Nurhat Halisdemir

Nurhat Halisdemir

Kıyım mı; Kıyam mı?

 

Seçim bitti ve sürece zarar vermemek adına suskunluğumun da sonuna geldik çok şükür…

Bu seçimi başarı görenlere sadece pes demek isterdim ama ona da vicdanım el vermiyor. Çünkü bu seçimde sahada olmak isteyen, bir şeylerin düzgün işlemesine katkı vermeye çabalayan onlarca insanın emekleriyle dalga geçer gibi bu hezimeti başarı diye yutturmaya çalışanları Allah’a havale ediyorum!  

Öncelikle bilinmesinde fayda var; bu seçimde Numan Kurtulmuşun hatırına Altın tepside belediye MHP’ye başbakan tarafından sunuldu ama bunu değerlendirecek ne aday ne de teşkilat ortada yoktu. Bu sadece Elazığ endeksli bir eksiklik değil; aynı zamanda Ankara’nın da eksikliği…

Neden derseniz; izahında dahi zorlanıyorum!

Düşünün ki il ve ilçe teşkilatıyla sorunları olan bir vekili sahaya süremeyen bir genel merkezi hangi mantık anlayabilir ki; anlatabilir ki(!)

Sözler kifayetsiz kaldığı gibi akılda dumura uğrar bu durumun izahına…

 MHP’nin bu seçimdeki tüm unsurlarına aslında Navigasyon(!) gerekliydi ama o hizmeti almaya da para lazımdı maalesef.

Bu yazdıklarımı aslında muhatapları özeleştiri olarak kabul edip; daha sonrada gereğini yapsalar inanıyorum ki taban kendilerini hayırla yâd edeceklerdir. Seçim süreci boyunca manken misali platform üzerinde arz-ı endam edenler başta olmak üzere; adayla fotoğraf karesinde poz verenler, SKM’de her şeyi biz biliriz edasıyla hareket edenler, gerektiği yerde müdahale etmekten imtina edenler, rüyalarında birbirlerine elma verenler mutlaka özeleştiri yapmalıdırlar.

Günlerdir bekledim ve kendisini bilirkişi(!) olarak görenlerden bu konuda bir irade sergilemelerini arzu ettim. Ama nerede o irade…

Haliyle inandığım ve hayat tarzımı dahi dizayn eden değerlerim adına yazmayı görev bildim ve yazıyorum. Yazdıklarımın, söylediklerimin arkasındayım. Bundan önce genel merkeze bizzat beni ve arkadaşlarımı rapor edenlerin tekrarını yapmalarında bir sakınca görmüyorum. Elbette bu genel merkezdekiler bir gün neden “Donkişot” misali değirmenlere karşı mücadele ettiğimizi bize de sorarlar ve bizde konuşuruz…

Sonuçta unutulmamalıdır ki sel gider ama götüreceği sadece çakıl taşlarıdır!

 

*****  

Geldi geçti; lakin dedikodusu, yıkıntıları ve en önemlisi etkisi kalıcı gibi!

Yaşanan o süreçte aslında konuşulması gereken ya da gündem olması gereken öyle çok gelişme oldu ki herkes sanki görünmeyen bir elin yönlendirmesiyle kasetlere, tapelere ve twitlere takılı verdi…

Bu yapay gündeme muhalefet balıklamasına atladı ve gündemde konuşulması gerekenler önemini yitirdi. Mesela Kuzey ırakta, Suriye’de, İran’da, Çin’de yaşayan soydaşlarımız korkunç bir soykırımın cenderesinde “sesimiz neden duyulmuyor” diye isyan ediyorlardı.

Ama duyan yoktu…

Biz ise o sıralarda bilal oğlanın parası, gemicikleri; rıza’nın atı; ebrunun tabloları, bakan çocuklarının milyon dolarlarıyla kafa yoruyorduk.  Ama Türk-İslam Dünyasında kan ve gözyaşı oluk misali akarken bizler yatıyorduk!

Kasetler, bilmem neler sanki bu yaşananlara karşı duyarsız kalmamız için planlı şekilde sahneleniyordu. Oynanan oyunun oyuncuları gerçekten rollerini hakkıyla sergiliyor; senaryo belliydi… Bir adı BOP; diğer adı birleşik Kürdistan olan projeyi hayata geçirmekti. Düşünün ki Barzani geldiğinde başbakan “Kürdistan” lafını kullanmış diye neredeyse mutluluktan kriz geçirecek kadar heyecanlanan Osman Baydemir CNN’de Cüneyt Özdemir’in programında bizzat teşekkür edip şükranlarını sunmuştu. Çünkü benzer söylemi kullanan AKP milletvekili Galip Ensarioğlu’nun parti içinde tepki görmemesi de Türkiye’nin Güney ve Doğu Anadolu bölgelerinin “Kürdistan olarak kabul edildiğinin göstergesiydi Osman Baydemir için…

İşte o coğrafyada TÜRK olmamalıydı. Rusya ve Çin’in bu projeye ses çıkartmamaları için ise Uygur ve Kırım Türkleri feda edilmeliydi. Zaten o yüzden başbakan bile “Türk yoktur; Türkiyeli vardır” dememişiydi. Anayurdunda feda edilen Türkleri kim içinde barındırır ki…

Bundan sonrası mı?

Kimine göre kıyım; bana göre kıyam…    

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.