Sebahattin Devecioğlu

Sebahattin Devecioğlu

FUTBOLDA REKABETCİ YAKLAŞIM

Rekabet, kaynakları israf etmeksizin en verimli bir biçimde ve teknikte üretime tahsis edilmesini (üretimde etkinlik), tüketicilerin ihtiyacı olan mal ve hizmetlerin, o mal ve hizmete atfettikleri iktisadi değere uygun dağılımının gerçekleştirilmesini (kaynak dağılımında etkinlik) ve sınırsız ihtiyaç ve farklı zevkleri karşılamak için teknoloji, ürün ve üretim süreçlerinde sürekli iyileştirmelerde bulunmayı (dinamik etkinlik) sağlar..Rekabet, yüksek performansa ulaşmanın yoludur. Performans, kalite, etkinlik verimlilik, yenilik ve yaratıcılık, karlılık, düşük maliyet gibi temel göstergelere bakılarak ölçülebilir. Rekabetin olmadığı ortamlarda tüm bu temel göstergelerde arzu edilen hedeflere ulaşılamaz .
Günümüzde spor, uluslararası ilişkilerin başlıca unsurlarından biri haline gelmiş ve sadece devletler arası olma boyutunu çoktan aşmıştır. Avrupa Birliği Komisyonu na göre spor, Avrupa vatandaşlarını birbirlerine en çok yaklaştıran etmendir ve bu niteliği ile günümüz toplumunda çok önemli bir sosyal ve siyasal işlevi yerine getirmektedir. Spor, kitleleri din, ırk, etnik köken, cinsiyet, ekonomik ve sosyal düzey gözetmeksizin birleştiren en önemli sosyolojik dinamik haline gelmiştir. Bu kadar önemli işlevleri bulunan spora Avrupa Birliği, kurucu belgesi Roma Antlaşması ve onu revize eden Amsterdam Antlaşması nın doğrudan ilgili bir hüküm içermemesi yüzünden, serbest piyasa ekonomisi kuralları ve özellikle rekabet hukuku aracılığı ile taraf olmakta, düzenleme ve yargı kararları alabilmektedir. Ancak spor, rekabetin geçerli olduğu diğer alanlardan farklı bir özelliğe sahiptir; bütün ekonomik rekabetlerde gayret rakipleri yok etmek ve olabildiğince piyasaya hakim olabilmek, tek kalmak iken, spor serbest rekabete çok açık ise de, rakipler arasında bir dayanışmanın da var olduğu farklı bir alandır. Zira sporda rakip kalmazsa yarışma da olmaz.. 
Spor alanında rekabet hızla tüm dünyaya yayılırken, Sporcular, ülkeler, yönetimler, organizasyonlar, kulüpler, federasyonlar, şirketler, iletişim kurumları, arasında ve spora ilişkin transfer, yayın gelirleri, sponsorluk, reklam vbg. alanlarda, sportif başarı dışında kar amacının ön plana çıkması rekabete dayalı ortamın gelişmesini sağlamıştır. Bu rekabet ortamının olumlu bir çok kazanımının yanı sıra sporda yaşanan şiddet, doping, küfür, gibi olaylar, sporda toplumların korumaya çalıştığı kültürel değerlerine zarar verici aykırı davranışlar da giderek artmaya başlamıştır. Günümüzdeki gelişmeler futboldaki, sportif başarı dışında çok yakından incelendiğinde rekabet kavramıyla ne kadar ilişkili olduğunu gösteriyor ki, önemli olan her alanda olduğu gibi rekabetin spor alanında da sahip olunan değerlerin kaybolmamasına neden olmayacak şekilde yapılabilmesidir. 
New York ta yapılan Uluslararası Rekabet Hukuku ve Politikası Konferansı nda Jean-François Pons un; Spor ve rekabet ilişkisine dair; “Son yıllarda açılan sporla ilgili rekabet davalarının (60 kadar) sayısında bir artış olduğunu bunun da spor sektörünün giderek büyümesine ve Avrupa Adalet Divanı nın Aralık 1995 tarihli "Bosman" kararıyla futbolcuların transfer kurallarını serbestleştirmesinden sonra ilgili taraflara bu işin de tüm diğer ekonomik faaliyetlerde olduğu gibi Topluluk kanunlarına göre yapılması gerektiğini anlatmasının bir sonucu olduğunu” ifade ederek. Futbol sektöründeki ekonomik büyümenin asıl sebebini yayın haklarının değerinin artmasına, bunu da televizyon sektöründeki teknolojik gelişmeye bağlamaktadırlar. 
Yapılan araştırmalar da Türk Futbolundaki rekabet düzeyi iddia edilenin aksine nisbi olarak gerilemektedir. Şampiyonlukların sadece 4 takım tarafından kazanılmış olması da bu görüşü desteklemektedir. Profesyonel ligin 3-4 takımdan oluştuğunu düşünerek bu takımlar arasındaki maçları yorumlayarak, futbolumuzun geleceğini belirlemek yanlıştır. Anadolu takımlarının altyapı ve finansal yönden desteklenmesi ve teşvik edilmesi hem futboldaki rekabet düzeyini artıracak hem de futbol sektörünün gelişmesine katkıda bulunacaktır. Kuşkusuz futboldaki rekabet düzeyinin artması ise en çok seyircileri -taraftarları memnun edecektir.

KAYNAKLAR
1-http://www.canaktan.org/egitim/universite-reform/aka_rekabet.htm
2- ERKİNER,K., Spor ve AB üyeliği, Radikal, 5 Ekim 2002
3-http://www.escrc.com/www/fforumayrinti.asp?FID=296
4- F. Halıcıoglu,Referans (Finansal Forum) gazetesi,İstanbul, 17 Haziran 1998

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.