Sebahattin Devecioğlu

Sebahattin Devecioğlu

YAŞASIN ELAZIĞSPOR

Doç.Dr.Sebahattin DEVECİOĞLU Futbolun tüm dünyada sevilen bir spor olmasının yanı sıra, Tarihsel süreç içerisinde oldukça önemli aşamalar kaydederek, tüm dünyada güncelliğini koruduğu gibi gündemi de tayin edebilmektedir. Küreselleşmiş yapısı itibariyle siyasi, sosyal, kültürel ve ekonomik gelişmeleri etkileyip, yönlendirebilen futbol, Türk spor örgütlenmesinin başlangıcından itibaren, birçok yapısal değişime öncülük etmesi bakımından da, Türkiye’de futbol dünyada olduğu gibi önemli bir yere sahiptir.

Yüzyıllar içerisinde oldukça önemli aşamalar kaydeden futbol, İngiltere’de 17. yüzyılda gerek halk, gerekse soylular arasında ilgi görerek, Britanya Adaları’nda hızla yayılırken, 19. yüzyıla kadar çeşitli olgunlaşma aşamalarından geçerek bugünkü halini almıştır. İlk kurallı modern futbolun başlaması, futbolun yaygınlaşması ve kulüpleşmesi, tamamen endüstri devrimi ile birlikte ortaya çıkan işçi sınıfının fabrikalarda örgütlenmesi ile birlikte, işten artan boş zamanlarının futbol oynayarak ve izleyerek geçirmeleri için, yaşadıkları şehirlerde, bir futbol takımı ve bir futbol kulübünün etrafında toplanmaları ile İngiltere’de şekillenmiştir  

İngiltere’de, 19.yy’da sanayi devriminin sembolü olmuş buhar makinalarının devreye girmesi ile, kömürlü gemilere sahip İngiliz denizciler elinden, dünyaya yayılmış ve modern futbol kurumlaşarak, toplumlar arasında ilk etkileşimler başlamıştır. Bu etkileşimden Osmanlı İmparatorluğu da nasibini almıştır. İstanbul'da 1900 yılında İngilizler tarafından İngiliz elçilik mensuplarına tahsis edilen “Imogene” asıllı bir yatın mürettebatından kurulu bir takım olan “İmogene”, Rumlar tarafından da “Elpis” kulüpleri kurulmuştur. 1910 yılını takip eden senelerde başta İstanbul olmak üzere, Anadolu'nun çeşitli kentlerinde Türk sporu, kulüpler bazında belli bir kurumsal düzen içine girmiştir. Uzun yıllar, Liman şehirleri ve Endüstrinin yoğunlaştığı bölgelerde yaygınlaşan futbol, aslında Anadolu’ya, “Türk Ocakları”nın faaliyetleri içerisinde yer alarak yaygınlaşmıştır.

Anadolu kulüplerinden biri olan Elazığspor 1967 yılında Merkez Gençlik, Güvenspor ve Harputspor kulüplerinin birleşmesiyle kurulduğu ifade edilse de;  Elazığ Valiliğinin 2008 yılında yayınlamış olduğu, Elazığ’da Geçmişten Günümüze Spor” isimli eserde;  “1915 yılında “Gençler Birliği” 1916 yılında Gürbüz derneği 1919 “Elazığ İdman Yurdu” 1919 yılı Kasım ayında “Türk Ocağı” kurulmuş, 1926 yılında ise zamanın Valisi Cemal Bardakçı döneminde Türk Ocağı Spor Kolu faaliyete geçmiş ve kuruluşundan sonra Elazığ’daki spor faaliyetlerinde büyük bir artış gözlenmiştir ” şeklinde ifade edilmektedir.

Her ne kadar bir çok kişi tarafından bilinmese de;  önemli bir tarihi misyona sahip olan Elazığspor Kulübü, bu gün Türkiye’nin en önemli Liginde mücadele vermektedir. Fakat gerek Kurumsal yapısındaki ( Dernek, Kulüp, Şirket ) yönetimsel problemleri, gerek Ekonomik ( Gelir-Gider) sıkuntıları, gerekse Sportif anlamda (Altyapı, Transfer)  gibi halının altına süpürülmüş ve rafa kaldırılmış, bir çok problemleri bünyesinde bulundurmaktadır.

Bana göre ; 2013-2014 sezonunu ilk yarısını 13 puanla 16. sırada tamamlayan ve 2. yarı için ligde ölüm kalım mücadelesi verecek olan  Elazığspor kulübü ve yönetimi, karar ve kader aşamasındadır. Mevcut yönetim kurulunun ve başkanının yerel medya kanallarında yapmış oldukları açıklamalarından anlaşılmaktadır ki; Elazığspor kulüp olarak çok büyük maddi sıkıntılar yaşamaktadır.

Uzun yıllar Türk futboluna ve Elazığ Şehrine hizmet etmiş kulübünün köklü dinamik yapısının korunması için, kurumsal devamlığını sağlamak için, desteğe ve yardıma ihtiyacı bulunmaktadır.  Bu yardım ve destekler, sadece kamuoyu desteği ile olmamakta, ayrıca siyasi ve ekonomik olarak somut desteklere de ihtiyaç bulunmaktadır.  Elazığ halkının en iyi şekilde temsil edilebileceği, Elazığ şehrinin marka ve tanıtım yüzü, sosyo-ekonomik gelişimine önemli katkıları olan Elazığspor kulübünün, yaşatılması gerekmektedir. Elazığ Halkı olarak, Siyasiler, Milletvekilleri, Valilik, Belediye,  Üniversite, Kamu Kurum ve Kuruluşları, Sivil Toplum Kuruluşları, Medya ve Taraftar Dernekleri bir araya gelinerek,  Elazığspor Kulübüne Ekonomik ve Yönetimsel olarak katkıda bulunmak gerekmektedir. Liglerin ara verildiği ve transferlerin başladığı içinde bulunduğumuz bu dönemde, bahsettiğimiz birliktelik ve destek sağlanamaz ise sonuç; Elazığ şehrinin en güçlü sosyo-ekonomik dinamiği olan Elazığspor  için hüsran olacaktır

Elazığsporu yaşatmalıyız ki, Elazığ Yaşasın...!

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.