Sebahattin Devecioğlu

Sebahattin Devecioğlu

FUTBOLUN BÜYÜYEN PASTASI

Futbol, tüm dünyada sosyolojik bir hareket olarak ortaya çıkmış ve kitlelerin dili haline gelmiştir. Bugün artık futbol, sadece bir oyun olmanın ötesinde çağdaş popüler kültürün derinliklerini keşfetmemizde etkili olan bir araç haline gelmiştir. Futbolu iyi anlamak ve analiz edebilmek içinde yaşadığımız toplumu ve dünyayı daha iyi anlamamıza yardımcı olacaktır. Dünya üzerinde oynanmakta olan hiçbir spor dalı futbol kadar, her ülkenin sahip çıktığı ve milli kimliğin bir göstereni haline getirdiği evrensel bir referans olma özelliğine erişememiştir. İnsanlar futbol aracılığı ile kimlik edinme ve aidiyet duygusu hissetmelerinin yanı sıra futbol tutkusu ile kendilerinden geçerek deşarj da olabilmektedir. Futbol şiddeti, öfkeyi, sevinci ve neşeyi içinde taşıdığı için incelemeye ve üzerinde düşünülmesi gereken bir yapıya sahiptir. Futbolun nasıl olup da dünya üzerinde bu kadar çok insan tarafından ilgiyle izleniyor olması bile başlı başına sosyolojik bir değerlendirmeyi gerektirmektedir.
Yüz yılı aşkın bir geçmişi olan futbol bugün çok güçlü ve yaygın bir endüstri haline gelmiştir. Kitlesel tüketime çok yatkın, heyecan ve coşkuya açık, üstelik ucuz ve eğlenceli oluşu gelinen aşamada önemli etkenler arasındadır. İşte bu duygusal ve toplumsal meblağ, futbolun benzer spor ve eğlence sektörlerinin önünde yer almasının da önemli nedenlerindendir. Günümüzde Futbol toplumun sosyal, ekonomik ve kültürel parametreleri ile örtüşerek önemli bir yapı sergilemektedir. Fransa Stratejik ve Uluslararası İlişkiler Enstitüsü Müdürü Pascal Boniface “Futbolun Stratejik önemini kimse ret edemez. Futbol dünyanın en evrensel olaylarından biridir. Demokrasiden Piyasa ekonomisinden daha evrensel gerçek anlamda sınır tanımayan tek şey...” şeklindeki açıklaması futbola olan ilginin boyutlarını açıklayıcı niteliktedir. 
Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı’nın (OECD) nin Mali Eylem Görev Gücü (FATF), “Futbol” konulu rapora göre, son 20 yılda sadece eğlence veren bir sektör olmaktan çıkan futbol, küresel bir endüstri haline dönüştüğünü belirterek, futbolun artan iktisadi önemi de, sektöre yapılan yatırımları artırdı, yönündeki açıklamalar futbol sektörüne ilişkin olarak; “Dünyada yaklaşık 265 milyon kişinin futbol oynadığını belirten rapora göre, bunların yüzde 8′ini kadınlar oluşturuyor. Dünyada resmi kayıtlı futbolcu sayısı 38 milyon, hakem ve diğer yetkililerin sayısı 5 milyon, kulüp sayısı da 301 bin. En fazla kayıtlı futbolcu 6 milyonla Almanya’da bulunuyor. Bunu 4 milyonla ABD, 2 milyonla Brezilya, 1′er milyonla İngiltere, Güney Afrika, Hollanda ve Japonya, 400′er binle de Kanada, Rusya, Çin, Ukrayna, Çek Cumhuriyeti, Polonya, İspanya, Avusturya, Şili ve İran izliyor. Futbolda sadece Avrupa pazarının büyüklüğü 13,8 milyar liraya ulaşıyor. Avrupa’nın en büyük ligleri arasında İngiltere’de futbol gelirleri yılda 2 milyar 273 milyon avro, Almanya’da 1 milyar 379 milyon avro, İspanya’da 1 milyar 326 milyon avro, İtalya’da 1 milyar 163 milyon avro, Fransa’da da 972 milyon avro olarak belirleniyor” şeklinde ifade edilmektedir. 
Türkiye’de bu gelişmelerin tam ve doğru olarak algılandığını söylemek doğru değildir. Türkiye’de artık futbolun çağdaş ülkelerde olduğu örgütlenmesini gözden geçirmesi bir zorunluluk haline geldiğinden, yapının kurumsal bir nitelik kazanarak tüm organizasyonlarla birlikte kendi kendini finanse eden bir sistem haline dönüşümünün sağlanması gereklidir. Dünyada ve Türkiye’de futbolun toplumla iç içe olan yapısı özelliği ile siyasi, sosyal, kültürel ve ekonomik gelişmelerle uyum içerisinde hareket ettiği çok yakından incelendiği zaman görülmektedir, futbol yönetimi ve kurumları her alandaki gelişmeleri izlemek ve onlara uyum sağlamak kendini bu gelişmeler karşısında yenilemek ve geliştirmek mecburiyetindedir. 
Her yönü ile yenilenen futbol yönetimi ve organizasyonları (FIFA, UEFA, TFF, AB Yasaları, Yayın ihaleleri, Özerklik, Sponsorluk, Şans Oyunları, Yönetimler, Transferler, Stadyumlar) Bu yeni başlangıç ve ümitlerin; kavgalarda, gürültülerden, ölümlerden, küfürlerden ve dopinglerden uzakta, sevgi, dostluk, kardeşlik, çerçevesinde, heyecan ve neşe içerisinde olması, giderek büyüyen Türk futbol dünyasının renklenerek gelişmesine ortam sağlayacaktır. Eğer büyüyen futbol pastasından büyük pay almayı düşünüyorsak artık bu oyunu kuralına göre oynamak gerekmektedir.

KAYNAK
1- TALİMCİLER,A., “Sosyolojik Açıdan Futbol Fanatizmi”. E.Ü. Sosyoloji Böl.
2- DOĞAN,İ., “Türk Futbolunda Potansiyel İstanbul Ruhu ve Şiddet”,Düşünen Siyaset ,Mart, 1999
3- FANATİK GAZETESİ, “Avrupa Da Sporun Finansmanı”, 23.Haziran.2001
4-Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı (OECD),2009

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.