ÖĞRETMENEVLERİ DE KAPATILIYORMUŞ

AKP hükümeti döneminde her yer bir şekilde ya elden çıkarılıyor, satılıyor ya da kapatılıyor.

Şimdi de sıra basından öğrendiğimize göre öğretmenevlerine gelmiş…

Gerekçe her zaman olduğu gibi ticari…

Efendim bu kurumlar kar edemiyormuş da o yüzden artık bunlara gerek kalmamış…

Daha önce yüzde onluk olan doluluk oranı şartı, yüzde yirmiye çıkarılıyormuş…

Bu durumda ülke genelinde hizmet veren 751 öğretmenevinden yüzde 35’inin kapanması gerekiyormuş…

Sayı olarak da 67 filan ediyormuş…

Bunların içinde Elazığ var mı yok mu bilemiyorum…

İl yöneticilerimiz bu konularda çok ketum olduğu için tarihi bir binada hizmet veren Elazığ’ımızın öğretmenevinin durumunu öğrenemedim.

Anca bu konuda bir iki laf edelim yine de…

Bazı kurum ve kuruluşlar vardır ki, bunların kar-zarar ettiğine bakmadan açık tutulması öngörülür… Kamu yararına çalışan bu kurumlarda önemli olan hizmettir…

Görevden alınan bakan Ömer Dinçer zamanında gündeme gelen bu konuya yeni bakan Nabi Avcı’nın nasıl bakacağını bilemiyoruz.

Yeni bakanın daha önce alınan ve yanlış olduğu yüzde yüz bilinen birçok karar gibi bunu da rafa kaldırıp incelemeye mi alacağını göreceğiz…

Anca inceleme sonucunu da beklemek gerek…

İlin en ücre köyünde hizmet yapan öğretmenlerin şehir merkezine geldiğinde kalacak yeri bulunmadığından “evim” dediği öğretmenevine sığınması onun en büyük lüksüydü…

Şimdi kapanıp da ne olacak…

Eğer işletmede ve yönetmede bir sıkıntı varsa her şeyden önce bunu düzeltmenin yoluna bakılsın…

Amaç dışı kullanmalar varsa bunlar halledilsin…

Ama sorunun olduğu her yeri kapatarak meseleyi çözdüğünü sanmak çok farklı yerlere götürür bizleri…

PISA testlerindeki sıralamada Avrupa sonuncusuyuz…

PISA neyin sonucu, okulların…

O zaman okulları da kapatalım, öyle ya zaten verimli değil ve iyi hizmet vermiyorlar…

Hani Osmanlı dönemindeki Maarif Nazırı Emrullah Efendi, “Şu okullar olmasa Maarifi ne güzel idare ederdim” demiş ya…

Biz de o zamandan bu yana hiçbir şey değiştirmeden/değiştiremeden, üretmeden, düzeltmeden, onarmadan kesip atmayı, yok etmeyi bir marifet saymışız.

Kurumlar kapatılarak sorunlar çözülseydi, her seferinde darbe ile kapatılan meclisten daha gelişmiş demokrasiler çıkarırdık…

Demek ki çözüm bu değilmiş…

Aksaklığı düzeltelim, amenna ama emek verilmiş şeyleri de bir kalemde yok etmeyelim…

 

Not: Elazığ’da da iyi gitmeyen eğitimimize neşter vurmak adına teklif ettiğimiz “Eğitim Şurası”na hala bir cevap alamadık.

Sabırla yazacağız ve bekleyeceğiz…

Feryadımızı mutlaka birileri duyacaktır…

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.