Sebahattin Devecioğlu

Sebahattin Devecioğlu

FUTBOLDA ÇATIŞMA YÖNETİMİ

Çatışma anlam itibariyle olumsuz bir durum olarak algılansa da günümüzde kurumsal ve/veya kişisel gelişim aracı olarak görülmektedir. Çatışmayı anlamak; nedenlerini ve süreçlerini ortaya çıkararak gerek kurum bazında gerekse gruplar arası ve kişiler arası dinamikleri ortaya çıkararak yöneticilere etkin yönetim; diğer bir değişle kurumsal hedeflere ulaşma, çalışanlara ise kişisel gelişim sahalarının kapılarını açmaktadır. 
Kişiler arası ve gruplar arası çatışma evrensel bir kavramdır. Sosyal bir varlık olan insanın içinde bulunduğu ortam itibariyle kısıtlı kaynak ve olanaklar da göz önüne alındığında diğer birey ve gruplarla çatışmaya girmemesi imkansızdır. Çatışma, biri birine uymayan veya zıt potansiyel etkilerin ilişkiler bütünü olarak düşünebilir. Yaşamının devamı için gerek fizyolojik gerekse sosyal-psikolojik ihtiyaçların giderilmesi kaygısı insanı diğer birey ve gruplar ile doğal bir çekişme içine iter. 
Çatışma en genel anlamda “savaşlardan endüstriyel mücadelelere, rekabete ve en basitinden başkalarından hoşlanılmamasına kadar çeşitli durum ve olayları bünyesinde toplamamaktadır. Çatışmanın temelinde bireyin çatıştığı kişiyi, grubu, düşünceyi veya olayları benimsememesi, hoşlanmaması veya bu tür olguların bir kısmı ile çekişmesi yatar. Çatışma bir sosyal ya da biçimsel grupta yer alan bireyler veya gruplar arasındaki anlaşmazlık ya da düşmanlık olarak veya bireyin anlaşmazlık algılanması ya da bu anlamda ortaya çıkan sorunları çözümlemedeki yeteneksizliği olarak düşünülebilir. Özelden genele gidilerek çatışma ele alındığında, birey bazında, insanın yapısında kalıtsal olarak var olduğu sanılan içgüdüsel saldırgan davranışların bireylerce tek tek veya gruplar halinde ortaya konmasının bir sonucu olduğu söylenebilir. Genel bir bakış açısından irdelendiğinde organizasyonel çatışma ise bireyler ve grupların birlikte çalışma sorunlarından kaynaklanan ve normal faaliyetlerin durmasına veya karışmasına neden olan olaylar olarak tanımlanır .
Biri birine uyumsuz ve zıt hedeflere ulaşmayı hedefleyen taraflar arasında yaşanan gerginlik sonucu, birey veya gruplar bilerek ve isteyerek biri birlerinin ön gördükleri hedeflere ulaşmalarını engellemeye çalışabilirler. Söz konusu engellemeler aktif veya pasif şekilde gerçekleşebilir. 
Futbol ortamları dinamik yapısı nedeni ile her zaman çatışma ortamı doğuracak nitelikler taşımaktadır. Futbol organizasyonları, futbol örgütleri, sporcular, yöneticiler, seyirciler ve taraftarlar, Antrenörler, hakemler, basın mensupları spor ortamını oluşturan birer unsurlar olarak futbolun aktif ve pasif katılımcılarıdır. Bu unsurlar futbola ister aktif ister pasif olarak katılsınlar bulundukları ortamlarda spor aracılığı ile kendilerini gerçekleştirme durumundadırlar. Futbolda amaç ne olursa olsun bu amaca ulaşmada roller ve görevler sürekli bir değişim içerisindedir. Futbol ortamlarındaki her türlü hareketlilik zaman zaman krize dönüşerek çatışmanın oluşmasına zemin hazırlamaktadır. Sportif anlamdaki mücadeleler rekabet içeren özelliklerinden dolayı rakip kavramını ortaya çıkarabilmektedir. Sporun bu özelliği onun çatışma ortamının belirleyicisi olmasından kaynaklanmaktadır.
Futbol dünyası sporcuların, kulüplerin, yöneticilerin, hakemlerin, taraftarların ve hakemler gibi bir çok unsurun bulunduğu çatışma örnekleri ile doludur. Bu çatışma ortamları futbol organizasyonları var olduğu sürece devam edecektir. Önemli olan sporun rekabete dayalı bu özelliğini iyi kavrayarak ortaya çıkabilecek veya ortaya çıkan çatışma şekillerini analiz etmektir. İdeal spor ortamlarının oluşması amacı ile sporun ahlak ve kuralları içerisinde sporda esas hedeflere ulaşabilmek için, Yönetim bilimi çerçevesinde çatışmayı yönetimi tekniklerinden yararlanmak gerekmektedir. Bu tekniklerin bilimsel uygulamaları futbolda başarılı yönetim örneklerinin sergilenmesine zemin hazırlaya bilecek özellikler taşımaktadır.

KAYNAKLAR
1-Gray J L, Organizational Behaviour: Concepts and Applications , ( Charles E Merill pub, 1984), s.473-506
2-Gordon J, A Diagnostic Approach to Organizational Behaviour, (Allyn and Bacon pub., 1991),s.464-501
3-Erdoğan I, Işletme Yönetiminde Örgütsel Davranış, (Avcıol basım yayın, 1996), s.145-220
4-Baysal A C ve Tekarslan E, Davranış Bilimleri , ( Avcıol basım yayın, 1996), s.289-332
5-Eren E, Yönetim Psikolojisi, ( Beta basım yayın, 1993), s.363-377
6-http://www.evcimen.com/bilimsel.html

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.