SEVİYORUM İŞTE VAR MI DİYECEĞİNİZ

Son yazıyı yazdıktan ve noktayı koyduktan sonra bu şehri çok ama çok sevmem için bulduğum yeni yeni şeyleri sizlerle paylaşmak istiyorum. Bu arada telefonla arayarak veya elektronik posta göndererek yeni sevme sebepleri keşfetmeme yardımcı olan dostlarıma da teşekkür ediyorum.

Evet, bulduğum yeni sebeplerden bazıları işte şunlar:

Gecenin saat on birinden sonra evliliklerini bize duyurmak ve mutluluklarına bütün hasta, çoluk çocuk herkesi ortak etmek isteyen düğün sahiplerinin korna ve sirenlerini sonuna kadar çalarak sokaklarda dolaşmalarından dolayı bu şehri çok seviyorum.
On dakikalık bir yağıştan sonra bütün yolların, özellikle de yeni yapılan Malatya yolunun göl olmasını sağlayarak bize deniz özlemine giderden yöneticilerimizin olduğundan dolayı bu şehri çok seviyorum.

Daracık sokakların her noktasına, özellikle de ana caddelere çift sıra yapılan parklara göz yumup büyük bir hoşgörü gösteren emniyet yetkililerimiz olduğundan dolayı bu şehri çok seviyorum.

Aynı emniyet yetkililerinin bu üstün performanslarından dolayı, her gördüklerinde dükkânlarına davet ederek çay ısmarlayan ve Elazığ için ne bulunmaz nimet olduklarını hatırlatan esnaflarımız bulunduğundan bu şehri çok seviyorum.
Zübeyde Hanım Caddesi’ndeki yürüyüş yolunda çekirdeklerinin kabuğunu yiyerek yerlere atan ve yola büyük bir estetik görüntü sağlayan yaratıcı halkımın çokluğundan dolayı bu şehri çok seviyorum.

Her seferinde kendilerine şehir dışında yer verileceği vaat edilen, hatta İçişleri Bakanlığı tarafından tarih konularak bir yere toplanılmaları talimatı verilen galerici esnafının şehirde yarattığı trafik keşmekeşine katkılarından dolayı bu şehri çok seviyorum.
Çayda çıra kavşağında yer altı geçitleri, Şehit İlhanlarda çok katlı otopark sözü veren, ancak bunların hiçbirine seçimin üzerinden beş ay geçmesine rağmen başlamayan Belediye Başkanımdan dolayı bu şehri çok seviyorum.
Aynı partiden seçilerek meclise giren AKP’li meclis üyelerinin Elazığ’ın yüksek menfaatlerini tartışırken hızlarını alamayarak birbirlerine girmelerinden dolayı böylesine yüksek idealli seçilmişlerimiz olduğundan bu şehri çok seviyorum.
Seviyorum, seviyorum, seviyorum…
Sanırım uzatmanın çok da anlamı yok. Sevmeme gerekçe yeteri kadar gösterdim.
Biliyorum siz de, hepiniz en az benim kadar bütün bu sebeplerden dolayı bu şehri çok seviyorsunuz…
Sevelim arkadaşlar, sevebileceğimiz kadar sevelim. Bu şehrin gerçekten sevilmeye ihtiyacı var.
Bizi yönetenleri mi, valla ona siz karar verin. Elazığlılar yüksek karakterli, gönlü geniş insanlardır. Biz herkesi ama herkesi zaten severiz.
Sevmesek seçer miyiz, sevmesek her yere her gelenin adını verir miyiz?
O zaman hep beraber haykıralım: Seviyoruz, seviyoruz, seviyoruz…

Not: Yokluğumun farkında olur musunuz bilmiyorum, ben bir müddetliğine şehir dışında olacağım. “Ne haliniz varsa görün” demiyorum. Şehre karışmayın, bir yerleri bozmayın. Duydum ki açılan doğalgaz çukurlarının filan kapatılması düşünülüyormuş… Sakın ola öyle bir şey yapmayın ben gelene kadar… Güzün yağmur yağdığında şehrin çamur olup olmayacağını çok merak ediyorum. Bir de onu görelim, sonra düşünürüz kapatmayı. Zaten biz çamur de yürümeye de bayılırız…
Şimdilik eyvallah…

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.