OKULLAR AÇILIYOR

Bir tatil daha bitti… Kaç milyon olduğunu bilmiyorum ama çok sayıda öğrenci tekrar ders başı yapıyor…

Bu sene Allah yüzümüze baktı… Kışın etkili yüzü tam tatile girildiği dönemde başladı ve çocuklar kışta kıyamette okula gitmek yerine evde oturdular.
Oturdular mı acaba? Çarşı pazarda gördüğüm kadarıyla pek oturamadılar. Kollarında kitaplarıyla dershanelerin yollarında, yine tatil haram oldu…
Bizim öğrencilik yıllarımızda (lafa böyle başlamayı sevmem ama iyi şeyler söyleyeceğim öğrenciler için) sadece üniversiteye hazırlık için –o da son senede parası olan- dershaneye gider, diğer zamanlar okulda eğitim için harcanırdı.
Önce lisenin bütün sınıflarında dershaneye gidilmeye başlandı, sonra eski adıyla ortaokulun son sınıfı ve bütün sınıflarında şimdi ise ilkokulun dördüncü sınıfından başlayarak herkes çocuğunu dershaneye gönderiyor, göndermeye çalışıyor.
Ekonomik durumu pekte parlak olmayan bir dostum, “boğazımızdan keserek dershaneye gönderiyoruz, bilgisayarda aldık, yine de başarılı olamıyor, ben veli olarak elimden geleni yaptım, artık benden bu kadar” diyor.
Bu tamamıyla vicdan rahatlatması… Ben veli olarak kıt imkânlarımla becerebileceğimin azamisini yaptım, çocuk bu kadar yapabiliyor veya yapamıyor demek bana göre sadece kendini tatmin psikozu…
İlköğretimde her sene SBS sınavına (adı hala böyle mi bilemiyorum çünkü her an değişebiliyor) 2.500.000 (Yazıyla iki buçuk milyon) çocuğumuz giriyormuş… Bu kadar büyük rakamdaki öğrencinin hangi imkânlarla sınavının sağ salimen yapılacağı bana büyük bir soru işareti olarak geliyor.
Çocuklar İngilizce dersinden de sınava giriyorlarmış... İyi, güzel de temel derslerden öğretmen açığını kapatmamışken, devlet okullarındaki çocukları hangi öğretmenlerle özel okullardaki çocukların yabancı dil seviyesine getireceksiniz? Madem yabancı dile bu kadar önem veriyordunuz, o zaman Anadolu liselerindeki hazırlık sınıfını neden kaldırdınız? Eskiden bu okullardan mezun olan çocuklar üniversitelerin hazırlık sınıflarını atlayabilecek düzeye gelirken, şimdi mevcut bilgilerini kaybetmezlerse kendilerini şanslı sayıyorlar.
Bir diğer sorun ise, öğrencilerin yıl içinde aldıkları notların SBS’ye etkisi… Çok teknik bir konu olduğu için eğitimcilere sordum onların da kafası karışık… Altıncı sınıfta bilmem yüzde kaç ta, yedide başka sekizde başka filan gibi garip laflar ettiler…
Neyse ne… Ama öğretmenin yıl içinde verdiği not öğrencinin SBS sınavındaki başarısına direkt etki ediyor. Bakanlık okulların yüksek notla başarı puanını şişirmesini genelge ve yasal işlemle önleyecekmiş… Bir de ancak, iki yılda bir, tek saatliğine girdiği sınıfta denetleme yapan İlköğretim Müfettişleri ile…
Yazıyı çok uzatmak istemiyorum ama bu konuda o kadar çok yakınma ve sorun bize iletiliyor ki yazmadan edemiyor insan…
Dershaneler konusu ayrı bir yazıda anlatılacak kadar uzun…
Başbakan Tayyip Erdoğan’ın çözülmesini isteyip de hiçbir şey yapamadığı konuların başında her halde bu dershaneler geliyor.
Önceki Bakan Hüseyin Çelik döneminde SBS sayısı birden üçe çıkartıldı. Yeni bakan Çubukçu ise ÖSS yerine 16 farklı sınav getirdi, hızlarını alamamışlar yeni bir sistem üzerinde de çalışıyorlarmış.
KPSS ise tam bir baş belası… Kaldırılacak, kaldırılıyor derken daha da kök salıyor.
Hele öğretmen olacaklara bu sınavda sorulanlar tam bir komedi… Hiç görmedikleri derslerden başarılı olmak isteyen öğretmen adayları mecburen dershanenin yolunu tutuyor.
Resim, müzik, beden eğitimi öğretmeni olacağa matematik sorusu sormak kadar mantıksız bir durumun hakkından gelmek isteyen genç ne yapsın ki başka?
Ne yaparlarsa yapsınlar da, bu kadar sınav ortamında eğitimden uzak olan herkesin aklındaki tek düşünce şudur: “Ben çocuğumu dershaneye göndermezsem bir yere giremez değil mi?”
Milli Eğitim Bakanı Çubukçu’nun bu sınavlardan rahatsız olduğu basına yansıdı. Bürokratlarına konu ile ilgili projede hazırlattırmış, ama ÖSYM’yi ikna edemiyorlarmış.
Sanki eğitime YÖK ve ÖSYM yön veriyor. Versinler de verdikleri yön de yön olsa bari…
Bu dershaneler o kadar büyük bir güç ki bırakın Erdoğan iktidarını, 12 Eylül yönetimi bile onları kapatamadı…
Peki dershaneler bu güçlerini nereden alıyorlar, arkalarında kim var, gelin bu sorunun cevabını bir sonraki yazıda verelim.
Bütün öğrencilerimize, ama özellikle de ailelerine ve çilekeş öğretmenlerimizi iyi bir ders yılı dilerim efendim.
Dilerim ki bu karmaşanın içerisinde sağlıklı bir şeyler yapabilirler…

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.