Nurhat Halisdemir

Nurhat Halisdemir

Bana göre vuslat…

 Siyasette bir kez daha kendini gösterdi ki algı yönetimi ve algıya bağlı olarak geliştirilen olgular oy verecek kişilerin tercihini etkilemektedir. Ülke genelinde başbakanın yönettiği krizden çıkma ve krizi lehine çevirme, kamuoyunda konuşulan ve gündem olan konuları manipüle etme stratejisi tutmuş; muhalefette bu kaotik durumu kendi lehine çevirmeyi başaramamıştır. Bu seçim tamamen başbakanın kişisel başarısıdır.

17 Aralık sonrası gelişmelere bakıldığında yaratılan algı; tapelerin ve atılan twitlerin siyaseti ve haliyle yaklaşan seçim sürecini dizayn edeceği noktasındaydı. Ama liderlik; gerektiğinde risk almak ve riskleri yönetmekle olur tezini sayın başbakan bir kez daha göstermiştir.

Teşkilat ve lider kavramlarının içine bakıldığında bu daha net gözükmektedir!

Teşkilat kısaca krizi yönetebilme ve krizden faydalanabilmektir dersek kanımca sayın okuyucularımız bir fikir sahibi olacaktırlar. Diğer yandan lider ise sağlam bir teşkilat yapısını oluşturan ve o yapıyla başarıyı elde etmeye çalışandır.

İşte bu yaşanan olaylarla girilen seçim süreci malumunuzdur ki gerek ülke genelinde ve gerekse Elazığ özelinde üzerinde onlarca doktora tezi yapılacak kadar olağandışı gerçekleşmiştir. Kararlar anlık değişmiş, kitlesel sayılacak kadar büyük sayılarda insan topluluğu olmayacak yerlerde kendisini ifade eder olmuşlardır. Amiyane tabiriyle at izi it izine karışmıştır. Bu ahval içinde girilen seçimin sonucu bana göre muhalefet adına bir hezimettir. Kabul edelim etmeyelim bu gerçeğin sayısal değerlendirilmelerine bakıldığında bu yaklaşımımızın geçerliliği daha iyi anlaşılır olur.

2009 yerel seçimlerinde Ülke genelinde AKP %38,8 ve 15.458.985, CHP %23,1 ve 9.218.445, MHP %16,1 ve 6.403.831, BDP %5,7 ve 2.271.566, SP %5,1 ve 2.060.034 şeklinde sıralanmıştır.

Elazığ’da ise AKP  %47,8 ve 77.094, CHP %7,7 ve 12.494, MHP %23,3 ve 37.594, BDP %2,5 ve 4094, SP %15,4 ve 24.894 şeklinde sıralanmışlardır.

2014 yerel seçimlerinde ise AKP %45,6 ile ülke genelinde 18 büyükşehir, 32 il, 559 ilçe ve 145 belde belediyesini alarak toplamda 754 belediye, CHP %29,6 ile 6 büyükşehir, 7 il,161 ilçe ve 17 belde ile toplamda 191 belediye; MHP %14,7 ile 3 büyükşehir, 5 il, 106 ilçe ve 27 belde ile toplamda 141 belediye; BDP 2 büyükşehir, 7 il, 67 ilçe ve 11 belde ile toplamda 87 belediye kazanmıştır. Birde bağımsız olarak seçime girenleri dikkate alırsak BDP’nin büyükşehir belediye sayısı 3’e çıkmaktadır.

2014 yerel seçiminde Elazığ’da partilerin aldıkları oy oranı ve sayısı ise şöyle gerçekleşmiştir.

AKP %55,83, 105.309; MHP %29,14, 54.960; CHP%7.03, 13266; SP%3,81, 7.187; BDP%2.64, 4.986.  Burada bir konuya daha açıklık getirmekte fayda var. Durum değerlendirilmesi yapmak açısından 2011 genel seçimleri dikkate alınmalı ama ölçü alınırsa yanıltıcı bir algı oluşur. Bu nedenle sadece ülke geneli ve Elazığ ilinin oy dağılımlarına değinmeyi uygun görüyorum.

Ülke genelinde AKP%49.9, CHP%25.94, MHP%12.98; Elazığ’da ise AKP%67.3, MHP%14.4, CHP%13.1 oranında oy almışlardır.

Bu değerlendirmeler sonucunda ortaya çıkan en önemli paradigma bana göre başbakanın seçimi yerelden çıkartıp genel seçim havasına sokmasını engelleme basiretinden uzak şahsiyetlerin il teşkilatlarından tutunda en tepedekine kadar uzanan bir “ortak akıl” zincirinin yansımasıyla hareket etmeleridir. Adayların ve yakın çalışma arkadaşlarının stratejik hatalarını ise söylemeye gerek dahi duymuyorum!

Bundan önceki yazılarımdan ötürü zaman zaman arayıp; yazdığım yazıda kendilerini mi yoksa başkasını mı ima ettiğimi soranlara ise tek cevabım; yazdıklarımın içinde hissene düşen kadar üstüne alabilirsin(!) olacaktır.

Peki, AKP’ye kimler oy verdi; kimler oy vermedi?

Malumun ilanıdır ki SP, BDP, DYP tabanının AKP’ye giden oyu yaklaşık olarak 40 bin civarındadır. Bu kaymaları bir önceki seçimlerde aldıkları oyların dağılımından rahatlıkla görebiliriz. SP’nin adayı Haluk Aslan’ın Palulu olmaması çok önemli bir faktördür.  Kamuoyunda oluşturulan “cemaat MHP’ye yöneldi” algısının olumsuz etkileri (şahsen ben cemaatin MHP’yi desteklediğine inanmıyorum)… Seçime iki gün kala başbakanın aniden sesinin kısılması ve o haliyle yaptığı son mitingde “mağdur” algısının çok başarılı verilmesinin yanında birde Selmanoğlu döneminde belediye encümenliğini AKP’de yürütüp daha sonra özellikle MHP saflarına katılanlara karşı “eski tas eski hamam” algısının kuvvetli bir şekilde MHP aleyhine dillendirilmesi seçmenlerin kararlarında etkili olmuştur.

AKP’ye oy verenler bu algılarla hareket edenler bunu anladık…

Oy vermeyenler kim? Neden oy vermediler?

Bu kısmını ise muhalefetin her şeyi bilen, siyaseti iki bacağının arasında yapan büyüklerine bırakıyorum!

Baksanıza; belediye meclis üyelerinin komisyonlardaki dağılımlarını “şimdilik izahı kendisinde saklı” olarak belirlemeyi marifet sayıyorlar…

Not: Bu yazıyı yazarken TV’den alt yazı geçti; akabinde de Elazığ Belediyesinden SMS geldi. Elâzığ’ın kanaat önderlerinden Molla Bahri Hoca hakkın rahmetine kavuşmuştur.  Tüm sevenlerinin, ailesinin başı sağolsun…

 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.