Nurhat Halisdemir

Nurhat Halisdemir

HİZMETTE KALİTE VE STANDART...

Yaşam kalitesini belirleyen en temel gösterge alınan hizmetlerin kalitesiyle doğru orantılı olarak ivme kazanır. Bu durum memnuniyet veya şikayet olarak da“Bireyden Topluma Doğru” yansır. Bu insanın tabiatında olan doğal bir tepkidir ve bu tepki demokrasilerde hizmet erkinin başında bulunan kişilere ya oy kaybı yada oy patlaması olarak geri döner.

Elazığlı sanırım bunu son zamanlarda farklı algılamaya başladı. Bu kanaate nasıl vardım derseniz, Ya genelde bizlere gelen mailler tek bir görüşü yansıtıyor ve bu görüşün sahipleri genelde memnuniyetsiz kesim ya da insanlar gerçekten duyarlılığını yitirdiler, tepkisiz bir toplum oldular. Bunun değerlendirilmesi aslında geniş kapsamlı bir araştırma ile ölçülebilir.
Tepkilerini dile getirenlerin neye, niçin, ve neden tepki koyduklarına bakınca hiçte haksız olmadıklarını ve aksine tepki koymayanlarında bu durumlardan muzdarip olduklarını gözlemlemek zorda değil hani...
Hakikaten sokaklardaki keşmekeş ve uygulamalara bakınca bu durum çok can sıkıcı..
Elazığlı bu uygulamalara layık mı? diye sormadan edemiyor insan...
Çok değil Malatya’da doğal gaz çalışmaları sırasında gözlemlediğim bir durumu Elazığ’daki benzer uygulamasıyla karşılaştırınca arada dağlar kadar fark olduğunu gördüm.
Geçenlerde vatandaşın birisi arabasını doğal gaz çalışmalarından dolayı her zaman park ettiği yerin aksine başka bir sokağa park ediyor ve oradaki esnaflara da özellikle soruyor; yarın için bu sokakta herhangi bir çalışma var mı? diye aldığı cevap bir bilgi gelmedi ama olmaması lazım deniliyor. Neyse fazla uzatmadan vatandaşın şikayetini dile getirelim: sabah diyor saat 8:30 da aracımın başına gittiğimde maalesef aracım kazı alanının içinde kalmıştı ve bütün ısrarlarıma rağmen aracımı o bölgeden çıkartamadım. Bunun üzerine ilgili kişilere durumumu izah ederek neden bir sonraki gün için çalışma yapılacak bölgeyi en azından oradaki esnaflara bildirmiyorsunuz! diye sitemle beraber ilettiğimde aldığım cevap ve tavır daha incitici oldu! biz bu şekilde yaklaşımı hak etmiyoruz diye de kendi kendisine sitem etti.
Sahi hizmette kalite ve standart; şehirden şehire yada bölgeden bölgeye değişiyor mu? Bunun bir el kitapçığı var mı? sayın yetkililer demokrasinin gereği olarak sizlere oy verenle, vermeyen arasında ayrım yapamayacağınız gibi, gelişmiş veya az gelişmiş bölgelerdeki insanlara da yaklaşımlarınızda ayrım yapamazsınız lütfen zahmet buyurup işin başında duramıyorsanız bari görevlendirdiğiniz kişilere sıkı sıkı tembih ediverin. Hiç kimse hizmet almaya çalışırken aynı zamanda mağdur konumuna düşürülmesin!
 
 
Güldürürken aynı zamanda düşündüren filmler vardır ve düşünce aleminde alttan alta sitem ederiz kendi halimize...
Rahmetli Kemal Sunal’ın bu türden çok filmi vardır ve izleyenler hatırlarlar.
Mesela üç kağıtçı, salako, atla gel şaban ve daha birsürü...
Sanırım hem rahmetli, hem de senarist çok feraset sahibi kişilerdi, taaa o günlerden bu günlere atfen bir film yapmışlardı ve adını da “Köyden İndim Şehre” koymuşlardı.
Ve bu günlerde o filmin bir benzerini yaşamaya başladık ama belirli farklarla...
Birinci fark; ismi Dağdan indim şehre...
İkinci fark senaristi...kemal sunalın filminin yapım yılı 1974 ve senaristi Ertem EĞİLMEZ...
Dağdan indim şehre filmi ise 2009 yapımı, baş aktörü  Kevin Costner ve birinci senaristi dışardan birileri...
Görüntü de bir kişi gerçekte ise saymakla bitmez....içerden ise gündemi takip eden herkes bilir.
Ama filmdeki figüranlara acıyorum. Çünkü filmdeki figüranlar kos koca bir Millettir.
Bu milleti figüran görenler; sizlere zamanı gelince biliniz ki hiç acımayacam...

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.