Vedat Demirbağ

Vedat Demirbağ

NASREDDİN HOCA FIKRALARINDA DERUNİ BOYUT

Nasreddin Hoca fıkraları der de geçeriz. Yalnızca güleriz. Bu fıkralardaki deruni boyut üzerine hiç düşündük mü? Gelin bunun üzerinde düşünelim. Bu yazıdaki fıkra üzerinde bir düşünce fırtınası estirmek istiyorum. Düşünce fırtınasına geçmeden önce, ben Nasreddin Hoca’yı bir gizli Evliya olarak gördüğümü de hassaten belirtiyorum.

         Şimdi fıkrayı anlatalım:
         Nasreddin hoca bir gün Akşehir’de camide vaaz vermek için kürsüye çıkıp:
         -"Ey cemaat bugün size ne söyleyeceğimi biliyor musunuz" diye sormuş.
         Camideki cemaat:
         -“Bilmeyiz” demişler.
         Bunun üzerine Hoca:

      -Siz bilmeyince ben size ne söyleyeyim" diyerek kürsüden inmiş ve camide kendisini dinlemeye hazırlanan topluluğu öylece bırakarak cübbesini giydiği gibi camiden ayrılmış.

      Hoca ertesi günü yine vaaz etmek için ayni kürsüye çıkmış bu sefer yine topluluğa ayni soruyu sormuş camideki topluluk bu sefer Hocayı kaçırmamak için:

         -Biliriz cevabini vermişler.
          Hoca bu seferde onlara:
         -"Mademki biliyorsunuz o halde benim söylememe ne lüzum var" demiş ve yine topluluğa öylece bırakarak camiden yine ayrılmış.
         Hoca ertesi gün vaaz etmek için kürsüye çıktığında topluluğa yine ayni soruyu sormuş.
         Camii cemaati artık ne yapacağını şaşırmış bir vaziyette "kimisi biliriz, kimisi bilmeyiz" diye cevap vermiş.
         Bu sefer hoca büyük bir ciddiyetle topluluğa dönerek onlara:
        -“Ne âla öyleyse bilenleriniz bilmeyenlerinize öğretsin” cevabını vererek yine kürsüden inmiş ve cübbesini giyerek camiden ayrılmış.
         Bu fıkradan ne gibi der çıkartılabilir? Ya da bu fıkranın deruni boyutunu nasıl kavrayabiliriz?

        Cemaat (topluluk) psikolojisi denilen bir kavram var. Bu kavram 20. yüzyılda geliştirilmiş bir kavramdır. Bu kavrama Nasreddin Hocamız bundan 700 yıl önce dikkat çekmiştir. Evet, bu hususa dikkat çekildiği gibi, insanların çoğu zaman “yönlendirilmeye ve istenilen şekilde yönetilmeye” çok açık olduklarına da dikkat çekilmiştir.

      Allaha kul olmak ile Lidere itaat etmek arasında sıkışmış birey olmamanız dileği ile…

      Not : Bu yazı değerli dostum Ahmet Sandal Beyden alınmıştır.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.