Sebahattin Devecioğlu

Sebahattin Devecioğlu

FUTBOLDA TARİH YAZABİLMEK

Bilginin anlamı ve kullanımının iktidar ilişkilerine hizmet eden bir araç olması nedeniyle tarihsel bilgiyi kimin ürettiği önemlidir. Tarih yazmak öyle kolay bir iş değildir, geçmişi icat etmek gibi kolaycı ve gerçekçi olmayan bir yola başvurmak hiçte doğru bir düşünsel tavır değildir.
Geçmiş ve tarih kesinlikle aynı şey değil. Geçmiş, olup biten her şeydir. Tarih ise seçicidir, olup biten her şeyi kapsamaz. Tarih, geçmişin yorumudur. Daha ötesi tarih entelektüel bir tartışmadır. Başka bir deyişle, bugün yaşadıklarımız geçmişte kalınca hemen tarih oluvermez. Hele bugün yaşadıklarımızdan neyin tarih olup olmayacağına biz karar verilememektedir. 
Şenol Güneş in A milli futbol takımının dünya üçüncüsü olduğu dünya kupası sonrası sarf etmiş olduğu “Buraya kadar tarih yazdık, artık tarih bitti, geleceğe geçtik” sözleri, her maçtan sonra kendisini tarihe tanıklık etmiş kabul eden ya da o maçta tarih yazıldığına karar veren futbol yazarlarını okumaktan bitap düştüğü, her halinden belli olan Şenol Güneş in de “tarihçi” kesilmesi kaçınılmaz olmuştur. Elbette futbol yazarları da durdukları yerde bir tür tarihçi kesimlememişlerdir. Onların beslendikleri kaynak, toplumdaki yaygın söylem, popüler kültürün geldiği noktayı göstermektedir. Futbol dışında da hemen her alanda bir tarih yazma merakı oluşmuştur. Eskiden her an “destan” yazılırdı, şimdi önüne gelen tarih yazıyor. Hep, ilklerden, tarihe geçmekten, tarihe tanıklık etmekten, tarih yazmaktan söz edilerek, artık tarih üzerine ahkâm kesmek günün modası durumuna gelmiştir. Sporda özellikle futbolda ulaşılamayan başarılara ulaşabilmek ve imkânsız diye adlandırılan sonuçlara ulaşabilmek, tarihsel başarılar olarak nitelendirilerek uzun süre hafızalarımızda yer etmektedir. Türk futbolu tarihi unutulmaz başarılar ile süslüdür. Bu başarılar her zaman “tarih yazıldı” diye yorumlanmıştır. Hafızalarımızı biraz yoklayacak olursak yakın zamanda 3-4 lük Beşiktaş’ın Fenerbahçe galibiyeti, “Beşiktaş tarih yazdı” olarak yorumlanmıştır. Aynı sezon 4 büyüklerin hepsinin hem ligi, hem kupayı aldıkları olmuştur. Fenerbahçe, Manchester ı 40 yıl sonra evinde yenen ilk takım olmuştur. Fenerbahçe 3-0 geriden gelip 4-3 öne geçtiği Gaziantep maçı tarihsel hafızalarda yer alacaktır. Fenerbahçe’nin 6-0 lık Galatasaray galibiyeti unutulmamaktadır. Beşiktaş yıllar önce hep gerilerde olduğu Galatasaray maçında yediği 4 gole, 5 golle yanıt verdiği için tarih yazmıştır. Aynı Beşiktaş, 40 lı yıllarda devresini 3-0 geride bitirdiği Harbiye maçını, Baba Hakkı nın “Ya kazanırsınız, ya da Ankara dan İstanbul a yürüyerek dönersiniz” Ültimatomu ile 6-3 kazanmışsa, bu tarih yazmaktır. Şeklinde nitelendirilmiştir. 
Futbol tarihini derinlemesine irdelediğimizde Elazığ Sporunda kendine özgü başarıları ve imkânsızlıkları başarması ve ulaşılması güç başarıları elde ettiği dönemler elbette ki bulunmaktadır. Daha bir önceleri 3-2-1 sloganıyla şampiyon olarak süper lige çıkması kendi tarihinde elde edilen önemli başarılardan sayılabilecek, tarihe geçmiş olarak ve unutulmayacak olaylardan biri olarak sürekli olarak anılacaktır. 
Elazığ Sporun tarih yazma olarak anlamlandırabileceği bir fırsat daha önünde durmaktadır. Bu sezon tüm olumsuzluklara rağmen önümüzdeki haftalarda elde edebileceği seri galibiyetler sonucu ulaşabileceği “kümede kalma hedefinin” gerçekleşmesi uzun süre hafızalardan silinmeyecektir. Bu tarihi fırsatı en iyi şekilde değerlendirerek mutlu sonuca ulaşmak zor olduğu kadar, onu yaşayanlar ve yaşatanlar içinde unutulmaz bir tarih olarak anılacaktır. 

KAYNAKLAR 
1-http://www.bianet.org/2004/07/01_k/32038.html
2-Faruk Bildirici, 27 Haziran-3 Temmuz 2002/Tempo 
3-http://www.pasfotomac.com.tr/ates.html

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.