Sebahattin Devecioğlu

Sebahattin Devecioğlu

FUTBOLDA TÜKENMİŞLİK SENDROMU

İlk kez Freudenberger tarafından ortaya konan tükenmişlik kavramı; daha sonra Maslach ve Jackson tarafından tanımlanmıştır. Tükenmişlik kavramının içe vuruk tanımını yapılarak duygusal tükenme, duyarsızlaşma ve kişisel başarı eksikliğine ilişkin duyguları olarak sınıflandırmışlardır. Tükenmenin nedenleri, insanın beklentileri ile ilişkilendirilmektedir. Genellikle gerçek dışı beklentilerin ve gerçek ile beklentiler arasındaki uyumsuzluğun fazla olması sonucunda gelişen bir durumdur. 

Tükenmişlik Sendromu bir çok alanda olduğu gibi; Spor ortamlarında, kurumlarında ve sporcularda, antrenörlerde, yöneticilerde, hakemlerde ve taraftarlarda da gözlemlene bilmektedir. Çünkü spor, kazanma ve kaybetme duygularının yaşandığı sürekli bir rekabetin içerisinde yer almaktadır.

Tükenmişlik iş yaşamında yoğun baskı sonucu gelişebilen fiziksel ve duygusal bir çöküntü halidir.. Tükenmişlik durumu üç alt boyutta incelenmektedir. Bu boyutlar: Duygusal tükenmişlik; enerji eksikliği ve bireyin duygusal kaynaklarının bittiği duygusuna kapılmasıyla ortaya çıkar. Duyarsızlaşma; çalışanların hizmet verdikleri kişilere karşı insan yerine nesne gibi davranmalarıyla kendisini gösterir. Kişisel başarı noksanlığı ise bireylerin kendileriyle ilgili değerlendirmelerinin olumsuz bir nitelik kazanması biçiminde belirir. 

Tükenmişlik kavramının yer almış olduğu bu boyutlar, özellikle profesyonel futbolda ön plana çıkabilmektedir. Futbolun çok yönlü ve karmaşık ilişkiler yumağı içersinde olmasından dolayı, futbol dünyası bu duygu ve düşüncelerin çok sık rastlandığı örnekler ile doludur. 
Tükenmişlik sendromunun en önemli kaynağının, çevresel ve kurumsal koşullar ya da etkileşimler olduğu, yine sonuçlarının kurum çıktılarını doğrudan ya da dolaylı olarak etkilediği bilinen bu kavram konusunda bir çok araştırma bulunmaktadır. Aynı durum futbol kurumları ve çalışanları içinde geçerlidir Futbolun iç ve dış çevresel faktörlerden, çok çabuk etkilendiği herkes tarafından bilinmektedir ki, futbolla ilgili kişi ve kurumların, tükenmişlik sendromunu, her an, her zaman, her yerde yaşayacakları kaçınılmaz olmuştur. Bu gün futbolun içinde bulunduğu çıkmazların nedenlerinden birisinin, futbola özgü yaklaşımların, bilimsel yöntemlerden uzak değerlendirilmesi anlamını da taşımaktadır. Öyleyse futbol dünyasında yer alan kişi ve kurumlar, bilimsel metodoloji ışığında, tükenmişlikle ilgili tüm yaklaşımları yakından inceleyerek, kendilerin düşen görevleri bu anlamda yerine getirmelidirler. Şöyleki; Tükenmişliğe yol açan kurumsal unsurlar düşünüldüğün de, iş yükü ve iş akışının düzenlenmesi, bireylerin birebir kontrolü yerine katılım ve güçlendirme uygulamalarının gerçekleştirilmesi, uygun ödüllendirme sistemi, gerek prosedürler, gerek kaynak dağılımı gerekse etkileşimler açısından kurumsal adaletin sağlanması tükenmişlikle baş etmekte gerçekleştirilebilecek kurumsal düzenlemeler arasında sayılabilir. Benzer biçimde rollere ilişkin stres kaynaklarının tespiti de tükenmişliği azaltmada önemli bir asama sağlayacaktır. Kişisel mücadele tekniklerinin yanı sıra daha kalıcı sonuçlar açısından yapılacak kurumsal düzenlemeler, tükenmişliğin meşru bir problem olarak varlığının kabulü ve kurumun bu konudaki farkındalığı, tükenmişliğin çözümünde önemli bir adımdır. Kurumların, işin insani özelliklerini dikkate almaması ve bireylerden insanüstü taleplerde bulunması, tükenmeye yola açmakta; çalışanlar, bireysel çabaları ile tükenmişlik ile baş edememektedir. 

Asıl hedef tükenmişliği önlemek olsa da, tükenmişlik hissedilmeye başlandıktan sonra da gerek bireysel gerekse kurumsal çerçevede yapılabilecek pek çok şey söz konusudur. Unutulmamalıdır ki, tükenmişlik bir süreçtir ve bir gecede ortaya çıkan bir durum değildir. Bu nedenle sinyalleri doğru algılamak, farkındalık ve zamanında müdahale konusunda özellikle yöneticiler ve kurumlara önemli görevler düşmektedir. 
Bütün bu yaklaşımlar, profesyonel futbol faaliyeti içerisinde bulunan kişi ve kurumlar içinde geçerli olduğunu varsayarak, futbolla ilgili tüm unsurların, yaşadıkları tüm olumsuzluklar karşısında mücadele etme yöntemlerini, bir daha gözden geçirmeleri gerektiğini algılamaları, önemli bir gelişme olarak sayılabilir…..

KAYNAKLAR

1- Ergin, C. (1992), “Doktor ve Hemşirelerde Tükenmişlik ve Maslach Tükenmişlik Ölçeğinin Uyarlanması” VII. Ulusal Psikoloji Kongresi Bilimsel araştırmalar . Ed.: R. Bayraktar, İ. Dağ, Ankara.
2-Tümkaya, S, (1996), Öğretmenlerdeki tükenmişli görülen psikolojik belirtiler ve başa çıkma davranışları, Doktora Tezi, Çukurova Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü.
3- Özer,R. (1998), Rehber Öğretmenlerde tükenmişlik düzeyi, nedenleri ve çeşitli değişkenlere göre incelenmesi. Yüksek Lisans Tezi, Karadeniz Teknik Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü
4-Deckard G. J., Hicks L. L.: The occurence and distribution of burnout among infectious disease physicians. Journal of Infectious Disease, 165: s.224-228, 1992
5- http://www.bayar.edu.tr/~iibf/dergi/pdf/C15S12008/131_148.pdf 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.