SİYASET YAZMA DİYENLERE

Sürekli okurlarım bilirler…

Genelde yazılarımızda Elazığ’ı, özelde de Elazığ siyasetinin duyulmayanlarını yazarız…

Türkiye meseleleri ile ilgili şu internet denilen meret icat edildi edileli gazete neyim almaya gerek kalmadan her gün istediğiniz yazarın istediğiniz kadar yazısını okuyabiliyorsunuz.

Orta iki terk de olsa, siyasete meraklı benim kor- komşum konuştuğumda görüyorum ki benden daha iyi memleket meselesine kafa yoruyor ve yorum yapıyor.

Taharet musluğu ile pencereden sepet sallamayı keşfeden milletim, akşam haberlerini dinlediği yorumcudan zaten her şeyi belliyor bir de benim veya başkasının aklına ihtiyacı yok ki…

Bu durumda bize yazma hakkı olarak Elazığ meseleleri kalıyor…

Elazığ’da da yazılacak konuların başında tabii ki siyaset birinci sırada…

Sağ olsun siyasilerimiz o kadar çok malzeme veriyorlar ki hafta dolmadan bizim köşe doluyor…

Ancak gelin görün ki, okuyucularımın bir kısmı da bıktık şu siyasetten, biraz da başka konuları yaz da görelim diye beni fiştikleyince ben de ister istemez birkaç haftadır siyaset dışı şeyler kaleme aldım…

Eğitimdi, depremdi, dershaneydi, üniversiteydi derken bir hesap yaptım ki bilmem kaç haftadır Elazığ siyasetine kafa yormamışız.

Bu hafta şöyle ağız tadıyla biraz siyaset yazayım diye düşünürken bakın yine yazının ortasına geldik hala mevzuuya giremedik.

Kaç zamandır ısrarla benim burada, aziz dostum Bedrettin Beg’in de köşesinde belirttiği “Elazığ Eğitim Şurası” ile ilgili henüz pek bir mesafe alamadık. Milli Eğitim yetkilileri suskunluklarını koruyor, Fırat Üniversitesi Eğitim Bilimleri ve Eğitim Fakültesi’nden de tık yok…

Mecliste YÖK yasası değiştirilip, vakıf üniversitelerinin açılmasının kolaylaştırıldığı bir dönemde ikinci üniversite tartışmalarından da şehrim habersiz…

Elazığspor’un transfer haberleri, ETSO seçimlerinin iptali yerel kanallarımızın ilk haberi olunca varın gerisini siz düşünün…

Sahi bu ETSO seçimleri niye ertelendi bileniniz var mı?

Ben bunun sebebinden ziyade, bu kadar yıldır yaşadığım şu şehirde ETSO başkanlığı için yapılan kıran kırana seçime akıl erdiremedim.

Geçenlerde mevcut başkanın bir kanalımızda, bu işten para pul kazanmak bir yana maaşının üç katı harcama yaptığını söylemesi beni daha da meraklandırdı. Yalnızca hizmet aşkıyla yollara düşen adaylarımızın daha seçilmeden milyarlarca lirayı kampanya uğruna harcamaları pek alışıldık şey gibi gelmedi bana…

Beleşe hizmeti anlarım da, ömürleri para saymakla geçmiş insanların bir anda memleket sevdalısı kesilmelerini anlamıyorum.

Ama yine de keyifli oluyor…

Bir yandan da şehrin ekonomisine can gelmesi açısından güzel bir şey…

Gazeteler kazanıyor, belediye kazanıyor, yemekli toplantılar filan derken lokantacı esnafım kazanıyor…

Kim ne derse desin…

Siyaset de seçim de güzel bir şey…

Sıkıldım memleketi kurtarmadan, ben artık siyaset yazacağım…

Hoş o da, memleketi kurtarmanın en ala yöntemi…

Biraz da onu deneyeyim…

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.