MUHTEŞEMİN SONU

Ne yalan söyleyeyim, 2004 seçimlerinde Süleyman Selmanoğlu na eşim oy verdiğinde ben niye vermedim diye önce hayıflanmıştım.


Acaba eğitimcilikten başka marifetini bilmediğimiz, sağda solda yöneticilik konusunda beceriksizliğinden söz edilen bu zata, oy vermemekle, oyumu heba mı ediyordum?

Kullandığım oyun vebalini her zaman taşıyan biri olarak, iki sene boyunca düşündüm ve belediyeyi gözledim. 
Sonraki yıllarda, verdiğim kararın ne kadar isabetli olduğunu şimdi daha iyi anlıyorum.

Süleyman Bey Elazığ ın beş yılını heba etmiştir, Elazığ ı kötü yönetmiştir, becerememiştir bu işi...


Geçen bir TV programında seyrettim Sayın başkanı... Diyor ki; "Biz beş yıl içerisinde Elazığ ın çehresini değiştirdik."

Aradan iki dakika geçiyor ekliyor, "İktidar partisinden adayım şimdi, verin yetkiyi, bu tarihi fırsatı değerlendirelim ve yeni hizmetler yapayım."
Bu ne yaman çelişkidir. Madem iktidar partisinden olmayan hizmet yapamıyorsa, sen beş yılda bu kadar büyük (!) hizmetleri nasıl yaptın?

Bu arada Merhum Mustafa Temizer i örnek veriyor ve iktidar partisinden olduğu için çalışabildiğini ifade ediyor. Hamza Yanılmaz ile ilgili değerlendirmesini ise iki kere dinlememe rağmen anlayamadım.

"Biz gelirsek devletin imkânları Elazığ a akar" diyor Süleyman Bey... Bu hem Elazığ a hem de iktidar partisine haksızlıktır. Demek hükümet kendi partisinden olmayan belediyeleri kıskaca alıp hizmet yapmalarını engellemek için kaynak aktarmıyor mu?
Veya hak ettikleri paraları vermiyor mu?

Aslında Süleyman Bey diyor ki, yıllardır hizmet vermemiş olabilirim ama hükümet gücünü arkamıza almak için bize oy verin ki bir daha geleyim belki o zaman ederim hizmetimi...

Allah aşkına, bırak bu başkalarının gücüyle gelmeyi Süleyman bey.... Geçen sefer Sayın Mehmet Ağar desteği ile geldin, şimdi de hiç inanmadığın ve felsefesi ile düşüncelerinin örtüşmediği AKP ve onun Genel Başkanının gücü ile mi geleceksin?

"İleriki günlerde projelerimizi maketlerle açıklayacağız" diyor Sayın Belediye Başkanı...

Kusura bakma Sayın Selmanoğlu, ama biz o maketleri beş yıl önce de görmüştük... Hem de öyle harika şeylerde ki görenlerin bir daha göresi geliyordu...

Bunlardan hangisi veya hangilerini gerçekleştirdiğini bir çıksan açıklasan de iyiliklerin en büyüğünü yapsan Elazığlılara...

Biz halkız, öyle proje filan bilmeyiz, senin gösterdiklerine inanırız... Hani postahane meydanının altına bir şeyler yapacaktın, Vali Fahri Bey den girip, İzzet Paşa nın önünden çıkacaktık, İstasyon Caddesine aşağı yerin altından geçecektik... Nerede?
Ama haklısın... Size göre bu milletin hafızası "balık hafızasıdır..." Beş sene önce söyleneni nerede aklında tutacak ki?

Kim ne derse desin, filmin sonu geliyor. "Muhteşem" diye yaratılan efsanenin ne olduğunu bu milletin anlaması için sadece iki yıl yetmişti, ancak sonlandırması için beş yıl beklemek zorunda kaldı.

Bu gerçeğin kendisi de farkına varan Süleyman Bey in tedirginliği gözlerinden okunuyor. Ama yapacak bir şey yok ki...

En çok merak ettiğim bir konu ise, Belediye nin bütün koridorlarına asılan Mehmet Ağar- Süleyman Selmanoğlu resimleri halen duruyor mu, yoksa yerlerine foto montaj ile Tayyip Bey fotoğrafları mı asıldı?

Bir gören bize yazarsa seviniriz...

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.