İFLAH OLMAYAN PARTİ: CHP

Gündem, gündem, gündem… Bu kadar yoğunluk, bu kadar dert, bu kadar problem varken yine CHP’yi yazmak zorunda kaldık…

Operasyon muydu, başka bir şey miydi, neyse ne… Yeteri kadar yazıldı, çizildi artık pek kimsenin de umurunda değil, Deniz Baykal gönderildi, Kemal Bey genel başkanlık koltuğuna oturdu…
Partideki ölü toprağı şöyle bir silkelendi, teşkilatlar canlandı, kitleler heyecanlandı… Sanıldı ki artık her şey bir anda değişti ve CHP iktidara yürüyor… Ya da daha ılımlı bir söyleyişle, CHP artık iktidar alternatifi oluyor.
Anca bu süreç, oya tahvil edecek politikalarla bu güne kadar desteklenmediği için yaşadıkları sadece heyecan olarak kaldı…
Son yapılan kurultay Kemal Bey’in bütün bağlarından kurtulduğu ve tek adam olarak direksiyona geçtiği sürecin başlangıcıdır. Artık bahane üretme lüksü kalmamıştır. Önümüzdeki seçim, günahıyla sevabıyla tümünden kendisine fatura edilecektir.
Ankara’da bu işler olurken Elazığ’da da sessiz sedasız bir şekilde görev değişikliği yaşandı. DSP’de de il başkanlığı yaptıktan sonra CHP İl Başkanı olan Ethem Gülbay, görevinden istifa etti. Yerine yönetim kurulunun kararı ve teklifi ile daha önce parti de aktif bir görevi olmayan Yavuz Doğdu getirildi.
Doğdu, parti teşkilatı için yeni bir heyecan, yeni bir açılımdı… Hızlı bir çalışma temposu ile CHP’nin içine kapanıklığını kırmaya ve dışa açılmaya başladı.
Daha önce ne yaptığı kimse tarafından bilinmeyen CHP’nin sesi duyulmaya başlandı. Ancak parti içi muhalefet hemen ortaya çıktı. Hani derler ya, “solcuların kendilerine ettiğini kimse etmez” diye… Bir de her ile uyarlanan Cehennem hikâyesi var ya… Her kazanın başında zebani var da birinde yokmuş… Niye yok diye soruyorlar da, “burada Elazığlılar var, yukarı çıkmak isteyenin ayağından tutup çekiyorlar, zebaniye ne gerek var ki” cevabı veriliyor.
CHP’lilerin zebanisi de kendileri olsa gerek… Ne zaman ki “iki yaprak” olmaya yüz tutsalar, birileri sanki programlanmış gibi iki ayağından tutup aşağı çekiyor…
Yavuz Doğdu’nun il başkanlığından sonra, 130 civarındaki delegenin sekseninden imza toplayan bazı muhalif CHP’li siyasiler, kongre talebinde bulundu. İmzalar noter kanalıyla tasdik ettirildikten sonra İlçe Seçim Kurulu’na teslim edildi.
Büyük bir hevesle ve gayretle il başkanlığı için soyunan Yavuz Başkan’ın bundan sonra ne kadar istekli çalışacağını varın siz söyleyin…
Yıllar sonra ilk defa (ki CHP 30 yıldır Elazığ’dan mebus çıkaramıyor) Elazığ’da milletvekili çıkartmaya yaklaşan CHP’nin seçime altı ay kala yaşadığı bu kaosun sonuçlarının sandığa olumlu yansıması beklenemez.
Her zaman dediğimiz gibi kendi içerisinde istikrarı yakalayamamış bir siyasi partinin ilin problemlerine çözüm üretmesi mümkün değildir.
Nitekim Ankara’da, Genel Merkezde kavgasını bitirememiş bir partinin ülke meselelerini çözmesi ne kadar hayal ise bu da öyle işte…
Elazığ’da yıllarının ihmali olarak birikmiş problemlerin çözümü için iktidar partisinin yanında muhalefet partilerinin de meclise milletvekili göndermelerinin gerekliliğini her zaman belirtenlerden ve buna inanlardanım.
Ama şu an görünen gerçek şu ki, yarın seçim kapıya dayandığında, bu karışık parti teşkilatının sağlıklı, iddialı bir aday çıkarması mümkün olmayacaktır. Hatta aday bulması bile imkânsız olacaktır…
Dileriz ve umarız ki, önümüzdeki günleri CHP, siyaset açısından iyi değerlendirir ve devreye girecek akil adamlarıyla konuyu yargıya götürmeden kendi içerisinde çözer.
Zira kendisine verdiği bu zararın aslında Elazığ’a ve Elazığlılara olduğunun farkında olduğu gün iş işten geçmiş olacaktır.

Not: Ahir ömrümde ben de CHP’nin derdiyle dertlendim ya, helal olsun bu kavgayı çıkaran CHP’lilere…

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.