Nurhat Halisdemir

Nurhat Halisdemir

Öylesine yazılan yazı!

 

Tepkilerin çoğalması değil de; birilerinin illa da beni mi yazıyorsun demesi canımı sıktı ve bende bu yazımı öylesine yazayım dedim.

Konu çok; hele ki Elazığ gündeminde…

Önce günlerdir kamuoyunun dikkatini çekmeye çalışan MHP il ve ilçe yönetimini; kardeşlik mitinginin beklentilerin üzerinde bir katılımla sonuçlanmasını sağladıkları için kutluyorum. Birileri için o kalabalık az görünebilir ama unutulmamalıdır ki yıllardır her şeyi kabullenmiş bir şehirde bu kadar insanı uyandırmak bile büyük başarıdır!

“Uyandırmak” kelimesini bilerek hatta ve hatta isteyerek kullandım. Çünkü bu aziz şehirde halkına bir “amele” gibi davranan hatta ve hatta “sürü” muamelesini reva gören yöneticilere karşı “Varol, çok yaşa” gibi sloganlar atanları gördüm. İşte bu yüzdendir ki uyandırmak kelimesini kullandım.

Neyse ben yine öylesine yazmaya devam edeyim…

Dün gazete manşetlerinde bir haber geçti.

Manşet; “13 şehir şaha kalkacak” olunca dikkatimi çekti ve birazda milliyetçilik duygularımla hele bakayım bizim Elazığ’da şaha kalkacak illerin arasında var mı? Diye haberin içeriğini okudum.

Ama beklediğim gibi yoktu…

Şaşırmadım çünkü biz Elazığlılar şaha kalkacak ilde yaşamaya layık insanlar olarak görülmüyoruz!

Bu ülkede ne hazindir ki insanları kategorize etme çalışmaları devlet eliyle yapılmaya başlandı. Öyle ki; birileri çıkıp kendisini Kürtlük davasının amansız savunucusu ilan ederken birileri de hemen karşıt söylemler içerisinde duruşunu sergiliyor. Birilerini çok ilgi çekmeyen ama acınma duygusu uyandıracak türde basit hakların savunucusu olarak görürken diğerlerini keskin hayır söylemlerinin yılmaz dövüşçüsü olarak görüyorsunuz. Aslında olayı yıllar önce protest müziğin temsilcilerinden birisi olan sanatçı müsveddesi ne güzel açıklamış. "Açlığın dini olmaz, yoksulluğun vatanı" eksik olanı da ben üzerine ekliyeyim ki meramımız tam anlaşılsın.

Şerefsizinde milleti olmaz…

Bu toplum bilimciler aslında biber gazının azabına uğrayıp kendilerini rezil rüsva etmeliler ama yok işte.

Şimdi diyorsunuz “hoca; olmayan duaya âmin denilmez” vallahi haklısınız!

Benimkisi sadece bir temenni…

Çünkü bu toplum bilimciler olayların gerçek yüzünü vatandaşa layıkıyla aktarsa uyuyan kimse kalmaz ve hiç kimsede babasının çiftliği gibi elini kolunu sallaya sallaya aklına geleni yapamaz.

Yok; ben öylesine yazı yazmayı beceremiyorum…

Aşktan, çiçekten, böcekten hatta ve hatta göbekten bahsetmek varken gittik geldik yine zülfü yâre dokunmaya başladık.

Uyuyan milletime saygılarımla iyi günler diliyorum…

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.