Sebahattin Devecioğlu

Sebahattin Devecioğlu

FUTBOLUN ÜSTÜNLÜĞÜ

Küreselleşme ile birlikte başlayan yenidünya düzeni, yeni yönetim ve yeni ekonomik sistem tüm dünyadaki sosyal ekonomik yapıları değiştirmeye devam ettiği günümüzde bu gelişmelerden payını alanlardan biriside hiç şüphesiz futboldur.


Tüm dünyada bilim ve teknolojik gelişmeler, çağdaş yönetim yaklaşımlarını ön plana çıkarırken, yönetim anlayışlarındaki değişmeler, yeni ekonomik sistemlere geçişi anlamlaştırmaya çalışmaktadır. Yeni ekonomik sistem birçok kavramı ve kurumların değişmesine ve gelişmesine ve dönüşmesine neden olmaktadır. Her zaman ifade ettiğimiz gibi kavram ve kurum olarak bu gelişmelerden en çok etkilenen futbol olmuştur. Son yıllarda futbola dair yaşanan tüm olaylar ve gelişmelerin temelinde gelişen ve değişen bilim, teknoloji, yönetim ve ekonomik sistemlere uyum sağlamaya çalışmanın sancılarıdır aslında, İnsanlık tarihi incelendiğinde toplumsal hayattaki gelişmeler ile birlikte devlet, hukuk ve yönetim anlayışlarının yaşamış olduğu süreçler, futbola özgü olarak da yorumlanmaktadır. Klasik, neo-klasik, çağdaş yönetim yaklaşımlarının, sosyalist, kapitalist ve liberal ekonomik anlayışlarının tesis etmeye çalıştığı kurumlar içerisinde futbol tüm yönleriyle yar almaya çalışmış ve toplumun gelişmesi adına önemli roller üstlenmiştir.


Dünyanın en büyük örgütlerinden biri ola FİFA yapısal özelliği gereği, futbola özgü gelişmeleri yakından izlemek de, futbolun kurumsal yapısını oluşturmanın yanı sıra, organizasyon ve ekonomik özelliklerini insanlığın gelişimine göre uyarlamaya çalışmaktadır. Geçmişte futbolla ilgili yaşanan gelişmeleri kronolojik olarak kayıt altına alırken, aynı zamanda dünyadaki gelişmeleri yakından takip ederek, futbolun kendine özgü yapısını bozmadan gelişmesine katkıda bulunmaya çalışmaktadır. Fakat futbolun dinamik ve süreklilik arz eden özelliği birçok tarihsel, siyasi ve ekonomik kurumu da bünyesinde barındırmaktadır. 
Son günlerde Türk futbolunda yaşanan gelişmeler aslında futbol tarihinde yaşanmış bir çok benzer olayı bizlere hatırlatmaktadır. Futbolun sektöre dönüşmesi ile birlikte parasal kaynakların devreye girmesi aslında yeni bir gelişme olmayıp benzer bir çok olay daha önce farklı ülkelerde gündeme gelmiş ve bundan sonrada gelecektir.


Futbolun Yakın tarihinde, ispanya kralının yüz yıl gibi uzun bir süre ispanya yı futbol la yönettiği tezi siyasi gelişmelerin en çarpıcı örneği olarak karşımıza çıkarken benzer yaklaşımların birçok örneklerini Simon Kuperin Futbol Asla Sadece Futbol Değildir Kitabında politika ve çeşitli kültürlerle arasındaki ilişkiyi tüm dünyadaki örnekleri ile insanların görüşüne sunarak, futbola ayrı bir boyut kazandırmıştı. . İtalya’da “Temiz Eller Operasyonu” kapsamında başlatılan birçok soruşturma sonucunda derin devlet futbol ilişkilerinin kara para aklama operasyonlarının en çarpıcı örnekleri günümüzde yaşanan futboldaki gelişmelere ışık tutacak özelikler taşımaktadır. Dünyada bu gelişmelerin benzerlerini, Türkiye’de Ecevit Kılıç’ın kaleme aldığı “Kirli Kramponlar” kitabında Futbol Mafya Para ve Siyaset ilişkilerini yakın geçmişte kamuoyuyla paylaşmıştı 
Kasım 2006 yılında Avrupa futbolu ile ilgili karmaşık amaçların ele alınması Bağımsız Araştırma Raporu “Independent Review of European Football” projesinde futbola özgü çözümlenmeye çalışılan problemler içinde futbolun sosyal bütünleşme ve sağlıklı yaşam şekilleri oluşmasında nasıl daha anlamalı bir rol oynayabileceği vurgulanırken, kulüplerin finansman sistemleri, ücret tavanları, Kulüp veya futbol menejerleriyle ilişkiler, kulüplerin mülkiyeti ve sermaye piyasalarına açılma, futbolda gelirlerin dağılımı ve şike ve yolsuzluğa karşı korunma gibi ekonomik kökenli sorunlar da ağırlık verilmişti. 


Avrupa Parlamentosu Mart 2007’de Kültür ve Eğitim Komitesi Raporda, sporun yönetici organlarının özellikle UEFA nın öz-yönetim çabalarına destek olarak AB Komisyonu’nun futbolun büyük kulüpleri destekleyen ve ticari kontrolü öne çıkaran yaklaşımındaki problemleri. “Avrupa’da futbolun geleceği, zenginliğin ve sportif gücün artan merkezileşmesi ile tehdit altındadır, bu da yayın gelirlerinin öneminin artmasından kaynaklanmaktadır.” cümlesi ile özetlenebilir. Ayrıca raporda kulüplerin sermaye piyasalarına açılmaları ile Avrupa modelinden uzaklaşarak Amerikan modeline yaklaştıkları ve bunun olumsuz sportif sonuçları olacağı vurgulanması Futbolu tehdit eden unsurların neler olduğunu açıkça ortaya koymaktadır. 


11 Temmuz 2007 tarihinde AB Komisyonu tarafından yayınlanan “White Paper On Sport” isimli raporda Avrupa Birliği nde sporun nasıl yönetileceği konusunda bir yasal zemin oluşturulmaya çalışılırken, Avrupa’da genelde sporun, özelde futbolun hangi problemlerle karşı karşıya olduğunu ve bu problemlere nasıl çözüm üretileceğini, Avrupa Birliğine üye ülkelerin spor bakanlarıyla birlikte değerlendirerek, spor kamuoyuyla paylaşmışlardı. 
Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı`nın (OECD) kara para aklamayla mücadeleyi yürüten Mali Eylem Görev Gücü`nün (FATF) `kara para aklama` raporu, futbolun öteki yüzünü ortaya 2009 yılında ortaya koymuştu. Rapora göre, futbol son yıllarda eğlence aracı olmaktan çıkıp, küresel bir endüstri haline geldi. Ekonomik değerin milyarlarca paraya ulaşması suç aktörlerinin de yeşil sahalara girmesine sebep olduğu ifade edilmektedir.
FATF`ın `kara para aklama` raporu futbol sektörünün büyüklüğünün milyarlarca para akışına sebep olduğu, bunun da hile, yolsuzluk, vergi kaçakçılığı ve kara para aklamayı beraberinde getirdiği dile getirilmektedir. Pazara giriş için herhangi bir engelin olmadığının belirtildiği rapor : “Sektörde para kazananların sayısı her geçen gün arttığı, TV ve Sponsorluk geliri sürekli yükseldiği, Futbolcu alım satımları, menajerlerin, sponsorların ve dışarıdan ilgilenenlerin sayısını arttığı, Futbolcuların transfer bedelleri kontrolsüz şekilde arttığı Bunun neticesinde büyük hacimli işlemlerin yapılması, para akışında hileli işlemlerin gizlenmesini kolaylaştırdığı. Bu da kara para aklanmasına fırsat verdiği” ifade edilmektedir.


UEFA tarafından Kulüplerin mali bünyelerini güçlendirerek, futbolun Avrupa da uzun vadede sağlığını korumayı amaçlayan “Finansal Fair Play” projesinin uygulanmaya konulması, futbol üzerinde oynan kirli oyunların mali disiplin adı altında kontrole alınarak futbolun Avrupa’da kurumsallaşmasına katkı sağlayacak özellikler taşımaktadır. 
Günümüzde Türk futbolunda yaşanan olumsuz olayların tümü, aslında Türkiye’de futbolun profesyonelleşmesi, özerkleşmesi ve ticarileşmesi ile birlikte yaşanan problemler geçmişte çıkarılan birçok yasa ile birlikte henüz arzu edilen seviyeye gelemediğini bir göstergesi olarak önümüzde durmaktadır. 


En son 31 Mart 2011 tarihinde kabul edilen 14 Nisan 2011 tarihinde 27905 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 6222 sayılı “Sporda Şiddet Ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanun”un Şike ve teşvik primi başlıklı, 11. Maddesinde yer alan, alt maddelerdeki gerekçelere dayalı olarak başlatılan operasyonlar, Türk futbolunda milat olarak tarihe geçecek birçok olayı gün ışığına çıkaracağa benzemektedir.
Sonuç olarak; insanlık tarihinin en önemli miraslarından biri olan futbol isimli güzel oyun, tüm yaşanan bu olumsuz gelişmelere rağmen kendine özgü yapısı özelliğini sürdürecektir. Futbol büyüdükçe ve geliştikçe ondan art niyetli olarak yararlanmaya çalışanları cezalandırarak binlerce yıldır kendisini koruduğu gibi, bu günde aynı şekilde davranacaktır. 


Dünya’da bu güne kadar yaşanan sosyo ekonomik ve kültürel gelişmelerden olumlu ve olumsuz olarak etkilenen futbol, devlet, siyaset, ekonomi erkleri karşısında kendi üstünlüğünü, en az hukukun üstünlüğü kadar koruyarak, yoluna devam ederek milyonların karşısına yeniden çıkmayı başaracaktır.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.