Sebahattin Devecioğlu

Sebahattin Devecioğlu

PRAG’DA SPOR EKONOMİSİ

Geçmişi Bohemya Krallığı ve devamında da Çekoslovakya’ya dayanan 17’nci yüzyıldan itibaren Avusturyalıların egemenliğine giren Prag, 1918’de kurulan Çekoslavakya’nın başkenti ilan edilmiştir. 1939’da ise bombardıman tehdidi üzerine Almanlara teslim edilmiş. 

1945’te Rus askerleri tarafından istila edilen kent, 1948’de yapılan seçimlerinin ardından 40 yıllık Komünist iktidarına adım atmıştır. Vaclav Havel’in dünyaya tanıttığı Kadife Devrim’le 1989’da yeniden demokrasiye geçmiştir. 1918 yılında bağımsızlığını ilan eden Çekoslavakya’nın başkenti olan Prag, Doğu Avrupa’nın savaşlardan bozulmayan nadir kentlerinden biri olarak kalmış. İkinci Dünya Savaşı’nda sosyalist rejime entegre olan ülke ve dolayısıyla Prag, sosyalist rejime karşı ilk ayaklanmaların yaşandığı kent olarak da anılmaktadır (http://pazarvatan.gazetevatan.com).

Bu gün Avrupa Birliği üyesi olan Çek Cumhuriyeti nin başkenti ve en büyük şehri olan Prag, Vltava Nehri nin üzerinde yer almakta olup 1.2 milyon nüfusa sahip olduğu ifade edilmektedir.. Prag Dünyanın en güzel şehirlerinden biri olarak bilinirken "Altın Şehir", "Doksanların Sol Bankası", "Masal Şehri", "Şehirlerin Anası" ve "Avrupa nın Kalbi" gibi isimlerle de anılmaktadır. Ayrıca tarihsel ve kültürel dokusuyla da UNESCO nun listesinde yer almaktadır.

Prag Ekonomi Üniversitesinin 17-18 Mayıs 2011 tarihlerinde ev sahipliğini yaptığı Merkezi Fransa’da olan (IASE-International Association of Sports Economists) Uluslararası Spor Ekonomistleri Derneği ve Merkezi Almanya’da olan (ESEA- European Sport Economics Association) Avrupa Spor Ekonomisi Derneğinin Katkılarıyla (NAASE-North American Association of Sports Economists ) Kuzey Amerika Spor Ekonomistleri Derneğinin temsilcilerinin katılımıyla ve UEFA nın destekleri ile düzenlenen “XIII IASE and III ESEA Conferences on Sports Economics” Spor Ekonomisi Konferansı, IASE ve ESEA kuruluşların yıllık genel kurullarının yapılması, faaliyet programlarının ve projelerinin tartışıldığı, Spor Ekonomisi adına önemli bir toplantı olarak uzun yıllar anılacak nitelikteydi.

Yapılan konferansa dünyaca ünlü Prof. Dr. Wladimir Andreff ve Prof. Dr. Stefan Szymanski, Placido Rodriguez gibi spor ekonomistlerini katılması konferansa ayrı bir renk katmıştır. Spor Ekonomisi alanında uzmanlaşmış dünyanın birçok yerinden ve Türkiye’den de bir grup akademisyenin katılımıyla gerçekleşen konferans, sporun ekonomik boyutlarının gün geçtikçe geliştiğinin göstergesi olarak nitelendirilmektedir. 

Spor sektörünün Amerika ve Avrupa arasında bir rekabete dönüştüğü kongredeki katılımcıların tartışmalarından anlaşılırken, Asya ve Afrika gibi ülkelerden katılımcıların azlığı ve olmaması, spor sektörünün üreticilerinin batı merkezli, tüketicilerinin ise doğu merkezli olduğu bu kongrede en önemli gözlemlerim arasında yer aldı. Ayrıca UEFA temsilcisi Stephánie Leach tarafından verilen “Financial Fair Play of European Football Clubs” isimli seminer Avrupa’da futbolun geleceği adına önemli mesajlar içeriyordu.

Spor ekonomisi kongresinde, Spor Kuluüpleri ve Liglerinin Ekonomisi, Sporda iş Ekonomisi, Sporun Finansmanı ve Yönetimi, Spor Politikaları, Sporda Rekabetçi Denge gibi Ana başlıklar altında bir çok bildirinin sunulması ile birlikte Spor Etkinlikleri, Bahis Ekonomisi, Spor Sektöründe Pazarlama, Sporda Tüketici Talepleri, Sporda Ekonomik Suçlar, Sporun Sosyo-Ekonomisi, Spora Katılım ve Gönüllülük, genel başlıklarında yapılan panellerin Dünya’da sporun önemli bir sektöre ve ekonomik aygıta dönüştüğü tüm yönleriyle değerlendirilmiş oldu. Kongrede Türkiye’ deki spor özelliklede futbolun sektörel birçok problemlerinin ve henüz kurumsallaşma aşamasında olduğu Avrupa ve ile rekabet edebilmesi, sporda mal ve hizmet üretimi yapabilmesi için hiçbir bahanesi olmadığı görüşlerine de yer verilirken, Türkiye’deki genç nüfusunun bir avantaj olduğu, spora yapılan yatırımların, son yıllardaki başarılı spor organizasyonlarının gerçekleştirilmesi ile birlikte sponsorluk, idda ve şiddet yasalarının çıkarılması, UEFA kriterlerinin hayata geçirilmesi gibi tedbirlerin alınması ile Türkiye’nin bu alanda önemli fırsatlarının olduğu, yakın bir gelecekte spor sektöründe adından söz ettireceği tartışmalar arasında yer almıştır.
Önümüzdeki yıllarda spor ekonomisi alanında, Amerika ve Avrupa’daki örneklerinde olduğu gibi derneklerin ve kuruluşların Türkiye’de oluşturulması ve desteklenmesi, Üniversitelerin ve Enstitülerin spor ekonomisi alanında çalışmalara yer vermesi, Spordan Sorumlu Devlet Bakanlığı ile GSGM ve TFF’nin gibi kurumların spor ekonomisi ile ilgili tedbirleri alması ve kanun ve yönetmelikleri hayata geçirerek spor sektörü ile ilgili projelere ağırlık vermesi, Türkiye’nin bu alanda rekabet şansını artırarak, istihdam sağlaması ve katma değer oluşturması, Türkiye ekonomisine uzun vadede önemli katkılar sağlayacağı kanaatimcedir.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.