Vedat Demirbağ

Vedat Demirbağ

İLMİ SİYASET

Öncelikle siz değerli okuyucularım başta olmak üzere Türk Milletinin ve İslam dünyasının Mübarek Kurban bayramını kutluyorum. Kurban bayramında yapılan bütün duaların, Allah rızası için kesilen kurbanların Milletimize huzur, refah dolu günler getirmesini niyaz ediyorum. Deprem felaketi ilen gönüllerimizde oluşan 7,2 şiddetinde Van felaketinin yaralarının bir an önce kapanmasını, terör belasının da bir an önce son bulmasını diliyorum.  
 
Siyaseti sadece devlet yönetiminde bir metod olarak algılamamak lazım. Kullanmasını bilenler için toplumun bütün yaşam alanlarında kullanılabilecek bir yöntemdir. Neticede bir yönetme, idare etme ve ferdi/toplumu sevk etme işidir siyaset. Kısa ve öz olarak siyaset netice alma sanatıdır. 
 
Siyaset insanların sürekli olarak hayatını işgal eden bir konudur. Evde, işte, kahvede, hatta camide bile zaman zaman insanlar siyaset konuşmaktadırlar. Eğitimi olsun olmasın, uzmanlık alanına girsin girmesin Türkiye’de hemen her kes bir anda siyaset bilimci kesilir.  
 
İlmi siyaset ise insanların beraber yaşadığı insanları kırmadan incitmeden, nazik bir üslup ve yöntemle idare edebilmesi, yönetmesi, ikna etmesi, etkilemesi olarak adlandırılabilir. Yada sizinle aynı fikirde olmayanları ikna edebilme sanatı olarakta tarif edilebilir.  
 
İnsan ilişkilerimizdede çok fazla yararını göreceğimiz bir yöntemdir ilmi siyaset. İnsanlara neyi nasıl anlatmayı bilmektir. Yada neye inandıracağınız konusunda doğru yol ve yöntem ile resmetmektir ilmi siyaset. Aile içinde, çocuk yetiştirmede, kamu kurumlarında, siyasette, ticarette yani yaşam alanı içerisinde her zaman faydalanabileceğimiz bir jokerdir aslında. “Hürrem Sultan, Sultan Süleyman’ın oğlunun ona isyan etmesi üzerine onu idam etmek isteyince kocasına “ Yüksek ruhlarda kin barınmaz. Sen yüksek ruhlu bir insansın oğlunu affet” demiş ve netice almıştır.”  
 
Sizleri daha fazla felsefi ve akademik söylemler ile sıkmadan bir kıssadan hisse ile baş başa bırakıyorum. 
Yüzünüzden tebessüm eksik olmasın. 
 
Adamın biri Afrika da safariye çıkarken yanına minik köpeğini de  almış. Minik köpek bir gün ormanda dolaşıp, kelebekleri kovalar, çiçekleri koklarken kaybolduğunu fark etmiş 
Ne yapacağını düşünürken bir de bakmış ki karşıdan bir leopar geliyor ve belli ki günlük yiyeceğini arıyor
"Simdi başım dertte" diye düşünmüş minik köpek 
Etrafına bakmış yerde kemik parçalarını görmüş Hemen arkasını leoparın geldiği yere dönerek kemikleri kemirmeye başlamış, bu arada da arkadaki hareketi kestirmeye çalışıyormuş 
Leopar tam saldıracakken minik köpek kendi kendine konuşmuş; "Ne kadar lezzetli bir leoparmış Acaba etrafta bundan bir tane daha var mı?" 
Bunu duyan leopar bir anda donmuş kalmış ve en yakındaki ağaca tırmanarak dalların arasına saklanmış 
"Tam zamanında kurtardım yoksa bu köpeğe yem olacaktım" diye düşünmüş leopar Bütün bunlar olup biterken bir başka ağacın üstündeki bir maymun olanları izliyormuş Bildiklerini kullanarak bundan sonra leopardan kurtulabileceğini düşünmüş  Leoparın yanına giderek neler olduğunu anlatmış Leopar kopeğin yaptıklarına çok sinirlenmiş ve maymuna "Atla sırtıma, gidip sunu yakalayalım" demiş 
Ancak minik köpek neler olduğunu ve leoparın sırtında maymunla birlikte süratle kendisine yaklaştığını fark etmiş 
"Simdi ne yapacağım" diye düşünürken kaçmaya teşebbüs etmemiş Bunun yerine arkasını leoparın geldiği yöne dönerek, kemikleri kemirmeye devam etmiş Tam leopar saldıracakken yine kendi kendine konuşmuş; "Bu aptal maymun da nerede kaldı? Yarım saat önce bir leopar daha getirsin diye gönderdim, hala haber yok!"  

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.