Nurhat Halisdemir

Nurhat Halisdemir

Seçimler öncesi…

 

 Bu seçim ilginç ve bir o kadarda endişe verici halde devam ediyor. Tek duamız insanlarımızın incinmeden, kalplerin kırılmadan ve en önemlisi kimsenin kılına zeval gelmeden sonlanması ve ülkenin olağanlaşmasıdır.

Maazallah yaklaşan süreçte provoke amaçlı her türlü söz, söylem ve eylemlere açık bir alan haline gelen siyaset; karanlık güçlerin kontrolüne geçerse bunun bedelini kimse ödeyemez. Sağduyu sahibi herkes bu konuda duyarlı olmalıdır.

Demokrasi havarisi olanların! yasakçı zihniyeti, ötekileştirici söylemleri ve uzlaşmadan uzak tutumları yüzünden katmanlara bölünmeye yüz tutan bir toplumun oluştuğunu görünce insan endişe duymakla kalmıyor; korkuyor!

Seçimlerin amacı vatandaşların daha iyi hizmet almasına önderlik edecek bir yöneticiyi seçmeleridir ve bu her bireyin en doğal hakkıdır. Ama ne yazık ki iş şirazesinden çıktı ve araç olan partiler amaçların önüne geçti.

Sayın başbakan ve ekibi başta olmak üzere çok sıkıntılı bir dönem yaşıyorlar ki bu dönemin altından çok sular akacak gibi. Bu bilgilere bağlı olarak yapacağım değerlendirmem ülke geneli için geçerli olmakla beraber yerel ölçekte de kısmen geçerlidir.

Sayın başbakanın etrafında şuanda öyle bir sarmal var ki Allah yardımcısı olsun. Bu temenniyi yaparken öncelikle bilinmesini isterim ki siyaset arenasında ismini duyduğum günden beri oyum nasip olmamıştır kendilerine ama inancım gereği zorda olan her kim olursa olsun aynı temennide bulunurum…

Nedeni şudur o temenninin!

Partisinin belli bir ideolojisi olmadığı için her katmandan insanı yakın çalışma! Arkadaşı olarak belirli zamanlarda yanına almıştır ve bu kişiler genelde siyaseti “meslek” edinmiş kişilerdir ve bunların ortak özelliği; sabah dindar, öğlen liberal ve akşamda AKP’lilerdir. Böyle bir yapının içinden kaos çıkması kadar doğal bir şey olamaz…

Akla şu soru gelebilir-diğer partilerde bu tür insanlardan yok mu? -elbette ki var ama onlar hep muhalefet oldukları için “meslekte acemi çocuklardır” tecrübe kazanınca o günkü şartlarda hangi parti iktidar ise orda yuvalanacaklardır!

İşte ülke genelinde olan bu durum Elazığ için de geçerlidir…

Partilerin seçim sürecinde siyaseti “meslek” olarak görenler kadrosuna dikkatle bakılırsa ne demek istediğim değerli okuyucularım tarafından daha net anlaşılacaktır. Ben üzerime düşen “işaret etme görevimi” yapmış olayım!

Gerisi mi?

 Ben karışmam…

 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.