HEYECAN SIFIR

Günler hızla geçiyor… Şunun şurasında seçimlere ne kaldı ki?

Yaz ayları ölü mevsimdir…

İnsanlar üzerlerindeki rehaveti atamadıklarından seçimle filan ilgilenmezler…

Zaten Ramazan “dalımıza bi bindi mi?” bırakın seçimi, dünya yıkılsa kimse umuruna sallamaz…

Ne olduğunu anlamadan bi bakmışın eylül ekim gelmiş…

Okullar açıldı, çocuğun hazırlanması şu bu derken kış gelir…

Odundu kömürdü, soğuktu kış kıyametti Mart kapıdan bakar o zaman…

Sen o gün istediğin kadar bağır ki “ben adayım”, kimse duymaz duysa da pek sallamaz…

Siyaset artık günü birlik yapılmıyor…

Kısa, orta ve uzun vadeli stratejik planın yoksa “kahvede gidip iki nutuk atarım, millet arkamdan gelir” edebiyatı çok eski yıllarda kaldı…

Bu uzun girizgâhtan sonra gelelim konuya…

Seçim yaklaşıyor ama ortada doğru dürüst ne bir çalışma, ne de ciddi bir aday var…

En önemlisi insanları heyecanlandıracak, “ha bu işte o” dedirtecek kimse de yok…

İşte bu durumdan korkuyorum…

Şehirde ton hesabı problem varken, kimsenin göreve talip olmaması, ortalığa çıkmaması, en önemlisi ses etmemesi beni endişelendiriyor…

Kazanma ihtimali en güçlü olan iktidar partisi, kendi iç kavgasını bir türlü tamamlayamıyor…

Aylardır süren çatışmalı il başkanı sorununu nihayet hallettiler… Doğru Yolcu bir aileden gelen Ejder Açıkkapı, il başkanı olarak görevlendirildi… Yönetim oluşturmadan ve bir-iki açıklamasını dinlemeden peşin hükümle yorum yapmak istemiyorum… Biraz bekleyeceğim…

Bu arada AKP’de, Baskil MYO Müdürü Şemsettin Civelek belediye başkan adaylığını açıkladı. Ülkücü kimliği ile bilinen Civelek’in, kimden nasıl bir işaret alarak bir anda “U” dönüşü yaptığını ve AKP aday adayı olduğunu herkes gibi bizde çok merak ediyoruz. Aday adayı olmak tabii ki herkesin hakkı… Peki, aday gösterilir mi? İşte bütün mesele bu…

CHP bildiğiniz gibi…

Arada gelip yoklama çeken Ali Özcan, şehre yine bir uğradı…

Daha önce Yavuz Doğdu yönetimine yaptığı, imza toplayarak devirme işlemini bir kez daha denedi…

Ama bu sefer yeterli sayıya ulaşamayınca bir süre ara verdi Elazığ’daki operasyona sanırım…

Ama Ali Özcan’dan mıdır, yoksa CHP’nin genel durumundan mı bilmiyorum, bu sefer de kadınlar kolu kazan kaldırmış…

CHP’liler hiç kimse karışmasa bile itiraz edecek, karıştıracak bir şeyler icat edip birbirlerini yiyorlar… Bu durum belki de dinamik kalmanın bir yöntemi olabilir bu, ama enerjilerini kendi içlerinde tüketen partinin, adayla, madalya uğraşacak hali kalmıyor ki artık…

MHP’ye gelince…

Aylar öncesinden duyurduk…

Bilal Çoban çıktı ve ben adayım dedi, hala demeye de devam ediyor…

Kendince doğru bildiği yolda emin adımlarla, projelerini anlatarak yürüyor…

Aklından geçen ve ne olur ne olmaz diye şimdilik sadece çay ocaklarında konuşanları ise duyuyorum…

Bunlarla ilgili daha ayrıntılı olarak zaman ilerledikçe yazacağım tabii…

Ama daha önce söylediğim gibi vakit geçtikçe, seçmen tercihini belirledikten sonra ortaya çıkmanın kimseye bir faydası olmuyor…

Hani “bayram geçtikten sonra gelen kınanın ayağa yakılması” gibi…

Bu mevzuu daha çok su götürür…

Bekleyelim bakalım…

Ama yarın benden, “ben demiştim, niye geç kaldınız?” türünden başa kakma istemiyorsanız beklemenin bir anlamı da yok, çıkın ve ben bu yarışta varım deyin be…

 

Not: Elazığ’a tayin olduğunda başka bir ilden kafasında AKP belediye başkan adaylığı olan Karayolları 8. Bölge Müdürü, birilerine mesaj gönderme kabilinden, kapıdaki T.C. ibaresini kaldırtmış…

Birileri gördü mü bilemem ama biz gördük…

Bilgilerinize…

 

 

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.