SİYASET ERKEN HAREKETLENDİ

Yaş ilerleyince lafa da “eskiden” diye başlamak gelenek galiba…

Evet, eskiden seçim mücadelesi, fanatikler hariç, normal seçmen için seçimlere bir iki ay kala başlardı. Şu an seçime 20 hafta var, ortalık toz duman…
Geçen hafta içerisinde şehrimizde tamamıyla seçimler konuşuldu, siyaset yapıldı. 
Haziran 2011 seçimlerinde aday enflasyonu yaşanması beklenen AKP’de il başkanının istifasıyla, güçlü bir isim daha yarışa katılmış oldu.
Ali Şerifoğulları, Elazığ’da partiyi kuran ve AKP’nin başarısında önemli katkıları olan bir isim.
Bir dönem çeşitli sebeplerle il başkanlığından ayrı olsa da, yeniden geldiği görevde üç seçim ve iki referandumda partisine önemli başarılar sağladı…
Şerifoğulları, hitabet açısından çok zayıf… Eline yazılıp verilen metni bile sağlıklı bir şekilde okuyamıyor. Bu yüzden TV ekranlarına çıkmaktan sürekli kaçtı. Ama bu mebus olması için bir dezavantaj sayılmaz. Ankara ile olan ilişkilerinin listede önemli bir yere gelmesinde ne kadar etkili olacağını ileriki günlerde göreceğiz.
Ana muhalefet partisi CHP Elazığ teşkilatında da suların durulması için geçtiğimiz hafta önemli gelişmeler oldu.
Genel Başkan Yardımcılarından bir yetkili yanına hemşerimiz İstanbul İl eski başkanı Ali Özcan’ı da alarak Elazığ’a geldi.
Bildiğimiz ve duyduğumuz kadarıyla Ali Özcan Elazığ’da yaşanan kavganın tarafı… Barış sağlamak için genel merkez yöneticisinin onu yanına alarak gelmesi parti içindeki çalkantıyı nasıl durdurur anlayamadık…
İki gün Elazığ’da incelemelerde bulunan heyet Ankara’ya döndükten sonra kavga bitmek yerine daha da alevlendi. 20 Ocak günü muhaliflerin 80 civarında verdiği imza ile istenen kongre mahkeme tarafından uygun görüldü ve CHP’yi 45 gün içerisinde seçime götürmek için üç kişilik bir kayyum atandı.
Daha önceki yazılarımızda hep vurguladığımız, CHP’nin Elazığ’dan bir milletvekili çıkartma ihtimali bu kavgalar hızlanarak sürerken başka bir bahara kalacak gibi gözüküyor.
Tarihinde en olumlu, en ılımlı, en çalışkan başkanını bulan CHP yine kendisi tarafından ayağına balta vurularak engelleniyor.
Geçtiğimiz hafta içerisinde MHP’de de hareketlilik vardı… Genel Başkan yardımcısı başkanlığında bir heyet ilimize gelerek çeşitli incelemelerde bulundu, geniş katılımlı bir istişare toplantısı yaptı ve şehirden ayrıldı.
MHP kulislerinden sızan bilgilere göre; MHP milletvekili adayını belirlemeye yönelik bu çalışmalar sonucunda Ankara’ya verilen raporun pek de iç açıcı olmadığı belirtiliyor.
Kongreyle gelen yönetimin şehirde istikrarı bir türlü sağlayamadığı, yönetimin kendi içerisinde bile sıkıntılar olduğu vurgulanıyor.
CHP’ye göre daha yapıcı bir mücadelenin sürdüğü MHP’de aday adayları da giderek netlik kazanmaya başlıyor.
Afyon Belediye eski Başkanı Hayrettin Barut, MHP eski milletvekili Mustafa Gül, Dr. Halil Doğan, Fırat Üniversitesi Rektörü Feyzi Bingöl geçen haftanın aday adayları arasında öne çıkanlar.
Kulislerde adı geçen ve aklında adaylık olan MHP’lilerin sayısı ise otuz civarında…
Elazığ’a erken gelen bahar gibi seçim rüzgârı da erken geldi. AKP’de aday adaylıklarını açıklayanların sayısı ise belirsiz olmaya başladı.
Önümüzdeki günler yeni tartışmalara ve yeni belirsizliklere gebe gibi…
Bekleyelim ve görelim….
Not: Elazığ Belediyesindeki yolsuzluk iddiaları ile ilgili karşılıklı suçlamalar bütün hızıyla devam ediyor. Geçen hafta içerisinde önce Başkan Süleyman Selmanoğlu, çok sinirli, üslup açısından hiç de tasvip edilmeyecek bir edayla kendisiyle ilgili suçlamalara –pek de tatmin etmeyen- cevap verdi. Arkasından MHP Meclis grubu bu açıklamaya cevap verdi.
Selmanoğlu’nun açıklamasında direkt olarak suçladığı ve tartışmanın fitilini ateşleyen MHP İl Başkanı Behçet Susmaz’dan ise ses çıkmadı. Özellikle dönemiyle ilgili Selmanoğlu’nun iddialarına Susmaz’ın ne cevap vereceği kamuoyunca merakla bekleniyor.
Necip Elazığ basını ise Selmanoğlu’nun şova dönüşen basın toplantısını gülümseyerek ve baş sallayarak takip etti. Bildiğimiz bütün basın toplantılarında muhataba soru sormak ve konuyu anlamak yolunu tercih etmeden sürekli susan gazetecilerimiz, muhalefetin dillendirdiği iddiaları başkana hatırlatmayı ya düşünmedi, ya cesaret edemedi.
Köşe yazarlarımızın suskunluğu ise devam ediyor. Olumlu yazı yazan bir arkadaşı ise artık anlıyorum. İnanmasa bile bazı şartlardan dolayı savunmasını sürdürüyor. Belki de böyle davranmaya mecbur, bilemiyorum ama hiç değilse konuya girmese bence daha iyi olur…
Çabaladıkça daha derine batıyor, benden söylemesi…

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.