Nurhat Halisdemir

Nurhat Halisdemir

SORUNLARI BÜYÜYEN ŞEHİR...

Elazığlı, yaşamaya çalıştığı şehrin yaşanabilir şehir olmasını ve yaşam standartlarının yükseltilmiş olmasını hep hayal etmiştir. Bunun için mülki ve yerel yöneticilerinin hem şehrin, hem de insanların sorunlarıyla hem dert olmasını beklemektedirler. 


Ekonomisiyle, sosyal ve içtimai yaşantısıyla, sportif aktivitelerle dolu dolu yaşanan bir şehir...
hayali bile güzel değil mi? 

Bu hayalin gerçekleşip gerçekleşmediğini sokakta, cadde de bir şekilde hissedersiniz. Eğer içtimai hayattan uzak biri değil iseniz...
Malum ramazan olması sebebiyle iftar sonrası insanlar sıkça bir araya gelir ve oradan buradan derken sohbetler bayağı yoğun olur..hele de sigara yasağının yaşatmış olduğu sıkıntıdan ötürü sokaklara taşan bir ortamdır sohbet ortamları...
Konuştukları konular ise ortamlarından daha ilginçtir, biraz kulak kabartılırsa konular üç aşağı, beş yukarı bellidir...ve insanlarımız; genç, yaşlı fark etmez sıkıntılara da vakıftır..
Ya günümüzün konusu! Açılım, saçılım muhabbeti yada Elazığlıları çok üzen Elazığ spor ve işsizlik, dolayısıyla ekonomik durumlar....

Haaa birde doğalgaz kazılarından dolayı arabasının amortisörünün patladığını, ilgililerin duyarsızlığına ağız dolusu homurtularla sitem! eden insanlar...
Öncelikle ekonomisini ele alırsak hayal edilen ile gerçeklerin hiçte örtüşmediğini görmek zor olmaz sanırım. Çünkü kahve köşelerindeki insanlarımız bunun en belirgin göstergesidir. Esnafın durumu derseniz daha kötü...yatırım var mı? diye soranlara sadece denilecek söz keşke olur...
Peki Elazığ ülke ekonomisinden en yüksek payı alan iller arasında bulunuyor, bu pay alınıyorsa insanlara neden yansımıyor sorusu akla ilk gelen sorudur.
Cevabını ise biraz da suizanda bulunarak verelim hadi...
Birincisi bu alınan pay sadece hükümetin kağıt üzerinde gönderdiğini söylediği meblağdır...ikincisi ise hükümetin gönderdiği paralarla yatırım yapacağını söyleyen ama yapmayan bir grup insanın götürdüğü!!! Pay...
Bu varsayımlar çoğaltılabilir ama ben diğerlerini sayın okuyucunun değerlendirmesine bırakıyorum...

Ekonomik getirisi kıt olan insanlardan çoluk çocuğu yada eşi dostuyla sosyal aktivitelerde bulunmasını beklemekte abesle iştigal olur değil mi...
Bunu neden yazdım belirteyim...
Gerek fanatik ve gerekse hafta sonları Elazığ sporun maçlarına giderek bir nevi sosyal yaşantının stresini atmayı hedefleyen kitleler yine sitem etmektedir o sohbet ortamlarında...yazıklar olsun şehrimizin ismini taşıyan tek spor kulübünün kapısına kilit vurulur hale getirdikleri için diyorlar ve ekliyorlar bu kadar zengini olan bir şehrin makus talihi bu olmamalıdır diye...bu konuda sayın hocam Sebahattin DEVECİOĞLU’nun köşe yazısını da örnek göstererek Elazığ sporun yönetim sürecinin nasıl olması gerektiğini ifade ediyorlar. Sağ olsunlar duyarlılıklarını her ortamda gösteriyor kadirşinas Elazığlılar ama anlayan yok, dinleyen yok....

Bu köşede sorunlarını dile getireceğiz ömrümüz oldukça Elazığ’ın ve Elazığlının...
Şimdilik diyerek burada noktayı koyalım...

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.