Vedat Demirbağ

Vedat Demirbağ

KAVAK VE KABAK

Ulu bir kavak ağacının yanında bir kabak filizi boy göstermiş. Bahar ilerledikçe bitki kavak ağacına sarılarak yükselmeye başlamış. Yağmurların ve güneşin etkisiyle müthiş bir hızla büyümüş ve neredeyse kavak ağacı ile aynı boya gelmiş. 

 

Bir gün dayanamayıp sormuş kavağa: 

-Sen kaç ayda bu hale geldin ağaç? 

-On yılda, demiş kavak. 

-On yılda mı? Diye gülmüş ve çiçeklerini sallamış kabak. 

-Ben neredeyse iki ayda seninle aynı boya geldim bak! 

-Doğru, demiş kavak. 

 

Günler günleri kovalamış ve sonbaharın ilk rüzgârları başladığında kabak üşümeye sonra yapraklarını düşürmeye, soğuklar arttıkça da aşağıya doğru inmeye başlamış. Sormuş endişeyle kavağa: 

 

-Neler oluyor bana ağaç? 

-Ölüyorsun, demiş kavak. 

-Niçin? 

-Benim on yılda geldiğim yere, iki ayda gelmeye çalıştığın için. 

 

Bilindik bir hikâyedir Kavak ağacı ile kabak arasındaki yarış ve neticesi. Hayatta böyledir işte emek sarf etmeden günlük, mevsimlik anlık olaylara endeksli olarak bir yerlere hak etmeden tesadüf eseri gelmek mümkün olsa da hafızalarda kalıcı olmak, süreklilik arz etmek kolay olmuyor. Gelişlerindeki hızlılık gidişlerine de direkt olarak yansıyor. Siyasi tarihimiz birçok böyle insanla doludur. Harcadığı emek, çaba ve mücadele ile her zaman milletin gönlüne taht kuranlar olduğu gibi, rüzgârla gelip rüzgârı beklemeden gidenlere de hep şahit oluyoruz. Kalıcı olabilmek için zor yollardan geçerek gelmek lazım, hiçbir başarıya gül bahçelerinden geçilerek ulaşılmamıştır. Çalışarak elde edilen başarının verdiği haz ve mutluluk insana çalışmadan sunulan lütuflardan daha fazla heyecan verir. İçinde emeği olmadan bir şeyleri elde edenler ve bir yerlere kolayca gelenler, zaman içerisinde bu elde ettikleri emek sarf ederek kazanmadıkları için elde tutamayarak kolayca kaybederler. 

 

Hayatın bütün yaşam alanlarında bu ve benzeri olaylara rastlamak mümkündür. Toplumsal tabanı olmayan siyasilerde 

 

Alın teri ve emek harcanmadan kazanılan şeyler saman alevi gibi kaybolup giderler. “Kolay kazanılan, kolay kaybedilir” diye söylerdi büyüklerimiz. Bu yüzden insan kalıcı ve süreklilik arz eden bir başarı yaşamak istiyorsa muhakkak emek sarf etmelidir.   

 

Düştüğü yerden kalkmalı insan. 

Her yenilgi yeniden bir kazanma hamlesi için başlangıç olmalı,

Ama mutlak başarı için emek sarf etmeli, çaba göstermelidir…

Kalıcı alabilmek için alın teri dökmelidir.  

Çünkü başarılı ve kalıcı olmak için, yüreğinizdeki inanç, harcadığınız emek, göstereceğiniz azim ve kararlılık, döktüğünüz alın teri önemlidir.

 

Ramazan rehaveti bizi de etkilemiş olmalı ki epeydir yazamıyoruz. Bir taraftan sıcaklar, bir taraftan oruç insanda mecal koymuyor. Siz değerli okuyucularımızı da ihmal ediyoruz. Bu vesile ile ramazanınız Hayırlı olsun, dualarınız kabul olsun, dualarınızda olmak dilek ve temennisi ile selametle kalın. 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.