Vedat Demirbağ

Vedat Demirbağ

HÜSEYİN NİHAL ATSIZ

Ölümünün 36. Yılında onun fikirleri ile bezenmiş yiğit Türkçüler atsızın yokluğunu en derin şekilde hissetmeye devam etmektedirler. Bütün hayatını Türlük düşmanları ile mücadeleye ayırmış olan ATSIZ, Türlük ülküsü için bütün ömrünü vakfetmiş bir Türk Milliyetçisidir. 

Hüseyin Nihal Atsız (Atsız), 12 Ocak 1905’te İstanbul’da Kadıköy’de dünyaya gözlerini açtı. İlköğrenimini Kadıköy’deki çeşitli okullarda, orta öğrenimini Kadıköy ve İstanbul sultanilerinde tamamladı. Orta öğretimini tamamladıktan sonra Askeri Terbiye’ye yazılan ATSIZ, Bu okulun 3.sınıfında iken, Arap asıllı bir subaya selam vermeyi reddettiği için okuldan atıldı. Daha sonra İstanbul Darülfünunu (Üniversitesi) Edebiyat Fakültesi’ne yazılan ATSIZ 1930 yılında mezun olunca, Türkiyat Enstitüsü’nde, hocası Köprülüzade M.Fuat Beyin asistanı oldu. Ancak diğer hocası Zeki Velidi (Togan) Beyin Türk Dil Kurultayı’nda maruz kaldığı hücumlara tepki olarak çektiği telgraf sebebiyle asistanlıktan çıkarıldı (1933). 

Türk Milletinin gönlünde her zaman anılacak olan ATSIZ yaşadığı dönem itibarı ve ortaya koyduğu eserler ile Türk Milletinin Milletleşme sürecinde önemli bir köşe taşı olmuştur. Türkiye’nin komünizm, islamcılık ve kürtçülük gibi zararlı akımlardan etkilendiği ve Türklüğün bu üç cepheye karşı savaş verdiği bir ortamda, Türk budunu olarak varlığımızı korumanın bir yolunu araştıran Atsız, çok geçmeden kurtuluşun Türk milliyetçiliğinde -yani Türkçülükte- olduğunu öğrenmiş ve yaşamının sonuna kadar bu ülküyü Türk ırkı üzerinde hâkim kılmaya çalışmıştır. 

Atsız, dil, tarih ve edebiyat alanında dönemin önde gelen bilim adamlarından dersler almış, bu alanda uzmanlaşmaya çalışmıştır. Yaptığı bilimsel çalışmalar ve yazdığı kitaplar, ortaya koyduğu eserler ATSIZ’ın tartışılmasız bir bilim adamı olduğunun en büyük göstergesidir. Atsız, her şeyden önce bu kimliğiyle takdir görmesi gereken bir şahsiyettir. Yaşadığı dönemin en usta tarihçilerinin ve dilcilerinin bile üzerinde çalışmaya çekindiği konuları, en ince ayrıntılarına kadar araştıran, bilimsel alanda çok değerli eserler bırakan Nihal Atsız’ın yaşamı boyunca süren çalışmaları, kitap ve makalelerinin sayısıyla bile anlaşılabilmektedir. 

Türkçülüğünden yaşamı boyunca taviz vermeyen ATSIZ hayatı boyunca da ağır bedeller ödemiştir. Yazdığı makaleler ve çıkardığı dergiler yüzünden birçok kez mahkemelik olmasına, tabutluklarda işkenceler görmesine rağmen düşüncelerini kararlılıkla ve haykırırcasına savunan bir ülkü eridir. 

Yazılarındaki ve eserlerindeki Sert üslup ve kararlılık Türk düşmanları kadar Türkçülüğe karşı olanların da düşmanlıklarına neden olmuştur. Atsız, olgun, karakterli ve üstün kişiliğe sahip bir ÜLKÜ eridir. 

Vermiş olduğu eserler ile Türk Milliyetçilerine bir yol başçı olmuş, binlerce Türk Ülkücüsünün yetişmesinde önemli bir köşe taşı haline gelmiştir. 

Türk bir vazife için yaratılmıştır, o vazife kâinat güzelleştiği zaman biter” diyen Atsız milletimizin yetiştirdiği, şair, dilbilgini, tarihçi, bunların hepsinin ötesinde ülkü adamıdır. O hayatını Türk milliyetçiliğine adamış bu millî görevini hiçbir karşılık beklemeden, çelik iradesi ve sağlam düşünce yapısıyla, doğru bildiklerini korkmadan yılmadan yazarak yayınlayarak şerefle yerine getirmiş, savunduğu davanın bayraktarlığını yapmış ve Türk Milletinin gönlünde layık olduğu yeri alarak tarihin sayfalarına adını yazdırmıştır. 

Apolitize edilen gençlik yetişirken 12 eylüllere inat hala ruhunda Türkçülük fırtınaları kopan genç ATSIZ’lar olduğu sürece ATSIZ adı yaşatacaktır. 

Kutup Yıldızı nı kayda değer kılan parlaklığının yanı sıra, yanılgıya yer vermeyecek derecede yerinde sabit duruşudur.” Kendini bildiği tarihten itibaren bütün ömrünü eserleri ile Türklüğe adayan ATSIZI vefatının 36. yılında rahmet ve minnetle anıyoruz. 
Ruhu Şad, mekânı uçmağ olsun. 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.