MHP UMUT MU?

Yedi yıldır ülke yönetimini elinde bulunduran AKP iktidarının, özellikle 2007 Genel seçimlerinden sonra yaptığı yönetim yanlışları yüzünden vatandaştaki alternatif arayışı hızlandı.

Türk siyasi tarihinde bu kadar büyük kredinin verildiği iktidarlar çok azdır. Çok partili sisteme geçilen 1946 seçimlerinden sonra 50’li yıllarda Adnan Menderes’in Demokrat Partisi’ne, 27 Mayıs 1960 ihtilalından sonra -bu kadar olmasa bile- Süleyman Demirel’in Adalet Partisi’ne ve 12 Eylül 80 ihtilalından sonra da Turgut Özal’ın Anavatan Partisi’ne verilen o geniş yetki, katlanmış olarak 2002 seçimlerinde Tayyip Bey ve AKP’ye verildi.
Peki, AKP kendine verilen bu sınırsız gücü ülke menfaatleri doğrultusunda kullanarak milletin çözüm bekleyen sorunlarına çare bulabildi mi? İşsizlik, yoksulluk, yolsuzluk gibi vatandaşın temel meselelerini halletti mi? 
Bu sorunun cevabını “evet” olarak verebilecek kaç kişi var acaba?
Özellikle son iki yılda ülkeyi sürekli “geren”, “ayrıştıran”, “karıştıran” politikalara imza atan AKP hükümetinin yaptıkları veya yapamadıkları karşısında vatandaş sığınacak liman arıyor.
Bu aşamada parti içi çekişmeleri bir türlü halledemeyen ve başına dışarıdan gaileler açılan CHP’nin iktidar alternatifi olabilmesi neredeyse imkânsız gibi görünüyor.
AKP’nin bilerek yarattığı suni gündemin esiri olan CHP, Tayyip Bey’in bilerek ortaya attığı tezlere anında “yok” diyerek garip bir politika sergiliyor.
Oysa milletin derdi bu değil ki…
Vatandaş aç ve yoksulluk içerisinde… 
Akşam evine götürecek ekmeğin derdinde…
Çocuğunun eğitim sorununu ve bu sorunun getirdiği ekonomik güçlüğü nasıl yeneceğinin peşinde…
Yargıda reform, HSYK, çeteler, Anayasa değişikliği, referandum, hatta Ermeni Tasarısının bilmem ne meclisinden geçmesi vallahi kimsenin umurunda değil…
Bunu yazanlarla veya bunlar üzerine politika üretenlerle alay ediyor…
İşte burada devreye AKP’nin karşıtı olarak çıkan tek siyasi hareket MHP giriyor…
İktidara geleceklerinde gerek ekonomi, gerek dış politika ve gerekse ülkenin elzem konuları hakkındaki görüşlerini toparlayan ve yer yer kamuoyu ile paylaşan MHP, son bir atakla parti dışında kalan ülkücüleri toparlamak için harekete geçti.
Geçtiğimiz hafta içerisinde Tuğrul Bey tarafından kurulan ama şu an için hiçbir etki gücü kalmayan ATP’nin, MHP ile birleşmesi için bu partiyi ziyaret eden Devlet Bahçeli olumlu cevap aldı.
Önümüzdeki günlerde bu birleşmenin gerçekleşeceği sinyalleri geliyor.
Peki, 90’lı yıllarda MHP’den bazı güçler tarafından kasıtlı olarak koparılan BBP’nin durumu ne olacak?
Büyük Birlik Partisi’nin, Muhsin Bey’den sonraki Genel Başkanı bu birleşmeye sıcak bakmadığını açıkladı. Geçen zaman içerisinde taban ve tavan olarak ülkücü harekete oldukça yabancılaşan BBP’nin, böylesine bir birleşmede olumlu tavır sergileyeceğine inanmıyorum.
Bu partinin gençlik örgütü olan Alperen Ocakları ise böylesine bir birlik sağlansa bile kendi kuruluşlarını kapatmayı düşünmediklerini daha önce açıkladı.
Siyasette her zaman iki kere ikinin dört etmeyeceğini bilenlerdeniz. Yani MHP ile BBP birleşse bir anda MHP’nin oyunun üç-beş puan artmayacağını geçmişteki bu tür ittifaklar bize gösterdi.
Gönül böyle bir birleşmeyi ister mi? Tabii ki evet… Ancak elma ile armutları toplamak matematiksel olarak da mümkün olmuyor ki…
Kaldı ki son günlerde bazı basın yayın organlarında BBP’nin Saadet Partisi ile bir seçim ittifakı deneyeceği, ya da o partinin listelerinden seçime gireceği yazılıp çiziliyor…
AKP’nin verilen geniş krediyi tüketmesi karşısında MHP tek çözüm merkeze haline gelmiştir…
Seçim atmosferine girilmeye az bir süre kala bakalım siyaset arenasındaki gelişmeler ne yenilikler karşımıza çıkaracak…
Bunun ilimize yansımalarını ise bir başka yazıya artık…

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.