SUAT KILIÇ’DA BİR YEL GİBİ GELDİ GEÇTİ

Eskiden ulaşım atlarla veya yaya yapılırken “Orta Han” diye tabir edilen dinlenme yerleri varmış. 

Bir yerden başka bir yere giderken tam ortada, dinlenilmesi gereken konaklama mevkilerinde gecelenir, at da yolcu da ertesi güne daha zinde hazırlanır ve sabah yine yola koyulurmuş…

Bizim Elazığ’da son yıllarda öyle oldu…

Çevre illere gitmesi gereken bakanlar ve parti yetkilileri Elazığ’da uçaklarından iniyor, protokol ve partililer tarafından sevgiyle karşılanıyor, karınları açsa, Harput’ta yemeklerini yiyor, sonra nereye gidecekse (Tunceli, Bingöl, biraz da Malatya) yola revan oluyorlar…

Biraz daha zamanı olanlar Çırçır’da balık yiyormuş galiba ama onu pek doğrulatamadığım günahlarını almayayım…

Özellikle Bingöllü bakanımız Cevdet Yılmaz, memleketine geçerken neredeyse ayda bir kere bizi de ziyaret ediyor ve mutlu olmamızı sağlıyor.

Allah ondan da sizden de razı olsun…

Bu gelmelerde, Elazığlı olduklarını ve buradan seçildiklerini hatırlayan milletvekillerimiz de onlara zaman zaman eşlik ediyorlar ki, bu da ayrı bir mutluluk vesilesi oluyor.

Hele o koskoca bakanların yanında bize bir gülümseyerek ve sevgiyle bakmaları yok mu içim eriyor. Tabii bakanın yanında seçmene ayrı bir “bakılıyor.”

Neyse…

Gelelim başlıktaki mevzuuya…

Spordan sorumlu genç ve dinamik bakanımız bir söylentiye göre Malatya’ya gidecekmiş de Elazığ’dan geçeyim onları da mutlu edeyim diyerekten geçen hafta bize de uğradı…

Ben bu söylentiye pek inanmadım…

Her ne kadar yanında “erkek gibi milletvekili” denilen Malatya’nın bakan kadar etkili mebusu Öznur Hanım olsa da, buradan oraya gitseler de, hatta hatta Sayın Bakanın incelemesi gereken yerlerde minibüsten inmeye üşendiği gibi tevatürler konuşulsa da ben bakanın bizi görmeye geldiğine inanıyorum.

Yok, stat yerini beğenmemiş de, Elazığspor’un süper lige çıkmasını kıskanıyormuş da (Samsun düştü ya), yine gelsin diye mahsus öyle yapmış da…

Konuşurken burnunun ucuyla konuşmuşmuş, bazen de muhataplarını tersliyormuş da…

Bir sürü rivayet…

Bu Suat Kılıç bakanımız, kabinenin Bülent Arınç bakanımdan sonra en cevval elemanı…

Yaşı daha genç olduğu için onun kadar her lüzum ettiğinde ağlayamıyor ama çok usturuplu laf etmesi ile nam salmış…

“^Çok laf yalansız, çok mal haramsız olmaz” sözü buraya uyar mı ona siz karar verin…

Hâlbuki bakanımız bize her türlü yardımı yapmaya karar verdiği için Elazığ’da az kalmış…

Kulüp başkanımızın o sinirle ağzına geleni söylemesi de yakışık almadı…

Elazığ’a gelmiş, minibüsle taa o tepelere çıkmış, Elazığspor tesislerine de uğramış, seni de nasıl olsa ilerde görürüm diye fazla zaman ayırmamış…

“Ben Dünya Lideri Sayın Başbakanımı tanırım, gerekirse gidip kapısında yatar ondan alacağımı alırım” gibi sözler de pek şık olmadı…

Zülfü Bey mebusumuz belki bu veciz sözlerinizi Sayın Başbakana iletir ama bakanımız kızarsa yollayacağı stat bakım parasını da göndermez valla…

Bu arada birkaç ayrıntı var ki onları da atlamayalım…

Suat Bey’in ziyaret ettiği engelli çocuklarımızdan Sayın Başbakan için dua istemesini çözemedim…

Sağlığının gayet iyi olduğunu bildiğimiz Sayın Başbakan’a Elazığ’dan özel olarak dua gönderilmesi ihtiyacı biraz tuhaf geldi…

Yine anlayamadığım bir diğer konu; her gelen bakana buradayken de gittikten sonra da büyük methiyeler düzen necip Elazığ basının birkaç yürekli kalemi çok sert ve yerinde tepki gösterdi…

Neyse ne…

Bir bakan daha geldi geçti…

Yenisi gelene kadar biz konuşmaya devam edelim…

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.