HERKES YAZAR OLDU

Uzun yıllardır matbuat hayatının içerisindeyim…

Yazılarımı yayınlatacak bir yer bulamadığım zamanlarda bile bir şeyler karalar, yakınlarıma okurdum…

Yani, yazmadan duramam ben… Belki de, konuşmadan çok yazmayı sevmemden kaynaklanıyordur bu…

Uzun uzadıya, “Allah’ın verdiği nefesi başa tüketmektense” birkaç cümleyle meramımı anlatmak daha hoşuma gidiyor…

Son zamanlarda Elazığ’da da hem konuşan hem de yazmaya hevesli bir grup icat oldu…

Hele internet gazeteciliği de ortaya çıkınca bunlar o kadar fazlalaştılar ki, takip etmekte bir hayli zorlanıyorum. Adamın biri bir internet sayfası açıyor, hayda bir anda on tane yeni yazar görüyorsunuz.

Yazılarının o kadar beğenildiğinden eminler ki, bir yerde yayınladıkları yazıyı aynı anda on yere gönderiyorlar… Bir yerde okuyorsunuz, arkasından bi de bakıyorsunuz ki aynı yazı başka bir sitede…

Bazılarının adı veya soyadı bu gazete değişikliklerinde yanlış yazılıyor ki o ise ayrı eğlence konusu…

Bunların büyük bir kısmı ne yazık ki uzun ömürlü olmuyor…

İki bilemedin üç yazı sonra “pil bitiyor” artık yazmamaya başlıyorlar ve kısa süre sonra da ortadan kayboluyorlar…

Daha açıkgöz olan ve interneti iyi kötü kullananları ise, “kes yapıştır” tekniği ile biraz daha devam ediyorlar yazarlık hayatlarına…

Ancak, kıssa anlatarak, kendinden yeni bir şey yazmayarak pek de okuyucu bulamayınca sıkılıyorlar ve kendiliklerinden vazgeçiyorlar…

Sitede veya gazetede adamı olanların şansı ise daha fazla oluyor… Bir yazı yazıyor ve yazılarına altı ay ara veriyor ancak sayfada adı ve altı aylık yazısı sürekli kalıyor…

Bunun kime ne faydası var bilmiyorum ama adam yazar işte… Adı da orada yazısı da…

Buradan yazılarımı okuyorsa, Mustafa Yağbasan Beg’e teklifte bulunuyorum…

Ben üşeniyorum ve zaman bulamıyorum, ancak siz öğrencilerinize ödev verseniz de bir baksanız, hangi yazar hangi sıklıkla yazı yazıyor acaba?

Hatta tam bir tez konusu vallahi…

Bir tanesini ben kolaylık olsun diye söyleyeyim, ilimizin en çok okunan yerel gazetesinde, meşhur bir sanatçımız (ne kadar meşhur o da tartışılır) en son 2009 yılında bir yazı yazmış…

O yazıyı da bunlara mı yazmış, yoksa bir yerlerden mi almışlar onu da bilmiyorum, ama beş yıldır yazı filan yazmıyor adam…

Ama adı orada duruyor, yazısı da…

Yine üç ayda bir yazanı da var, beş ayda bir yazanı da…

Bir de ne yazdığını veya ne mesaj verdiğini bir türlü anlayamadıklarım var…

Yazıyı üç kere okuyorum… Orta mektepte bile “ana fikir” diye bir şey öğretirler…

İşte o ana fikri bir türlü çıkaramıyorum…

Bende mi bir sorun var diye dönüp anlayan var mı diye soruşturuyorum, kimse anladım demiyor…

Neyse o tarafı fazla karıştırmayalım ve “zülfü yâre” dokunmayalım…

Kimsenin hevesini kırmak gibi bir niyetim yok… Yazan yazdığı kadar yazsın ama yazmayacaksa adını da sildirsin oralardan…

İnanın kendimden biliyorum; kimse adı oralarda yazılanları bir yerlere getirmiyor… Öyle bir şey olsaydı ben gelirdim…

Kısmette varsa oluyor zaten…

 

Not: Geçen haftaya damgasını vuran anket çalışmamız ile ilgili bir şeyler söyleyecektim ama yer bitti… Ancak şunu demezsem içimde kalır; kesinlikle 481 kişiyle yüz yüze yapılan anket bugün itibarıyla en sağlıklı sonucu bize vermiştir. Kimsenin şuraya veya buraya çekmeye hakkı yok…

Durum budur, işinize gelse de gelmese de…

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.