ÜLKÜCÜ AKADEMİSYENLER KURULTAYI VE FIRAT ÜNİVERSİTESİ

Geçen hafta sonu Antalya’da Ülkücü Akademisyenler Kurultayı toplandı...

İki gün süren toplantıların ayrıntılarını ve sonuç bildirgesini sitemizden okuyabilirsiniz… MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin de katıldığı toplantıda. Sayın Bahçeli’nin konuşmasının özeti birçok kanalda yayınlandı, görmüşsünüzdür…

Meselede bu değil zaten…

Asıl konu ülke genelinde 800 civarında akademisyenin katıldığı bu toplantıda Fırat Üniversitesi’nin kaç kişiyle temsil edildiği…

Yıllardır “ülkücü kadrolaşmaya” örnek gösterilen, bu konuyla ilgili her tartışmada gündeme getirilen Fırat Üniversitesi, ülkücü akademisyenlerin çağrıldığı toplantıda kaç kişiyle temsil edildi biliyor musunuz?

Sadece altı…

Evet, Elazığ’dan yalnızca altı kişi bu toplantıya gitti…

Şimdi birileri yine “pişmiş aşa su kattığımdan”, “ortalığı bulandırmaya çalıştığımdan” filan söz edecekler…

İsteyen istediğini söylemekte serbest…

Sitemizde, yazımın altındaki yorum kısmı da, delikanlıca adını yazıp eleştirisini yapacak herkese açıktır…

Ben söyleyeceğimi söyleyeyim de, kim ne üstüne alırsa alsın…

Evet, başa dönüyorum ve çok açık, herkesin anlayacağı bir dille yazıyorum… Çünkü birileri anlamakta gerçekten zorlanıyor…

Sadece altı kişi Fırat Üniversitesi’nden Devlet Bey’in davetine icabet ederek Antalya’ya gitti.

Arif Çağlar’ın rektörlüğünden sonra üniversiteyi hep ülkücü olduğunu iddia eden kadrolar yönetti…

İşte onlara ve onlar gibi düşünenlere bir test örneği…

Hatırlıyorum bunu rektörlük seçimlerinden sonra da yazmıştım…

Son yirmi sene üniversiteyi ülkücü dünya görüşüne sahip insanların yönetmesi süresinde her sene –bilerek en azını yazıyorum- on kişi alınsa (ülkücü olarak) 200 kişi eder…

Hadi yüz kişi ihanet etse, geri kalan yüz kişi nerede?

Her şeyi bir yana bıraktım, benim hesabıma uyan ve rektörlük seçiminde kazanamasalar bile “sayıları belli olsun” diye ülkücü, hatta MHP’li adaya oy veren 77 kişi nerede? (Haksızlık etmeyeyim, altısı Antalya’da, 71’i nerede?)

Birinin de nerede olduğunu duydum…

Ben inanmak istemiyorum ama seçimlerde yarıştığı ve kaybettiği rektöre biat edip yanına gitmiş diyorlar… Danışman mı ne olmuş…

Ne diyeyim, Allah mübarek etsin…

Dört sene sonra ömrümüz olursa bir daha görüşürüz…

Ama yediği ekmeği ve üniversiteye girmesini yalnızca ülkücülüğüne borçlu olanlara söyleyecek çok sözüm var…

Yerim daraldı, çok azını yazacağım…

Ben ihanetten nefret ederim…

Nerede, nasıl yapılırsa yapılsın, hazmedemem ihaneti…

Dün, oralara gelmeden önce neler anlattığınızı, burada yazmaya benim yüzüm kızarıyor, peki siz hatırlıyor musunuz?

Efendilik yine ben de kalsın yazmayacağım, ama damarıma basmayın, konuşulacak gün geldiğinde kimin eteğinde ne kadar taş varsa ortaya dökülür…

O zaman mı, “altta kalanın canı cıksın…”

 

 

Not: MHP Belediye Başkanı resmi olmasa bile açıklandı. Aklın yolu bir hesabı, Bilal Çoban MHP adayı olarak kesinleşmiş… Allah hayırlı etsin…

AKP’de ise belirsizlik devam ediyor… Hafta içinde Mücahit Yanılmaz adı, bazı haber sitelerine düşse de pek itibar etmediğimiz bu haber sonradan il başkanı dahil bir çok kişi tarafından yalanlandı. AKP adayının Salı günkü grup toplantısında Başbakan tarafından açıklanması bekleniyor. Gelen haberlerde, Mücahit Yanılmaz, Süleyman Selmanoğlu, Metin Bulut ve il başkanının Ankara’da oldukları ve nihai kararın verileceği söyleniyor.

CHP’de ise sular bir türlü durulmuyor. Adaylığını onaylatmak için Ankara’ya giden il başkanı Mustafa Kemal Atikeler’e, Adnan Keskin’in il başkanı olarak kalmasının parti açısından daha iyi olacağı ve yeni bir aday bulması söylenmiş… Onlar da ne kadarı doğru bilemem ama babası ortopedi uzmanı Ali Şekerlisoy, annesi eczacı olan avukat Onur Şekerlisoy’u bulmuşlar… Büyük bir ihtimalle onaylanacağı söyleniyor…

Siyasette hareketli günler bir birini takip ediyor…

Bekliyoruz…

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.