UMUT KAYBOLUYOR

Sözün tam söylenişi galiba şöyle: “İnsanlar hayal ettikleri sürece yaşarlar.” 


Ne kadar doğru değil mi? 

Hayallerini kaybetmiş biri için yaşamanın ne önemi, ne de değeri var… 

Şimdi ben buna bir ekleme yapıyorum: “Umudunu kaybetmenin de bir değeri ve önemi yok…” 

Aşağı yukarı birbiriyle örtüşen iki kavram galiba değil mi? 

Umut etmek, beklemek, belki bir gün olur demek… 

Gerçekleşmesi mümkün olmayacağını bilseniz bile yine de insan umut ediyor ve bekliyor… 

İşte şimdi tam da bu bekleyişin sonuna geliyoruz, umudumuzu yitiriyoruz… 

Geçenlerde sohbet ettiğim bir akademisyen dostum, “Elazığ’la ilgili bütün beklentilerim sona erdi, kendime yer arıyorum” deyince bu yazının konusu da ortaya çıktı… 

Ben hayatım boyunca hep “Polyannacılık” oynamışımdır ve beklemişimdir… 

Olur da bir gün düzelir diye hep sabırla oturmuşumdur… 

Ama bu şehirle ilgili şu köşede kaleme aldığım onlarca yazıdan sonra ben bile artık “nereye kadar” sorusunu sormaya başladım. 

Geçen hafta Çaydaçıra Kavşağı ile ilgili yazıdan sonra onlarca mesaj yollayarak yetkilileri topa tutarsınız diye bekledim… 

Ancak görüyorum ki, hep hayal, hep hayal… 

O her zamanki “ölü toprağı” bir türlü bu şehrin üzerinden kalkmıyor. 

İnsanları harekete geçirmek için daha ne yapmalı, ne etmeli bilmiyorum. 

Kimseyi isyana filan davet ettiğimiz yok… 

Demokratik tepkiyi ortaya koymanın bin türlü yolu var… 

Neyi bekliyorsunuz veya ne zaman ses çıkaracaksınız? 

Atanmış süresinin dolmasını bekliyor… 

Seçilmiş ayrı bir telden, ayrı bir havadan çalıyor… 

Ancak, bunların hepsinin üstünde benim aziz halkım, değerli Elazığlılarım susuyor, susuyor, susuyorlar… 

Necip Elazığ basını ise, bir iki aykırı ses dışında mübarek üç ayların kutsiyeti içerisinde bekliyorlar…(Neyi, Mehdi’yi mi, bilmiyorum… Bunu da siz sorun…) 

Kaybedilen her şey, zaman içerisinde yerine getiriliyor… 

Ama umudunu kaybetmiş bir toplumu yeniden enerjik bir vaziyette harekete geçirmek gerçekten çok zor… 

Siz siz olun yine de umudunuzu kaybetmeyin… 

Enseyi ise asla karartmayın… 

Bahtı kara medarını kurtaracak biri çıkar mı, ben yürekten inanıyorum… 

Siz de inanın ve bekleyin… 

Ama, ama umudunuzu kaybetmeden…

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.