kandan beslenen ve her zaman silahlı eylem yapabilecek, insan kaçırabilecek; kadın, çocuk, polis, asker demeden katledebilecek bir örgüttür. Bu örgütün eylemleri kontrol altında tutulamamaktadır. Bunlara istedikleri verilmezse sürekli kan akıtmaya devam edecektir. Ve bu durum sadece demokrasi ve barış mücadelesinden ibarettir diye milleti eşek yerine koymaktadırlar.
Türk Milleti uyumaya devam ettikçe, tıpkı pavlovun köpeği deneylerinde üstüne deneyler yapılan köpekler misali sürekli olarak toplum mühendislerinin uygulama sahası olacaktır.

Şairin dediği gibi

UYAN TÜRK EVLADI UYAN 
30 KUPONA ALINMADI BU VATAN…

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.