Vedat Demirbağ

Vedat Demirbağ

Sarıkamış Destanı

Bundan tam 98 yıl önce Allahu Ekber dağlarında 90 bine yakın vatan evladını vatan savunmasına giderken kar, kış ve soğuklara şehit verdik. Tam 90 bin fidan Anadolu’nun uçsuz bucaksız dağlarında fidan gibi toprağın bağrına donarak düştü. Aradan onca yıl geçti, ne yağan karlar ne de soğuk içimizde yanan rüzgârı dindirmeye yetmedi. Ordumuza duyduğumuz o büyük sevgi bu destansı direniş ile bir kez daha perçinlendi. Gururluyuz çünkü yılmadılar, geri dönmeyi düşünmediler, hüzünlü ve gözlerimiz yaşlı çünkü onlar bu vatan ve bizler için hayatlarını hiçe saydılar. Yapılan geleceğimiz, bizim içindi. Bu sebeple akan sadece bir üzüntü değil, minnettarlık gözyaşıdır. Unutmak Tükenmektir diyor şair. Sarıkamış ta şahadet şerbetini içen vatan evlatlarını ve bu vatan uğruna verilen canları unutanlar KAHROLSUN.

Vatan için şahadet şerbetini içen şehitlerimizi Rahmet ve minnetle anıyoruz.

Ruhları şad, mekânları Cennet olsun.

 

Sarıkamış Harekâtı (22 Aralık 1914), Birinci Dünya Savaşı sırasında Osmanlı Devleti ve Rus Hanedanlığı arasında Sarıkamış da gerçekleşmiş, sonucu Osmanlı Devleti tarafı için bir başarısızlık ile sonuçlanan bir askerî manevradır.

1877-1878 deki 93 Harbi Osmanlı Devleti nin mağlubiyeti ile neticelenince Batum savaş tazminatı olarak Rusya ya verilmişti. Sarıkamış, Kars, Ardahan ve Artvin de Berlin Antlaşması ile Rusya ya terk edilmişti. 1914 yılında döneminin Başkomutan Vekili olan Enver Paşa, evvelce kaybedilen bu vatan topraklarını geri almak amacıyla 19 Aralık tarihinde Sarıkamış Harekâtı planlarını kurmaylarına sundu.

Doğuyu korumakla görevli Üçüncü Ordu dur. Kendi sayfasında gücü hakkında bilgi vardır. Cephede malzeme ve iaşe çok noksandı. Mesela mevcut 6 yıllık iaşesi için 88.000 ton buğday, çavdar ve arpa ihtiyacı olmasına karşın, Ordu ambarında 1.250 ton hububat vardı. kışa girilmiş olduğu için erzakın gereği gibi taşınması, dağıtılması bir hayli güçtü. Bu güçlükte Rusların Karadeniz deki donanma üstünlüğünün de payı vardı. Ruslar Zonguldak ı bombalamak için 10 gemiyle denize açıldıklarında, doğuya erzak götürmekle görevli en büyük üç erzak gemisi Bahriahmer, Bezmialem ve Mithatpaşa gemilerine rast gelmiş ve onları da batırmışlardır. Bunun yanında 4.000 tonluk Derne gemisinin yine Ruslar tarafından batırılması da askerin erzaksız kalmasındaki bir diğer önemli etkendir. Bir iddiaya göre de erzakın az olması ve salgın hastalık olması Enver paşanın hemen bir harekâta girişmesine sebep olmuştur.

Savaşın galibi General Yudenic, Rus Kafkasya Ordu komutanı ilan edildi ve 1915 yılın yaz aylarında Anadolu ya taarruza geçti. Rus ordu birlikleri Erzincan a kadar ilerledi.

Kafkas Cephesinde tam başarı elde edeceğimiz sırada zamanında destek gelmeyince, ordumuz geri çekilmek zorunda kalmıştı. Daha sonra 1918 Mart ayında Brest-Litovsk Antlaşması ile Sarıkamış ve Kars geri alınmış, ama aynı yılın Ekim ayında Mondros Mütarekesi uyarınca eski sınırlara dönülmüş ve topraklar elden çıkmıştı.

1 Kasım 1914’de sınırı geçen Ruslar, 4 Kasım 1914’te Köprüköy önlerine gelmiş bulunuyorlardı. Karaköse Murat suyu cephesinde de aynı surette ilerlediler. 5 Kasım’da Ruslar Türk sınırına taarruz için emir aldılar. Başkumandan vekili Enver Paşa 4 Kasım tarihli emrinde taarruzu emrediyordu. Bu emir verildiği sırada Doğu Anadolu’da kışın en şiddetli, sert günleri başlamıştı. Nitekim Rus ordusu da taarruz emri almasına rağmen harekete geçemiyordu. Hasan İzzettin Paşa Üçüncü Ordu’nın fikri, buralarda ve bu mevsimde taarruzdan kaçmaktı. Fikri, düşman ilerlese bile onun Erzurum Kalesine çarptıktan sonra karşı bir taarruzla ezilmesini sağlamaktı.

1. Köprüköy Savaşı : 3. Ordumuz ve XI. Kolordu, süvari birlikleri ve kürt aşiret askerleri 6-9 Kasım Köprüköy muharebesiyle Ruslar’ın taarruzunu kırmış ama 18. Piyade Alayı ve 30. Piyade Alayının gerilemesi yüzünden alay kaybetmiştir.

2. Köprüköy Savaşı: 11-12 Kasım da IX. Kolordu, Ahmet Fevzi Paşanın komutasında, ve XI. Kolordu solunda olmak üzere süvari birliğinin öncülüğünde ilerlemeye başlamıştır. 3. Piyade Alayı, Köprüköy ü ele geçirmeyi başarmıştır. Azap muharebesini 14-18 Kasım’da Azap muharebesini de kazandı.

Fakat pek hesaplı olan Ordu komutanı Hasan İzzettin Paşa, sınır gerisine çekilen Ruslar’ı takipten vazgeçince, bunun üzerine başkumandan vekili Enver Paşa bu cepheye gelmiştir. Enver Paşa Erzurum’a gelmeden önce Albaylığa yükseltilen Genel Kurmay ikinci başkanı Hafız İsmail Hakkı, 27 Kasım’da İstanbul’dan Erzurum’a gelmişti. Kendisini Enver Paşa’nın görevlendirdiğini bildirmektedir. Zaten hemen onun ardından Enver Paşa Erzurum’a gelmiştir.

Genelkurmay Başkanlığına göre Osmanlı kayıpları 90.000 ve Rus kayıpları 30.000 dir. Genelkurmay Başkanlığı nın 1933 yılında yaptığı açıklamaya göre ise Osmanlı ordusunun kayıpları 109.274 tü. Savaşın en hazin kısmı ise Osmanlı kayıplarının bir çoğunun Rus lar ile yapılan çarpışmalarda değil de ağır soğuk hava koşulları yüzünden olmalarıdır.

Harbiye Nazırı Mirliva Enver Paşa ile düştüğü anlaşmazlık yüzünden Irak’a gönderilen ve orada Osmanlı 6. Ordusu komutanı olarak Britanya İmparatorluğu Mezopotamya Ordusunu bozguna uğratacak olan Osmanlı ve Alman Mareşali Goltz Paşa günlüğüne şöyle yazmıştı: “Kafkasya’da maalesef kendilerini Napolyon Bonapart zanneden ve cahil yetişen birçok adam var. Bunlar, ordularına güçleriyle bağdaşmayan görevler vermişler ve bu yüzden ordularını büyük zarara uğratmışlardır.”

Savaştan sonra İstanbul a dönen Enver Paşa uzun bir süre Sarıkamış Savaşı hakkında herhangi bir haber, bildiri veya yayın yapılmasını engelleyerek sansür uygulamış ve Osmanlı halkı savaşta olup bitenleri uzun yıllar sonra öğrenebilmiştir.

 

Derleme

Kaynak: vikipedia

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.