REKTÖR SEÇECEKLERE

Fırat Üniversitesinde Haziran 2012 itibarıyla rektörlük seçimleri yenileniyor. Üniversiteyi ikinci sefer dört yıl yöneten Feyzi Bingöl ve ekibi bir daha seçilme şansları bulunmadığından görevi bırakacaklar. 

Aldığımız duyumlar yeni adayların harıl harıl çalıştığı yönünde…
 
Oda gezmeleri, yemekli toplantılar birbirini kovalıyor… 
 
Kulislerden sızan bilgilerde, aday adayının çok sayıda olduğu ve çalışmalarını çok bilimsel (!) yürüttükleri yönünde… 
 
Biz kimlerin aday olacağını/olabileceğini bilmek bir yana, genel olarak konunun çerçevesini çizmeye çalışalım…
Bundan yıllar önceydi… 
 
Bir aile toplantısında sohbet ederken, ben o gün, gündemde olan rektörlük seçimi ile ilgili kanaatimi belirtip, üniversitenin çok dikkatli olması gerektiğini filan ifade etmiştim. 
 
Evinde bulunduğumuz dostumun hemşerisi bir profesör,  “şehirde yaşayanların rektörün kim olduğuyla ilgilenmesinin anlamsızlığını” belirten sözler söylemişti. 
 
Ben ise, üniversitenin şehrin gözbebeği, en önemli kurumlarından biri, hatta birincisi olduğunu, her duyarlı Elazığlı gibi benimde rektörün kim olacağı ile yakından ilgilendiğimi söylemiştim. 
Evet, üniversite bu şehir için çok, ama çok önemlidir.
Oradaki bir yönetim zafiyeti herkesi ilgilendirir, ilgilendirmesi de gerekir.
Şehrin bir yerlere taşınmasında lokomotif olması gereken bir yere, tabii ki liyakat sahibi kişilerin gelmesi hepimizin arzusu…
Ancak normal şartlarda sınıf başkanı bile olması tartışmalı kişilerin boyundan büyük işlere soyunması da pek doğru olmasa gerek.
Yok, yok merak etmeyin üniversitenin bilimsel başarılarından, dünya ülkeleri arasındaki yerinden, Sütçü İmam Üniversitesi ile kıyaslanmasından filan söz etmeyeceğim. 
 
Bunlar beni aşar… 
 
Ancak akıllarına güvendiğim dostlarımın olduğu üniversitenin artık hata yapmadan, kendisini bir dört yıl daha idare edecek yöneticisini doğru dürüst seçmesini isteyeceğim. 
 
Ne dersiniz, bu şehirde yaşayan, vergisini veren, kurallara uyan her yurttaş gibi benim de hakkım…  
 
Değil mi? 
 
Ne dersiniz? 
 
Not: Yeni yıl yeni umut derler, yeni heyecan, yeni beklenti derler… Ben hiçbir zaman umudunu yitirmeyenlerdenim ama bu sefer yavaş yavaş kaybediyorum ümitlerimi galiba… 
 
Kendim için bir şey isteme çağını geçeli çok oldu… Aklım ereli ülkem için, insanlık için, yaşadığım şehir için, Türklük için, vatan için bir şeyler diledim…
Ama son zamanlardaki gelişmeler beni de umutsuzluğa sürüklüyor. Çok tehlikeli bir durum olduğunun farkındayım. Umudu yitirmenin her şeyi kaybetme olduğunu da biliyorum. Ama elimde değil ki… 
 
Siz beni ikna edinsene, yeni yılın yenilikler getireceğine, bende inanayım devam edeyim düzenime…
Neyse, içinizi karartmayayım, Allah hayırlı yıllar nasip etsin cümlemize…

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.