Nurhat Halisdemir

Nurhat Halisdemir

Başlıksız Gündem

Hiç huyum değildi öylesine yazmak ama artık canıma tak etti!

Ülkede gündem olan bir konuya uygun bir başlık koyup; başlığa bağlı kalarak yazmayı prensip edinmiştim. Ama son günlerde arka arkaya yaşananlar inanın beni perişan etti. Akşam yazıyorum, sabah kalkıp siliyorum. Sabah yazıyorum öğlen gündem değişiyor! Yettin gayri dedim ve  “Başlıksız Gündem’i”  yazmaya karar verdim…

*

İsveçli turistin Türkiye ile ilgili hikâyesini bilirsiniz…

Bilmeyenlere ya da unutanlara hatırlatalım!

Erzurum’a gitmiş İsveçli turist ve tatil süresini geçirince hanımı aramış bulmuş; hayrola niye geciktin diye de serzenişte bulunmuş.

İsveçli turist hanımına; bu ülke çok güzel ve bir o kadarda heyecan verici ve ben biraz daha kalıp bu ülkeyi, insanlarını tanımak istiyorum demiş…

Evet; elin İsveçlisi bile bu ülkede yaşananlara kayıtsız kalamamış ve heyecanlara(!) kürek açmış.

Bu ülkede darbe var, yağma var, talan var;

Allah’ı dost seçenlerde yalan var(!)

Börekçi hasanın dükkânında yiyen var, satan var…

Birde gemiciklerini yüzdürenler var…

İşte bu ülkenin hali böyle dostlar… Millete yaranmak için ya yiyeceksin; ya da seveceksin! Unutmadan millet sevginin boyunu ve işlevini önemsemiyor. Öyle yapmacık, sonradan olmalarla da tatmin olmuyor.

Birileri götürürken! Gözyaşlarını akıtıyor, ama bu gözyaşları timsah gözyaşları. Salyalarıyla temiz yürekleri kirletiyorlar ve bu tiplerin ne milleti olur, ne de dini…

****

Dost kahveyi bahane eder derler ama ben inanmıyorum bu söze…

Muhabbet, samimiyet ve en önemlisi sadakat yoksa kahvenin lafımı olur. Ayda, yılda bir araya gelirler ve kahve muhabbeti yaparlar.

Bu kanaate nerden vardım derseniz?   

Malumun ilanıdır derim!

Eskiler şöyle buyurmuş; dostun ihaneti, düşmanın merhameti insanı yıkar… O yüzden kahve bahane mavallarına inanmıyorum artık…

***

İzlersen; izletirim...

Son günlerde ayyukaya çıkan ayakkabı kutusu operasyonunda ilginç bir detay daha ortaya çıktı!

Zanlıları fiziki ve teknik takibe alan; yani izleyen polisleri ne yazık ki başka polislere izlettirmişler. Başbakan söylerdi de inanmazdım!

Gerçekten Abdülhamit hanı örnek almış…

Keşke rahmetliyi tüm yönleriyle örnek alsalardı!

***

Geçen gün trafikte seyrederken bir pankart gördüm. Aynen şöyle yazılıydı…

Sayın bakanım “sağlık kentine” hoş geldiniz… Altında ise AKP il teşkilatı yazıyordu. Bakanın gelme amacı; yılan hikâyesine dönen bölge hastanesinin temelini atmaktı. Şehrimize gelen hizmetlere alkış tutuyor ve diyoruz ki “daha fazla” hizmet istiyoruz!

Buraya kadar tamam ama sosyal paylaşım sitelerine düşen bir resim “hizmetten öte” AKP belediye başkan adayına desteğe dönüşmüş olması şahsen beni rencide etti. Bu şehir ve bu şehirde yaşayanların “seçme” hakkına ipotek konulması zül değil de nedir?

Geçenlerde yine sosyal paylaşım sitelerine düşen bir olayı hatırlattı bana bu resim! Açılımdan sorumlu devlet bakanı Beşir Atalay; Hatay’dan belediye başkanlığına talip olan Adalet bakanı Sadullah Ergin için destek turuna(!) çıkmış ve kürsüden parmağını sallayarak Hataylılara “Bakın Sadullah beyi desteklemezseniz; onu belediye başkanı seçmezseniz bizde bazı şeyleri gözden geçiririz” demişti. Bunun üzerine Hatay’da diğer partilerin il-ilçe ve adayları tepki göstermiş ve seçimlere şimdiden gölge düşürüldüğünü iddia etmişlerdi.

Bu pragmatik davranışlar toplumda karşılık bulur mu? Derseniz bunu zaman gösterecek!

Daha seçimlere yaklaşık 4 ay gibi uzun bir süre var. Kim bilir belki yarın; belki yarından da yakın bir süreçte evlerinde “ turşusunu kuramadıkları” yeni yeni kutular çıkabilir ve yine birileri çıkar “açtırma kutunu” diyebilir…

 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.