Vedat Demirbağ

Vedat Demirbağ

AMAN DİKKAT

Son günlerde ilimiz bir kaos ortamına doğru sürüklenmektedir. Birileri, gizli bir el sürekli olarak Elazığ’ı karıştırmaya uğraşmaktadır. Anlaşılan o ki Türkiye üzerinde oynanan senaryoların hayata geçirilmesi için birleri hassasiyetleri olan illeri karıştırmak için düğmeye basmıştır. 

Toplumsal olayların provokasyonlara açık olduğunu unutmamak lazım. Birleri bu tür kalabalık kitlelerin yapmış olduğu etkinlikleri çok kolay bir şekilde kaosa ve kargaşaya dönüştürebilir. Hele söz konusu şehit cenazeleri ve akabinde meydana gelen tepki mitingleri yürüyüşleri olunca Türk Milletinin uyanık olması lazım. 

Kitle iletişim araçları kullanılarak (özellikle sanal iletişim ve sosyal paylaşım ağları) yapılan organizasyonların kimlere hizmet ettiğini kestirmek güçtür. Tepki koyalım derken, insanlar yeni tepkilere neden olabilecek tavırları içerisine girebilirler. Yani yapılan eylem amacını aşıp yeni kargaşalara, yeni kırgınlıklara yeni kavgalara sebebiyet verebilir. 

Türkiye gibi stratejik öneme sahip ülkelerin terör olaylarının sahnelendiği bir ortam olması, Türkiye’yi hedef olarak seçen devletlerin ve bazı istihbarat birimlerinin çıkarları çerçevesinde değerlendirildiğinde, terörün amacının da sadece bu ortamın devamını sağlamak olduğu gerçeği ortaya çıkacaktır. Bu nedenle terörizm, bir siyasi mücadele aracı olmaktan çıkıp, bir ülkenin bir başka ülkeyi zayıflatmak ve istikrarsızlaştırmak için kullandığı bir araç haline gelebilmektedir. Bu pencereden bakınca terörün kimin ekmeğine yağ sürdüğünü kestirmek güç olmasa gerek. 

Milletin sinir uçlarına dokunacak eylemler yaparak sürekli milleti taciz ederek, sokaklara dökülen vatan evlatlarını kontrol dışı olayların içerisine sürükleyenlerin amacı Milli Birlik ve beraberlik değildir. 

Kaş yapalım derken göz çıkarmanın anlamı yok. Elazığ hassasiyetleri olan bir ilimiz ve birileri tıpkı 80 öncesi gibi bazı köhneleşmiş senaryolarını Elazığ üzerinden sahneye koymaya çalışmaktadırlar. Terör ile mücadele etmesi gereken devlettir. Devletin güvenlik güçleridir. Kimse kendi sorumluluk alanı içerisindeki yapması gerekenleri vatandaşa ihale etmesin, vatandaşta durumdan kendisine vazife çıkarmasın. Kimsenin gencecik lise öğrencilerini, üniversite öğrencilerini toplumsal olayların içerisine sokup kargaşa yaratmaya hakkı yoktur. 

Bu millet büyük bir millettir. Söz konusu Milli birlik ve beraberlik olduğunda güvenlik güçleri ve ülkeyi yönetenler zafiyete düşerse gereğini yapar. Kurtuluş savaşında yaptığı gibi, 

Sözlerime CENGİZ HAN’ın cümlesi ile son verirken hepinizi en kalbi duygularımla selamlıyorum. 

‎"Köpek suyu içerken gürültü çıkarır, 

Korkunca havlar, 

Darbe alınca da inler. 

Oysa kurt suyu sessizce emer, 

Ay ışığında aşkını ulur, 

Ölüm karşısında şikâyet etmez. 

Boynuna bir ip bağlanmasını asla kabul etmez, 

Özgürlüğünü pazarlık konusu etmektense ölmeyi yeğler." 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.