Sebahattin Devecioğlu

Sebahattin Devecioğlu

TÜRK FUTBOLUNU YÖNETMEK

Türkiye Futbol Federasyonu Yönetim Kurulu, TFF Statüsü nün 27. maddesi hükmü gereğince 01.06.2010 - 31.05.2011 dönemi ile ilgili olarak Olağan Genel Kurul ve Seçim Genel Kurulu nun 29 Haziran 2011 Çarşamba günü Ankara da yapılmasına, Genel Kurul işlemlerinin Kanun ve Statü hükümlerine uygun olarak ikmaline karar vermesi ile başlayan Türkiye Futbol Federasyonu Başkanlığı yarışı, seçim günü yaklaştıkça ivme kazanmaktadır.
Türkiye de futbolun başladığı günden bu güne kadarki sürece kadar yüz yıllık serüveni incelendiğinde; Türk futboluna ilişkin yasal düzenlemeler, kurumsallaşma çabaları, organizasyon yapısı ve bitip tükenmek bilmeyen şiddet olayları ve futbolun siyasallaştırılması gibi ana başlıklar göze çarpmaktadır. 
Günümüz de Türk futbolu Avrupa futbol ailesi içersinde yer alarak, yönetim ve organizasyon yapısını güçlendirmeye çalışmaktadır. Bu gün Türkiye Profesyonel futbol ligi gelirleri ortalaması açısında Avrupa’nın sayılı ligleri arasında anılmaktadır. Fakat madalyonun diğer yüzüne baktığımızda: Türk Futbolunun çözüm bekleyen birçok problemleri bulunmaktadır. 
Tüm dünyada Futbolun yönetim ve organizasyon yapısı, sosyo, ekonomik, kültürel siyasal, bilim ve teknolojik gelişmelerden etkilenmektedir. Günümüzde Futbolun dev bir sektöre dönüşen ve ticarileşen yapısı onu yönetmeyi gün geçtikçe zorlaştırmaktadır. Türkiye’ de Futbolun yapısal özellikleri incelendiğinde; Futbol yönetimini özerkleşmesi için çıkarılan birçok yasaya rağmen henüz arzu edilen seviye ye ulaşılamamış olması, Türk Futbolun en büyük problemleri içerisinde yer almaktadır. FİFA ve UEFA kriterlerine özgü yönetim ve organizasyon anlayışlarının uygulanmasında Türk Futbolunun ne kadar geri kaldığı, Avrupa futbolundaki yaklaşımlar incelendiğinde görülecektir.
Türk futbolunun paydaşlarından olan spor kulüplerinin kendine özgü bir yasasının henüz olmaması, Futbol liglerinin statülerinin netleştirilememesi, Amatör futbolun perde arkasında kalması, Türk Futbol Milli Takımlarının nasıl yönetildiğini belirginsizliği, Altyapı problemleri, Futbolcu, Antrenör, Hakem, Yönetici yetiştirmedeki eksiklikler, UEFA Finansal Fair-Play uygulamalarına uyum sağlayan kulüp sayılarının yetersizliği, Türk futbolunda kronikleşen, şike, şiddet gibi olayların önüne geçilememesi, Tahkim, Merkez Hakem Kurulu gibi yapıların kurumsallaşamaması, Taraftar, Medya, kulüpler başlıkları altında saya bileceğimi birçok problem, yeni seçilecek olan yönetimleri beklemektedir.
Türk futbolunun İstanbul merkezli yönetilen, gittikçe siyasallaşan ve güçlü kulüplerin etkisinde kalan, Ankara ve Avrupa kriterlerinden uzak olan özelliği, bu gün yaşanan problemlerin çözüme ulaştırılamamasının en büyük nedenlerindendir.. Türk Futbolunu yönete bilmek dünyada futbolun ne seviyede olduğunu anlamakla da alakalıdır. Kısacası günümüzde Türk futbolun kendine özgü yönetim yapısını oluştururken, Türk futbolunun dünyada rekabet edebilecek, marka değerini yükseltecek, istihdam ve katma değer oluşturabilecek, bilime inanan yüksek teknolojilerden yararlanan, yeni ekonomini kurallarını bilen, profesyonelleşmiş uluslararası deneyimleri ve sektörel tecrübeleri olan yönetimlere ihtiyacı bulunmaktadır. 
Bu gün gelinen noktada yapılacak olan “Futbol Şurası”nı toplayarak, Türkiye’deki futbola ilişkin yasaları gözden geçirerek, Türk Futbolunu tüm bileşenlerini içine alacak yeni bir “Türk Futbolu Reformuna” ihtiyaç bulunmaktadır. Türk futbolunu yönetmeye talip olanlar, reform yapabilecek yetenekte ve kapasitede olmaları gerekmektedir. Günümüzde futbolu sevmek onu yönetmeye maalesef yetmemektedir.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.