Vedat Demirbağ

Vedat Demirbağ

İNSANLARA HÜRRİYET, MİLLETLERE İSTİKLÂL

Azerbaycan’ın Kurucu lideri Muhammed Emin RESULZADE 1955 yılı 6 mart tarihinde uçmağa yürüdü. Türk Milleti çin önemli fikir, siyaset, kalemlerinden olan merhum RESULZADE yaşamı boyunca Türk Milleti için mücadele etmiştir. Ömrü, bu uğurda çektiği çilelere rağmen hep mücadele içerisinde geçmiştir. Sürgünler, tutukluluk ve her türlü baskıya rağmen mücadelesinden asla vazgeçmemiştir. Muhammed Emin RESULZADE’yi Türk Milleti adına vermiş olduğu mücadelelerden dolayı rahmet ve minnetle anıyoruz. Merhumu anlatan, İnternette www.asilkan.org adresinde yayınlanan makaleyi sizlerle paylaşıyorum. 

SELAMETLE… 

BİR KERE YÜKSELEN BAYRAK BİR DAHA İNMEZ... 

(1884 - 1955) Tarihteki ilk Türk Cumhuriyeti olan Azerbaycan Cumhuriyeti nin kurucusu ve ilk Cumhurbaşkanı Muhammed Emin Resulzâde 1884 te Bakü de dünyaya geldi. Çalışma hayatına 19 yaşında iken gazete yazarlığı ile başladı. Tiflis te yayınlanan Şark-i Rus, Azerbaycan da Hüseyinzâde Ali Bey Turan ın Hayat ve Füyuzat ile Ahmet Ağaoğlu nun Irşat ve Terakki gazetelerinde yazdı. Bakü de haftalık Tekâmül, sonra Yoldaş dergilerini yayınladı. 1905 te siyâsete atıldı. Çarlık yönetimine karşı gizli bir dernek kurdu. Takibata uğrayınca Türkiye ye kaçtı. 1913 te Çarlık yönetimi af çıkarınca Bakü ye döndü. 1917 de Bağımsız Azerbaycan fikrini savunan Müsâvât Partisi nin başkanı oldu. Türkistan daki diğer Türk Cumhuriyetleri nin de Rusya dan ayrılması ve Türk Devletleri Federasyonu kurulması fikrini savunuyordu. 28 Mayıs 1917 de Azerbaycan Cumhuriyeti kuruldu ve ilk cumhurbaşkanı oldu. Cumhuriyet iki yıl yaşadı. Kızıl Ordu Azerbaycan ı işgal edince Resulzâde önce Almanya yla gitti. Ikinci Dünya Savaşı sonunda Almanya teslim olunca Türkiye ye geldi, Ankara ya yerleşti. 6 Mart 1955 te vefat etti. 

MUHAMMED EMİN RESULZÂDE KİMDİR? 

1884-1955 yılları arasında yaşayan Resulzade, Azerbaycan Türklerinin yetiştirdiği en büyük devlet ve hükûmet adamlarının başında gelir. Onun sağlığında iken anlatanlar “kalem, kelâm ve mefkûre üstadımız” sözleri ile ifade etmişlerdir. Resulzâde nin, mütefekkir ve inkılâpçı, siyaset ve devlet adamı, muharrir, edip ve hatip cephelerinden çeşitli portreleri yapılabilir. Resulzâde ise bu cephelerin hemen hepsinde de büyük bir üstat durumundadır. Azerbaycan Cumhuriyeti nin kurulmasında, işlemesinde ve gelişmesinde bizzat katıldığı liberal-demokratik bir mefkûreyi, mücâdeleci bir taktik ile birleştirmesini bilen Resulzâde, inkılâpçı bir hürriyet ordusunun yetişmesine, daha genç yaşlarda başlamıştı. Çarlık Rusya sının genç Resulzâde si, 1903 ve 1904 yıllarında, kendisinin kurduğu “Azerbaycanlı Genç İnkılâpçılar Komitesi”nin başında bulunmuştur. Çarlık Rusyasının istibdadına karşı direnen ilk makalelerini de bu dönemde 1903 yılında yayınlamıştır. Kısa bir süre sonra 1905 de patlak veren Rus-Japon savaşında Çarlığın yenilmesi Rusya daki mutlakıyet ve koyu istibdadın temellerini de sarsmıştır. Bakü gibi Türk kültürünün merkezlerinden birisi olan Azerbaycan da uyanış hareketine dayanamayan jandarma-polis devleti yarım yamalak bir meşrutî yönetime rıza göstermek zorunda kalmıştı. 1905 de temin olunan bu sınırlı hürriyet sayesinde Azerbaycan ın bu en büyük aydınlar merkezi Bakü de günlük, aylık ve haftalık gazete ve dergiler yayınlanmaya başlamıştır. Basında Ali Merdan Topçubaşı, Ahmed Ağaoğlu, Hüseyinzade Ali ve Azerbaycan basının kurucusu durumundaki Zerdablı Hasan Beyler in başını çektikleri aydınlar topluluğu Batı Avrupa kültürünün verdiği büyük birikimle ülkelerinin istiklâline ve yükselmesine gönül vermiş büyük bir topluluk vardı. Bu yazarlar ve aydınlar kafilesine Resulzâde de katılmıştı. Azerbaycan millî çevrelerini dolduran garpçılık-Avrupacılık, şarkçılık-İslâmcılık ve Çağdaşlaşmak şeklinde yorumlayan ve formüle eden Ali Bey (Hüseyinzâde) daha sonraları Ziya Gökalp tarafından da benimsenerek işlenen bu temel prensipler, genç Resulzâde üzerinde kuvvetle etkili oluyordu. Çok geçmeden onu, 1906 da neşriyatına başlayan “Tekâmül”ün başında görürüz. İnkılâpçı milletsever gençliğin fikirlerine tercüman olan bu gazetenin program makalesinde, kendi deyimi ile “milletlerin, kavimlerin, toplulukların, sınıfların ve şahısların hukukta ve seçtikleri yolda hür ve eşit olmalarını ve her türlü saldırıdan korunmalarını” savunan genç ve inkılapçı düşünür Resulzâde, bu tezini hayatı boyunca işleyecek ve “İNSANLARA HÜRRİYET, MİLLETLERE İSTİKLÂL” şeklinde formüle ettiği millî bir mefkûre haline getirecektir. 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.