Vedat Demirbağ

Vedat Demirbağ

KİMSE KALDI MI !

Yaşanan olayları ciddi manada analiz edip siz değerli dostlarla paylaşabilirdim. Ancak sorunları ve çözüm yollarını bilimsel bir mantık çerçevesinde ele almak işime gelmedi. İnsanlar çevrelerinde yaşanan sorunlara tepkisiz kalırlarsa, yarın aynı veya benzer bir sorunla karşılaştıklarında, bu sefer etrafındakiler sessiz kalacaktır. 
 
 Ülkenin Milli birliği ve bütünlüğü tehlike altındadır. Türk Milletinin bir ferdi olarak, ülkenin içerisinde bulunduğu kaos’tan ciddi manada rahatsız olduğumu belirtmek isterim. Bu kadar can sıkıcı problem varken, ülkenin can damarlarına kast eden terör sorunu varken, silahı dikte ederek, hak aramayı meşruiyet zemininde değerlendirenler varken, komşularla sıfır sorundan maksimum soruna doğru ilerlerken, ülkedeki sıcak paranın çekilmesi halinde yaşanabilecek ekonomik krizler varken, sanal siyasi restleşmeler varken, aşık atışmalarını andıran sınır ötesi tartışmalar varken, yoksulluk ve yolsuz diz boyu olmuşken, Türkiye’nin tek meselesi Yeni Anayasa olmuş durumda.  
 
Ülkenin Milli Birliğinin mutabakat metni olan Anayasa değiştirilmek üzere… değiştirilirken de Milli Birliğin amentüsü olan maddeler yasadan çıkarılmaya, ve yahut yasaya uydurulma çalışılmaktadır. 
 
Uyanık olmak lazım, vatandaşlık bağı ile herkesin eşit olduğu bir anayasa değiştirilip, yerine etnik kimliklerin daha doğrusu silahlı güce sahip olan, terör yapabilen, çoluk çocuk demeden öldüren canilerin meşruiyetinin sağlanacağı yeni!!! Anayasa gelecek…
Asıl eşitsizlik veya farklı etnik kimliklere ayrıcalıklar o zaman ortaya çıkacaktır.
 Sizleri daha fazla yormadan küçük bir kıssa ile baş başa bırakıyorum…
Selam ve dua ile.. 
 
“Ormanın birinde Aslanlar toplanmış. "yahu" demişler, "hesapta kralız, açlıktan öleceğiz birader .... -Maymuna saldırsak, ağaca kaçıyor; -Fillere saldırsak, fazla büyük... -Ceylanlar hızlı, yetişemiyoruz; kuşa dalsak, uçuyor, -Ee balık yakalayacak halimiz de yok...
Ee N aapsak? " -Bir tanesi "en iyisi, öküzlere saldıralım" demiş, -iri yarı görünüyorlar ama ne pençeleri var, ne dişleri diş. Tam dişimize göre! Olur mu? Olur. Hücum! Ama evdeki hesap çarşıya uymamış; Öküz, öyle yabana atılacak bir hayvan değilmiş meğer... Organize olup, topluca savunma yapıp, püskürtüyorlarmış düşmanlarını. Aslanlar aç biilaç. N aapsak, n aapsak? -Tilkiye danışalım demişler.  -Tilki "kolay" demiş, 
 
-beni, öküzlerin yaşadığı zengin otlakların prensi yapın, işinizi halledeyim... Kabul etmişler. Tilki, elinde beyaz bayrakla öküzlere gitmiş,  -saygıdeğer öküzler" demiş, -aslında aslanlar uysaldır, sizi de çok seviyorlar... -Ama; Şu aranızdaki sarı öküz var ya, sarı öküz, işte sorun o... -Görünce tahrik oluyorlar, canları çekiyor, verin şu sarı öküzü, Kurtulun kardeşim, huzur içinde yaşayın!  Öküz heyeti düşünmüş taşınmış, -"bana dokunmayan yılan bin yaşasın” Mantığıyla, verivermişler sarı öküzü... Aslanlar da afiyetle yemiş. Bir gün, iki gün .... Tilki gene gelmiş. -bakın gördüğünüz gibi, saldırılar kesildi, mutlu mutlu yaşıyorsunuz demiş Ve eklemiş:  -ama şu var ya benekli öküz, benekli öküz, O burada olduğu sürece size rahat yüzü yok arkadaş, Canları çekiyor, verin, kurtulun! Öküz heyeti düşünmüş, "otlağın selameti için" Teslim etmiş benekli öküzü... Üç gün, dört gün... Tilki gene gelmiş. Kuyruğu uzun olanı... Burnu beyaz olanı... Tombul olanı... Tek tek alıp, gitmiş. Otlak seyrelmiş. Semirmiş aslanlar. Günlerden bir gün... Artık tilki gelmemiş! Gerek kalmamış çünkü. Doğrudan aslan gelmiş. -hanginizi istiyorsam, Canım hanginizi çekiyorsa, onu vereceksiniz, Adamı hasta etmeyin demiş. Otların arasında tir tir titreyen, tek tük kalmış öküzler, "keşke sarı öküzü vermeseydik" demiş ama iş işten geçmiş. İşte Öküzlük böyle bir şeydir... Bu hikâye sebebiyle, dünyaca ünlü alman şair ve tiyatro yazarı “Bertolt Brecht” akla geliyor... Bir şiirinde aynen şunları yazar: 
 
"Naziler önce komünistleri tutukladılar; Komünist değilim diye ses çıkarmadım. Sonra Yahudileri tutukladılar, Yahudi değilim dedim, sesimi çıkarmadım. Sosyal demokratları tutukladılar, Savunmak bana mı kaldı dedim, sesimi çıkarmadım. Sıra bana geldiğinde; Etrafta tutuklanmama ses çıkaracak kimse kalmamıştı!" Şimdi bakın çevrenize. Çevrenizde ses çıkartacak kimse kaldı mı? 
 
Ya aslan olup hükmedeceksiniz.
Ya da kaçınılmaz sona razı olacaksınız… 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.