Cami altı çay ocakları…

Cumartesi günü MHP’nin mitinge dönüşen seçim bürosu açılışında yağan yağmurun ve konuşmaya çok hevesli olan! Yöneticilerinin arz-ı endamları uzayınca haliyle hemen ısınmak ve hem de vatandaşın tepkisini ölçmek için çay ocaklarına yöneldim…

Gençlerin olduğu çay ocaklarında nabzın nasıl attığını biliyoruz. Ama orta kuşak ve üzeri insanlarımızın kararları benim için daha önemli olduğundan aklıma gelen cami cemaatinin bolca olduğu cami altı çay ocaklarından birisini tercih ettim.

İçeri girer girmez kaloriferin olduğu kısma yönelmek istedim ama dolu olduğunu görünce müsait bir yere oturdum. Merhabalaştığım bir büyüğüm bana yeğen ıslanmışsın derken bir şeyleri ima ettiğini anladım ve hemen cevabı verdim. Amca mevzubahis Elâzığ, Türkiye, insanlık olunca önem arz etmez dedim. Bu aynı zamanda benim amacım olan orta yaş ve üzerini konuşturmak için büyük bir fırsattı…

Büyüklerin bir kısmı konuşmanın nereye varacağını tahmin ettiklerinden kayıtsız kalmayı ve sadece dinlemeyi tercih ederken; bir kısmı da ayakkabı kutularından, para kasalarından, paralel örgütten bahsetmeye başladılar. Genel itibarıyla konuşmalar; yaklaşan seçimde kimin hangi partiyi tercih edeceğinin de ipuçlarını veriyordu bana.

İçlerinden birisinin değerlendirmesi oldukça ilgimi çekti ve diğerleri de bu değerlendirmeye hak verdi! Yaşı yetmişin üzerinde olan hacı amca şöyle diyordu;

Yav ben bu tayibi rahmetli Erbakan’dan beri takip ederim. Hatta bizim oğlan İstanbul’da görev yaparken başbakanda il başkanıydı. O zaman böyle televizyon falanda bol değildi. Gazetelerden okuma, radyolardan ajans saatinde dinleme fırsatımız olurdu.  AKP’yi kurduğu zaman kızmış ve rahmetli Erbakan hayattayken hep hocanın partisine oy vermiştim. Daha sonra üniversitelerde başörtüsüne sahip çıkması, Müslümanların hakkını savunması benim hoşuma gitti ve sandıkta hep oyumu ona vermeye başladım. Ama bu son cemaate yaptıkları, bakanların hırsızlıkları onun gerçek yüzünü gösterdi. Ben bilmim eğer o kadar Müslümansa hırsızları savunmaz; cemaatçi diye insanları oradan oraya sürmez…

Hacı bana döndü ve sen belli ki MHP’lisin yeğen dedi ve ekledi; size de haksızlık etmişim bilesiz ve bu sefer oyumu size verecem ama bir şartla diye de sözüne devam etti.

Hacının şartı şu idi;

Bakın adayınız tuttu, ama o encümenleri iyi belirleyememişsiniz. Bizim buradan kimseler yokmuş; bizim buraların meselelerini kim konuşacak o belediyede diye sordu. Hacıya döndüm dedim ki sen merak etme Bilal hoca her mahallenin meselelerini biliyor ve o yüzden her mahalleye yönelik projeleri var. Olmadı gideriz beraber sıkıntıyı anlatırız.

Hacı güldü ve yeğen belli ki oyumu verem diye böyle bir yükün altına giriyorsun. Müslüman dediğimiz; Mehmet Ağarın emaneti dediğimiz Süleyman’da öyle diyordu. Ama mahkemelerde rezil rüsva olan, ona buna her yeri peşkeş çeken o…

Orada bulunanların ekseriyeti hacıyı tasdik ettiler ve çoğunluğun ortak kararıymış gibi bir algı bende oluştu. Bu sefer orta yaş ve üstü de MHP diyecek!

Ama hacının dediği gibi tedbiri de elden bırakmamak gerek…

Ne bileyim aday yanlış bir şey söyler, parti yetkilileri yanlış bir karar verirler ya da her zaman olduğu gibi bir liderin gelmesi her şeyi alt üst edebilir. Ben dünkü izlenimimi aktardım… 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.