YAZ DİYORLAR

Yazılarımdaki üslubun dozu biraz düştüğü zaman okuyucularımın bana ufaktan verdikleri gazın türü bu: “Niye yazmıyorsun, vursana şunlara…”

İyi de yazıyoruz da ne oluyor ki…

Belediyenin yapması gerekenleri yazıyorum, Reis Bey hiddetleniyor… Esnafın kaldırım işgallerinden bahsediyoruz, geçen manav üç çürük domatesi poşete kaşla göz arası atmış ve “ben de sana bunu yaparım” türünden bir misilleme gerçekleştirmiş…
“Beş mebusumuz var beşi birden bir Özlem Hanım etmiyor” diyoruz, onlar da bize küsüyor…
Alt komşum geçen, “30 senelik esnafım, böyle durgunluk görmedim” diye yakınıyor ve “yazsana bunu” diyor…

Bunu yaz diyen herkes bizim elimizde sihirli bir değnek olduğuna hükmediyor ve sanıyor ki biz yazınca anında her şey düzelecek.
Elimiz kalem tutalı şu kapı önüne kürsü koyup oturanları yazdık, İhsaniye Camii’nin önünde konuşlanan ve yoldan geçenleri sokak boyunca gözleriyle takip eden, vakit namazını huşu içinde bekleyen müminler üzerinde caydırıcı bir etkimiz olmadı.
Müftümüz aklı başında biri, belki sesimizi duyar, oradaki görevlilerine cemaati bilinçlendirme için talimat verir diye boşuna heveslendik…
Yollar yaz başından beri köstebek çukuru gibi…
Bizim de doğalgazımız olacak diye millet, gıkı çıkmadan sabrediyor.
Kış kapıda, evlere hatlar çekildi…
Çukurlar öyle duruyor…
Şimdi yaz diyorlar da yazsak diyecekler ki, kapatacağız da millet evine alsın diye bekliyoruz… Gel de cevap ver…
Yahu bu milletin evine alacağını biliyorsanız, onun müracaatını niye bekliyorsunuz, apartman girişine kadar götürün yolu kapatın.
Çevre illerde bu şekilde yapıldı ve iki ayda sorun bitti…
Ama biz, çağ atlamış belediyeyiz ya, illa ki milletin burnundan getireceğiz, o tozu yutturacağız, arabaları mahvedeceğiz, ondan sonra belki yaparız…
Biz aylardır yazıyoruz, hatta yıllardır…
Demek ki bizim gücümüzün aslı astarı yok… Kalem erbabının yazmasıyla ortalık düzelecek olsaydı vallahi her taraf şimdiye kadar güllük gülistanlık olmuştu…
Ama gel de millete haber anlat… O kafaya takmış… Eğer sen yazarsan düzelecek biliyor.
Hele bir de aklına yatan iki satır bir şey yazmışsan önüne gelene okuyup bir intikam alması var ki dersin Zaloğlu Rüstem…
Memleketi sel basmış, çarpık şehirleşmenin ve yılların ihmali ile vatandaş perişan, ev eşya her şey mahvolmuş, bu arada 30 civarında vatandaşımız hayatını kaybetmiş, Güneydoğu’dan şehit haberleri gelmeye devam ediyor…
Yukarıdakilerin gündemi çok başka, bunu gören vatandaş, “yazsana” diye bizi sıkıştırıyor… Güzel de beni Tayyip Bey’le de kötü etmeye uğraşıyorlar gibi gelmiyor değil ama gazda iyi…
“Yazsana ne duruyorsun, hem de vurucu yaz” lafı bana heyecan veriyor ama “sen niye parmağını bile oynatmıyorsun” diyemiyorum…
Fırıncı Hasan Amca, torununu evine yakın olan okula götürmüş yazdırmaya, demişler ki “senin mahallen tutmuyor, filan okula götür”…
Hasan Amca sinirli…”Yaz bunu da yaz” diyor…
Anlatmaya çalışıyorum, “e-okul, adrese dayalı kayıt” filan diyorum… Umurunda bile değil.
“Burası Türkiye, olmayacak iş yok, isteseler yaparlar” diyor ve ekliyor, “sen bir yaz nasıl çözülür görürsün”…
Yazdım, yine size uydum ve çok şeyi yazdım…
Çok kimseyle de arayı bozdum…
Herkesle beni kötü ediyorsunuz… Olsun, önemli değil ama biraz da siz sesinizi çıkarın yahu…
Bana da yazık…

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.