Nurhat Halisdemir

Nurhat Halisdemir

Ölümün adını koymak…

Hasta ve bir o kadarda asabi vatandaşın biri doktora gitmiş ve demiş ki; doktor senden ilaç, tedavi istemiyorum; bana ölümün reçetesini yaz ki kullanayım.

Doktor dalmış, düşünmüş ve asabi hastasına üç kalemden oluşan reçeteyi yazmış…

Daha sonra hastaya dönerek doktor şunları söylemiş; unutulduğunu düşündüğünde, ümitlerinin bittiğini anladığında ve umursanmadığını anladığında bu reçeteyi açacak ve yazdığım şekilde davranacaksın!

Gel zaman git zaman asabi hasta adam doktorun söyledikleriyle muhatap olduğu düşüncesine kapılmış ve doktorun yazdığı reçeteyi evinin bahçesinin duvarına yaslanıp açmış ve okumaya başlamış. Ama yaslandığı duvar adamın üzerine yıkılmış. Hasta adam söylene söylene düştüğü yerden kalkmış ve okumaya devam etmiş…

Doktor reçetede şöyle yazmış;

Eşin sana söyleniyor mu?

Evlatların seni dinlemiyor mu?

Güvendiğin; yaslandığın duvar bile seni istemiyor mu?

O zaman ya sen onların değerini bilmedin ve gerektiği gibi davranmadın; ya da sen onlara olduğundan fazla değer verdin. Dal, düşün!

Biraz düşündükten sonra adam okumaya devam etmiş;

Doktor devamında şöyle yazmış!

Eğer sen onların değerini bilmediğini düşünüyorsan sık kafana gitsin; bu ölüm senin için hayırlıdır. Yok, eğer sen onlara olduğundan fazla değer verdiysen; önce duvarı yık, sonra eşinin ve evlatlarının kafasına sık. Onların yaşaması sana züldür!

Bu yazıyı lütfen 16 Kasım 2013 tarihini gözünüzün önünde canlandırarak okuyun!

Bugün hasta ve asabi adam bu devlettir!

Eşi; millettir!

Evlatları ise lazı, çerkezi, kürdü, türkmeni, alevisi, sunnisi, gayri müslimi velhasıl bu ülkede yaşayanlardır.

Duvar ise; devlet olmanın gereği olarak kurulmuş, tanımı ve görevleri belli olan kurumlardır…

Sonuçta…

Ölümün adını koymanın günü bugündür! 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.