NE OLACAK BU ELAZIĞSPOR’UN HALİ?

Her zaman Karadeniz Bölgesine ait anlatılan ve onların zekâ kıvraklıklarını gösteren

fıkralara gülümser geçerdik.

Ama evvelki gün yaşananlar tam Karadeniz fıkraları gibi oldu…

Uzun zamandır sahipsiz kalan ve kimsenin talip olmadığı Elazığspor, önceden yine adayının olmadığı bir kongreye götürüldü.

Mevcut başkan Ali Cipli’nin “gelin sahip çıkın bu takım ortada kaldı” diye bağırmasına rağmen kimseden ses çıkmadı.

Yurt dışından gelen ve çok parası olduğu söylenen bir vatandaşımız da -gündemi çok yakın takip etmeme rağmen- hala anlayamadığım bir sebepten dolayı aday bile olmadan çekti gitti.

Bütün takımların transferlerini yaptığı, bitirdiği, hatta bazılarının kampa başladığı bir dönemde Elazığspor hala ne yapacağını bilmez bir halde başkan çıkmasını bekliyordu.

Futbolculardan bazıları vefa yüzünden takımı bırakmazken, büyük bir kısmı şehri terk edip başlarının çaresine bakmaya başlamışlardı. Bu yüzden kimsenin onları da suçlamaya hakkı yok. Bu sektörden ekmek yiyen çocuklar tabii ki yeni bir takım bulmak zorundaydılar.

Ama burada asıl ilginç olanı koskoca bir şehirde Elazığspor’a başkanlık yapacak birinin bulunmamasıydı.

            Takımın adını kullanarak bir yerlere gelenler ve bundan sonra da gelmek isteyenler bir anda ortalıktan kayboldular.

Ya takıma sahip çıkması gereken seçilmiş ve atanmışlar neredeydi derseniz valla onlardan uzun zamandır ses yok.

Yazmaya ara vereyim de bakayım ne yapacak diye beklediğim, dünya durdukça Elazığ’a başkan olası Süleyman Bey seçildiğinden beri sesi soluğu çıkmıyor.

Adına yapılan basın açıklamalarını da saymazsanız ismini de duymuyoruz. Bazen yardımcılarının heyet kabul ettiğini işitince acaba bir yerlere mi gitti diye düşünmeden edemiyor insan.

Bilgi ve birikiminden yararlanmak isteyen Avrupa ülkelerine iş gezisi mi yapıyor diye aklıma gelmiyor değil vallahi…

Neyse, konuyu dağıtmadan tekrar Elazığspor’a gelelim…

Böylesine bir sahipsizlik ortamında toplanan ve yalnızca başkanlık seçimi gündemi olan Elazığspor kongresinde müthiş bir olay yaşandı.

Şehrimizin seçkin iş adamlarından Final Dershanelerinin kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Taşel’in başkanlığında yine yıllarca takıma başkan olarak hizmet etmiş, Hayrettin Karamızı, Baki Aydın, Mustafa Yıldız gibi flaş isimlerin bulunduğu müthiş bir liste divan başkanlığına aday olarak sunuldu ve kongreye katılan 31 delegeden 30’unun oyunu alarak seçildi.

Buraya kadar her şey çok güzeldi. Sevinçten herkes havalara uçtu… Elazığspor kurtulmuştu…

Ancak bu mutluluk çok kısa sürdü. Başkan seçildiği kendisine duyurulan İbrahim TAŞEL, AA’ya yaptığı açıklamada bu işten zere kadar haberi olmadığını ve gıyabında yapılan bu işin çok ayıp olduğunu belirtti.

Ertesi gün yine eski başkanlardan Mustafa Urhan’ın tepkisi ise daha sertti. Milletvekilleri ve belediye başkanının olmadığı bir listede kendilerinin niye yazıldığını anlamadığını ima eden sözlerle tavrını ifade ediyordu.

Kim yapmıştı, niye yapmıştı, bilinmiyor ama bilinen bir şey varsa, herkesin gönlünden geçen, hayal ettiği bir olgu birileri tarafından kurgulanmış ve uygulanmıştı.

Seçilmişlerin ve atanmışlarının umuruna bile gelmeyen Elazığspor’un durumuna eski başkanların dikkati çekilmek istenmişti.

Ama olmadı, olmuyor…

Çok az sayıda yazdığım bir başka spor yazımda belirttiğim gibi eğer Elazığspor’un borçlarını sıfırlar, temlikleri de kaldırırlarsa ben aday olurum diyen birilerine cevap olarak, ben de bu durumda ekibimle borçsuz bir Elazığspor’a talibim.

Aksi takdirde herkes gibi vallahi ben de umursamıyorum.

Amatör lige mi düşer nere gider bilmiyorum ama belki öylesi daha hayırlı olur. Amatör ruhla yapılacak spor Elazığ gençlerine daha çok yararlı olur diye düşünüyorum.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.